Trump Starmer'ı hedef aldı: enerji, göç, ticaret

Trump Starmer eleştirisi, enerji yasağı, göç söylemi ve İran üzerinden güvenlik gerilimiyle ABD-İngiltere ticaret gündemini etkileyebilir.

Cuneyd Erdogan ·

Trump Starmer'ı hedef aldı: enerji, göç, ticaret

ABD Başkanı Donald Trump, 15 Nisan 2026’da İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın enerji ve göç politikalarını açık biçimde eleştirdi. Çıkış, Kral III. Charles’ın aynı ay içinde ABD’ye yapacağı resmi ziyaret öncesine denk geldi. Zamanlama, iki ülke arasındaki siyasi temasların yoğunlaştığı bir dönemde, transatlantik gündemin güvenlik ve ekonomi başlıklarında sertleştiğine işaret ediyor.

Trump, Starmer hükümetinin Kuzey Denizi’nde yeni petrol ve gaz aramalarına getirdiği yasağı hedef aldı. Bu adımı “trajik bir hata” olarak nitelendirdi ve İngiltere’de enerji fiyatlarının “dünyanın en yüksek seviyelerinde” olduğunu söyledi. Enerji tarafındaki tartışma, Birleşik Krallık’ın arz güvenliği, fiyat istikrarı ve iklim hedefleri arasında kurmaya çalıştığı dengeyi yeniden siyasi çekişmenin merkezine taşıdı.

Trump’ın ikinci ana eleştirisi göç politikaları oldu. İngiltere’nin göç yaklaşımını “akıl dışı” bulduğunu belirtti ve ülkenin “işgal altında” olduğunu iddia etti. Bu söylem, göçün hem iç politika hem de ikili ilişkilerde siyasi baskı aracı olarak kullanılabildiğini gösteriyor.

İkili gerilimi artıran başlıklardan biri de İran dosyası üzerinden güvenlik işbirliği oldu. Habere göre İngiltere, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında İngiliz üslerinin kullanılmasına izin vermedi; Londra yönetimi böyle bir saldırıyı “hukuka aykırı” olarak değerlendirdi. Bu tutum, ABD-İngiltere savunma koordinasyonunda operasyonel erişim, hukuki çerçeve ve siyasi onay süreçlerinin yeniden tartışılmasına yol açabilecek bir kırılma noktası oluşturuyor.

Trump, ABD ile İngiltere arasındaki “özel ilişkiyi” de sorguladı ve “İhtiyacımız olduğunda yanımızda değillerdi” ifadesini kullandı. Ayrıca iki ülke arasındaki ticaret anlaşmasının “her zaman değiştirilebileceğini” ima etti. Bu mesaj, ticaret düzenlemelerinin siyasi gerilim dönemlerinde pazarlık unsuru haline gelebileceğine dair bir sinyal olarak okunuyor.

Buckingham Sarayı’na göre Kral Charles ve Kraliçe Camilla, bu ay Washington DC, New York ve Virginia’yı kapsayan bir ABD ziyareti yapacak. Ziyaret programı, ABD’nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü etkinliklerini de içeriyor. Trump, Starmer ile yaşanan gerilimin Kral’ın ziyaretini etkilemeyeceğini söyledi ve Kral Charles’ı “büyük bir beyefendi” olarak tanımladı.

Genel tablo, enerji arzı ve fiyatları, göç yönetimi, İran kaynaklı güvenlik koordinasyonu ve ticaret çerçevesinin aynı anda baskı altında kaldığını gösteriyor. Kurumsal risk açısından bakıldığında, söylem düzeyindeki sertleşme kısa vadede diplomatik gündemi belirlerken, savunma erişimi ve ticaret anlaşması gibi somut dosyalarda belirsizlik kanallarını genişletebilir.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Birleşik Krallık’ta enerji arzı ve fiyat tartışması, Kuzey Denizi politikaları üzerinden düzenleyici belirsizliği artırabilir. Göç söylemi, iç politikada kutuplaşmayı ve hükümetin politika önceliklerini etkileyebilir.

Sektör Etkisi: Enerji şirketleri için Kuzey Denizi’nde arama-üretim çerçevesi ve yatırım takvimi, siyasi tartışmalarla daha oynak hale gelebilir. Savunma ve güvenlik alanında üs erişimi ve operasyonel koordinasyon tartışmaları, yüklenici planlamalarını ve uyum süreçlerini etkileyebilir.

Piyasa Etkisi: Ticaret anlaşmasının yeniden müzakere edilebileceği mesajı, gümrük ve düzenleme beklentileri üzerinden şirket risk primlerini etkileyebilir. Güvenlik gerilimi ve enerji politikası tartışması, sterlin varlıkları ve enerji yoğun sektörlerde fiyatlama kanallarını değiştirebilir.

More stories