Hürmüz Boğazı riski AB yakıt fiyatlarını etkileyebilir
Hürmüz Boğazı gerilimi AB yakıt fiyatlarını etkileyebilir. AB, Sudan'a 1,5 milyar avro yardım ve 2,6 milyar avro güvenlik desteği açıkladı.
Cuneyd Erdogan ·

Avrupa Birliği’nin (AB) Afrika Boynuzu Özel Temsilcisi Annette Weber, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin Avrupa’da yakıt fiyatları üzerinden geniş ölçekli bir etki yaratabileceğini söyledi. Weber, değerlendirmeyi 18 Nisan 2026’da Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında Anadolu Ajansı’na verdiği demeçte yaptı. Açıklama, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın bölgesel deniz geçişleri ve enerji arzı üzerindeki baskıyı artırdığı bir döneme denk geliyor.
Weber’e göre risk yalnızca Hürmüz’le sınırlı değil; Kızıldeniz hattındaki güvenlik sorunları da Avrupa’nın tedarik zincirlerini ve navlun maliyetlerini yukarı çekiyor. AB’nin ticari gemileri güvenlik gerekçeleriyle Afrika kıtasının etrafından dolaştırmak zorunda kaldığını, bunun da maliyeti yükselttiğini aktardı. Yakıt fiyatlarındaki artışla birlikte bu rotanın maliyetinin “dört katı değil daha fazla” seviyelere çıkabileceğini ifade etti.
Bu çerçevede Weber, deniz güvenliğini sadece denizdeki devriye faaliyeti olarak değil, kıyı ülkelerinde karada istikrarın sağlanmasıyla birlikte ele alınması gereken bir konu olarak tanımladı.
Weber, Afrika Boynuzu’nda “istikrarsızlık” gördüklerini ve bölge ülkelerinin Kızıldeniz kaynaklı baskıyı yönetmek için ortak bir siyasi hat oluşturmakta zorlandığını söyledi. Bölgesel hükümetlerin kendi iç krizleriyle uğraştığını, bunun da daha geniş güvenlik mimarisini zayıflattığını belirtti. Kızıldeniz ve çevresindeki aksaklıkların ekonomik kayıp anlamına geldiğini, bunun sadece kıyı ülkelerini değil Avrupa gibi dış aktörleri de etkilediğini vurguladı.
AB’nin bölgeye yaklaşımında insani yardım ve güvenlik başlıkları öne çıkıyor. Weber, Berlin’de iki gün önce yapılan bir konferansta Sudan için 1,5 milyar avroluk insani yardım taahhüdü alındığını açıkladı. Ayrıca AB’nin Afrika Birliği’nin karadaki güvenlik misyonunu desteklediğini ve bu kapsamda 2,6 milyar avro yatırım yaptıklarını söyledi. Weber, Sudan ve Somali yetkilileriyle görüştüklerini ve bu ülkelerde insani ihtiyaçların sürdüğünü dile getirdi.
Diplomasi tarafında AB, Afrika Birliği, Arap Ligi ve Birleşmiş Milletler gibi kurumlarla temas yürüttüğünü aktardı. Türkiye’nin Somali’deki rolüne ve ortak çalışma alanlarına da işaret eden Weber, Türkiye ile amaçların birçok başlıkta örtüştüğünü ve işbirliğinin genişleyebileceğini söyledi. Ayrıca Türkiye’nin iki yıl önce Etiyopya-Somali krizinde oynadığı rolü hatırlatarak, o dönemde AB’nin Türkiye ile yakın çalıştığını belirtti.
Weber’in mesajı, enerji ve ticaret akışının dar boğazlara bağımlı olduğu bir dönemde, Orta Doğu’daki çatışmaların Avrupa’da en hızlı yakıt fiyatları kanalıyla hissedilebileceği yönünde. AB açısından bu tablo, deniz yolları güvenliği, insani yardım finansmanı ve bölgesel arabuluculuk kapasitesinin aynı anda yönetilmesini gerektiren çok katmanlı bir risk seti oluşturuyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Hürmüz ve Kızıldeniz kaynaklı riskler, Avrupa’da enerji fiyatları üzerinden enflasyon ve bütçe dengeleri tartışmalarını etkileyebilir. AB’nin insani yardım ve güvenlik harcamaları, dış politika önceliklerinin kaynak tahsisiyle daha sık bağlanmasına yol açabilir.
Sektör Etkisi: Deniz taşımacılığı ve enerji tedarik zincirleri, rota uzaması ve sigorta maliyetleri üzerinden maliyet yapısını yeniden fiyatlayabilir. Rafineri, lojistik ve havacılık gibi yakıt duyarlılığı yüksek sektörlerde maliyet aktarım mekanizmaları öne çıkabilir.
Piyasa Etkisi: Enerji fiyatları ve navlun maliyetleri, enflasyon beklentileri ve faiz patikası algısı üzerinden tahvil ve döviz piyasalarına yansıyabilir. Jeopolitik risk primi, enerji emtiaları ve taşımacılık hisselerinde oynaklık kanallarını güçlendirebilir.