AK Parti içinde bürokrasi gerilimi Ankara kulisinde büyüyor
Deniz Zeyrek, AKP içindeki "bürokratik elit" eleştirilerini ve Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nin yarattığı yeni güç odağını değerlendiriyor.
Atlas Newsdesk ·

AKP içinden bazı isimler, gazeteci Deniz Zeyrek’e bürokrasinin siyasetin önüne geçtiği yönündeki kaygılarını aktardı.
Zeyrek, ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nin 4 Temmuz Kuruluş Yıl Dönümü Resepsiyonu’nda yaptığı görüşmeleri yazısına taşıdı. Aktarımına göre kulislerde Üsküdar Belediyesi’ne yönelik gelişmeler, sürecin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne uzanıp uzanmayacağı ve bazı iktidar çevrelerinin adının soruşturma başlıklarında geçmesi konuşuldu.
Resepsiyonda üç dosya konuşuldu
Zeyrek’in aktardığı görüşmelerde iki soru öne çıktı: bu dosyaların neden açıldığı ve zamanlamanın neden şimdiye denk geldiği. Bu sorular, yerel yönetimlere dönük süreçlerin yalnızca muhalefet belediyeleriyle sınırlı kalıp kalmayacağı tartışmasına bağlandı.
Yazıda adı geçen başlıklar arasında Üsküdar Belediyesi çevresindeki gelişmelerin yanı sıra Melih Gökçek ve Ahmet Davutoğlu gibi isimlerin gündeme gelmesi de yer aldı. Zeyrek, bu değerlendirmeleri kendi görüştüğü kişilerden aktardı; iddialar bağımsız bir resmi açıklamayla desteklenmiş değil.
Bürokratik elit iddiası öne çıktı
Zeyrek’in görüştüğünü belirttiği, geçmişte önemli görevlerde bulunmuş bir AKP’li, karar alma süreçlerinde seçilmiş siyasetçilerin etkisinin zayıfladığı görüşünü dile getirdi. Aynı kişi, mevcut yapıyı “Bürokratik bir elit oluştu. Bir çeşit bürokrasi partisi.” sözleriyle tanımladı.
Bu anlatıya göre bürokrasi, yalnızca muhalefet aktörleriyle değil, AKP içindeki bazı isimlerle de karşı karşıya geliyor. Zeyrek’in aktardığı kaynak, bu durumun AKP’ye ve Cumhurbaşkanı’na zarar verdiğini savundu.
İkinci bir AKP’linin ifadesi, tartışmanın erişim kanalları üzerinden nasıl okunduğunu gösterdi. Zeyrek’in aktardığına göre o kişi, “Eskiden bürokratlar Cumhurbaşkanı’na ulaşmak için siyasilerden destek isterdi. Şimdi siyasiler de Cumhurbaşkanı’na ulaşmak için bürokrasiden destek istiyor.” dedi.
Eski isimler dosya başlıklarında
Yazıda, bazı AKP’lilerin Ahmet Davutoğlu, Binali Yıldırım ve Melih Gökçek gibi isimlerin benzer bir çerçevede gündeme geldiğini düşündüğü belirtildi. Bu değerlendirme, söz konusu isimler hakkında kesinleşmiş bir süreç bulunduğu anlamına gelmiyor; Zeyrek bunu parti içinden gelen kaygı olarak aktardı.
Aynı çevrelerin, Metin Külünk, Bülent Arınç, Hüseyin Çelik ve Abdullah Gül gibi isimlerin de ileride benzer şekilde tartışmaya dahil edilmesi halinde şaşırmayacaklarını söylediği kaydedildi. Bu ifade, ileriye dönük bir iddia niteliğinde olduğu için Zeyrek’in görüştüğü isimsiz AKP’lilere dayandırılıyor.
Sistem tartışması yeniden açıldı
Tartışmanın merkezinde Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin yarattığı iddia edilen güç dengesi bulunuyor. Zeyrek’in yazısında aktarılan görüşler, parti içindeki bazı isimlerin siyasetçi ile bürokrat arasındaki ilişkiyi artık kendi lehlerine işlemeyen bir mekanizma olarak gördüğünü gösteriyor.
Eğer bu algı parti içinde yayılırsa, sonuç ilk olarak karar alma kanallarına ilişkin rahatsızlığın büyümesi olabilir. Böyle bir durumda parti yönetimi teşkilatın merkeze erişim talepleriyle, kamu bürokrasisi ise soruşturma ve işlem süreçlerinde siyasi hesap iddialarıyla daha fazla karşılaşabilir.
Tersi durumda, soruşturma gündemi sınırlı kalır ve isimler etrafındaki tartışma dağılırsa, mesele daha çok parti içi erişim kanallarıyla ilgili bir rahatsızlık olarak kalabilir. Açık kalan başlık, bu isimsiz aktarımların AKP yönetiminde karşılık bulup bulmayacağı ve Üsküdar hattındaki gelişmelerin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne uzanıp uzanmayacağıdır.