İran’dan savaşın yayılabileceği mesajı geldi
İran yaptırımları, ABD’nin ikincil baskıyı genişletmesiyle enerji akışı, NATO sahası ve nükleer doktrin üzerinden yeni misilleme riskleri doğurdu.
Atlas Newsdesk ·
İran yaptırımları, ABD’nin ikincil baskıyı genişletmesiyle enerji akışı, NATO sahası ve nükleer doktrin üzerinden yeni misilleme riskleri doğurdu.
Bessent ikincil ağı hedefliyor
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, pazartesi günü yaptığı açıklamada İran’ın yaptırımları aşmak için yıllar içinde kurduğu ticaret ve finans bağlantılarının hedef alınacağını söyledi. Açıklamaya göre yeni ikincil yaptırımlar dijital varlıklar, teknoloji ve deniz taşımacılığı alanlarında İran ekonomisiyle iş yapan ortaklara uzanıyor.
ABD yönetiminin “ekonomik D-Day” diye tanımladığı adım, Gazete Oksijen'de yer alan habere göre tamamen yeni bir yaptırım rejiminden çok mevcut kısıtlamaların kapsamını ve uygulanma baskısını artırıyor. İran’la ticari bağlarını kesmeyen ülkeler için daha ağır yaptırım uyarısı da aynı paketin siyasi mesajı olarak duruyor.
D-Day ifadesi, askeri planlamada büyük bir operasyonun başlayacağı günü anlatan genel bir terim olarak kullanılıyor. Kavram en çok, 6 Haziran 1944’te Müttefik kuvvetlerin Nazi işgali altındaki Fransa’nın Normandiya kıyılarına yaptığı çıkarma ile biliniyor.
Hürmüz tehdidi fiyat kanalında
Tahran’ın karşılık seçenekleri içinde enerji geçişleri ilk sırada yer alıyor. Kaynak haberdeki bilgiye göre savaş öncesinde küresel petrol ve doğal gaz arzının yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı güzergahından taşınıyordu; bu oran, herhangi bir kesintiyi doğrudan fiyat ve navlun kanallarına bağlıyor.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı Muhsin Rızai, ekonomik baskı sürerse Basra Körfezi’nin tamamından petrol ihracatının engellenebileceğini savundu. Rızai, “Ekonomik savaş devam ederse ne Hürmüz’den ne de Basra Körfezi’nin başka bir noktasından tek damla petrol ihraç edilecek” dedi.
İran ayrıca kurallarına uymadığını ileri sürdüğü 45 tankerin listesini yayımladı ve bu gemilerin para cezası, gözaltı ya da el koyma riskiyle karşılaşabileceğini bildirdi. Enerji tesislerine veya tanker trafiğine yönelik yeni bir saldırı olursa, bunun küresel petrol fiyatlarına etkisi arz kaybının süresine ve alternatif rotaların kapasitesine bağlı olacak.
Suudi Arabistan’ın Hürmüz’e bağımlılığı azaltmak için günlük yaklaşık 5 milyon varil petrolü Doğu-Batı boru hattı üzerinden Kızıldeniz’e yönlendirdiği aktarılıyor. Diğer bölge üreticileri için verilen yaklaşık 2 milyon varillik alternatif sevkiyat rakamı, Körfez dışı çıkışların tam ikame sağlamadığını gösteriyor.
Bulgaristan uyarısı NATO çizgisinde
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’ye ait yakıt ikmal uçaklarının Bulgaristan’dan kalktığını belirterek NATO ve Avrupa Birliği üyesi bu ülkenin de hedef olabileceği mesajını verdi. Bakanlık Sözcüsü İsmail Bekayi, İran’a yönelik saldırılara destek veren ülkelerin uluslararası hukuk açısından saldırının parçası sayılabileceğini savundu.
Bekayi, Tahran’ın stratejisini anlatırken “Uzun süredir satranç oynuyoruz, poker oynamayı da öğrendik. Bir süredir ikisinin karışımını oynuyoruz” ifadesini kullandı. Bu dil, İran’ın ekonomik yaptırıma yalnızca finansal araçlarla değil, coğrafi ve askeri risk eşiğini yükselterek yanıt verebileceği mesajını taşıyor.
NPT tasarısı doktrini zorluyor
Nükleer dosya da yaptırım baskısının ikinci gerilim hattı haline geldi. Tahran uzun süredir nükleer programının barışçıl olduğunu savunurken, İran parlamentosunda Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’ndan çekilmeyi öngören bir yasa tasarısı görüşülüyor.
Rızai, devlet televizyonundaki açıklamasında nükleer silah seçeneğini siyasi tartışmanın içine çekti ve “ABD böyle bir savaş yürütürken insanlar neden bizim de nükleer silah peşinde koşmamamız gerektiğini soruyor” dedi. ABD istihbaratına atfedilen değerlendirmeye göre İran’ın yaklaşık yarım ton yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu bulunuyor.
Washington merkezli Center for International Policy’de kıdemli araştırmacı olan Sina Toossi’ye göre İran, enerji akışları, altyapı ve bölgesel ticaret üzerindeki baskı kapasitesini yaptırımların maliyetini yaymak için kullanabilir. Toossi’nin değerlendirmesi, Tahran’ın kısa vadede alternatif ekonomik kanallar ile askeri caydırıcılık arasında denge arayacağı yönünde.
Hürmüz, NATO ve NPT rotaları
Yaptırımların uygulaması finans ve deniz taşımacılığıyla sınırlı kalırsa, küresel makro etki daha çok uyum maliyetleri, sigorta primleri ve navlun üzerinden hissedilir. Bu senaryoda İran alternatif ticaret kanallarını genişletmeye çalışır; teknoloji, kripto varlık ve denizcilik şirketleri ise ikincil yaptırım riskini yeniden fiyatlar.
Enerji sevkiyatına fiili müdahale olursa, petrol ithalatçısı ekonomiler için maliyet kanalı daha doğrudan çalışır. İran bu yolla baskının maliyetini dışarı taşımaya çalışabilir, ancak kendi ihracat gelirleri, tanker erişimi ve kalan ticari ortakları üzerindeki baskı da aynı anda artar.
Bulgaristan ya da nükleer anlaşma hattında eşik yükselirse, mesele bölgesel enerji krizinden ittifak siyaseti ve nükleer denetim krizine döner. Bu durumda açık sorular, ABD yaptırımlarının ne kadar sert uygulanacağı, İran parlamentosundaki NPT tasarısının ilerleyip ilerlemeyeceği ve Körfez’de tanker trafiğinin hangi güvenlik koşullarında süreceği olacak.