ABD-İran anlaşma sürecinde yeni pürüz çıktı

Trump yönetimi, ABD-İran anlaşmasına daha sert nükleer hükümler talep ederek süreci yeniden müzakereye açtı. Tahran'dan yanıt bekleniyor.

Cuneyd Erdogan ·

ABD-İran anlaşma sürecinde yeni pürüz çıktı

ABD-İran anlaşması için Beyaz Saray’ın revizyon talebi, nükleer kısıtlamaların sertleştirilmesini öne çıkararak görüşmeleri birkaç günlüğüne yeniden başlatıyor.

31 Mayıs 2026 itibarıyla, Axios’a konuşan ABD’li yetkililer, Başkan Donald Trump’ın taslak metinde değişiklik istediğini bildirdi. Yetkililere göre hedef, kısa sürede sonuç almak ancak nükleer başlıklarda daha sıkı denetim ve daha net takvimler sağlamak.

Taleplerin odağı: nükleer ve bölgesel başlıklar

Kaynaklar, zenginleştirilmiş uranyumun seviyesi ve denetiminin zamanlamasına dair hükümlerin detaylandırılmasının istendiğini belirtti. Bu çerçevede, doğrulama mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ihlal durumlarına yönelik daha sert yanıt maddeleri masada.

Trump’ın ayrıca Hürmüz Boğazı’na ilişkin ifadelerde değişiklik talep ettiği aktarıldı. Petrol ticareti için kritik geçit olan boğaza dair güvenlik ve erişim hükümlerinin, daha açık ve bağlayıcı hale getirilmesi amaçlanıyor.

Yeni takvim ve arabulucular devrede

Değişiklik talepleri, taraflar arasında yeni bir turu tetikledi; bu sürecin birkaç gün sürmesi bekleniyor. ABD’li yetkililer, Tahran’dan yaklaşık üç gün içinde yanıt gelmesini öngörüyor.

New York Times’a göre Washington, daha sert koşullar içeren gözden geçirilmiş bir metni Tahran’a iletti. Aynı haberde, Pakistanlı yetkililer dahil çeşitli arabulucular üzerinden iletişimin sürdüğü, İran tarafının yanıt hızına dair Washington’da rahatsızlık bulunduğu aktarıldı.

Finansal yaptırımlar ve varlıklar tartışması

Beyaz Saray’ın, İran’a ait dondurulmuş varlıklara ilişkin olası esneklik maddelerinden memnun olmadığı ifade edildi. Yetkililer, sınırlı da olsa varlıkların serbest bırakılmasına kapı aralayabilecek düzenlemelere mesafeli yaklaşıldığını dile getirdi.

Bu tutum, anlaşmanın ekonomik bacaklarını karmaşıklaştırabilir. Washington, nükleer alanda daha sert güvenceler karşılığında aşamalı yaptırım adımları atsa da, finansal kanadın koşulluluğu daha belirginleşiyor.

Arka plan ve denklemdeki riskler

2015’te imzalanan nükleer anlaşmadan (JCPOA) ABD’nin 2018’de çekilmesi, doğrulama ve yaptırım dengesini kırılgan hale getirmişti. 2026 müzakereleri, bu boşlukları kapatacak kalıcı denge arayışını yansıtıyor.

Hürmüz Boğazı üzerindeki her gerilim, küresel enerji akışını etkileyebileceği için metindeki ifadeler ekonomik piyasalara doğrudan yansıyabilir. Nükleer denetimlerin sertliği ise, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın rolünü daha merkezi kılabilir.

Önümüzdeki günlerde Tahran’ın vereceği yanıt, pazarlık alanını belirleyecek. ABD’nin talep ettiği somutlaştırılmış takvim ve ihlal yaptırımları kabul görürse, kısa sürede teknik ekipler arası metin temizliği başlayabilir.

Aksi halde, süreç uzayabilir ve arabulucuların rolü artabilir. Tarafların, nükleer maddeler ile bölgesel güvenlik hükümlerini aynı çerçevede bağlayıp bağlamayacağı, anlaşmanın kaderi açısından kritik olacaktır.

Şimdilik tablo, daha sıkı nükleer hükümler ve dikkatli bir yaptırım esnekliği üzerine kurulu dar bir yol haritasına işaret ediyor. Tahran’dan gelecek teknik karşı öneriler, bu hattı ya netleştirecek ya da yeni bir tur pazarlık doğuracak.

More stories