ABD, İran'ı felç etmek için düğmeye bastı: Tahran'a yardımcı olan her kuruluş dolar sisteminden çıkarılacak
ABD, İran ile ticari ilişkilerini sürdürenlere yönelik yaptırımları genişletti. Hazine Bakanı Bessent, bağların kesilmemesi halinde uyarıda bulundu.
Atlas Newsdesk ·

ABD, İran yaptırımları kapsamında yaklaşık 60 kişi, kuruluş ve gemiyi listeye alarak dolar sistemine erişim riskini genişletti.
Yaklaşık 60 hedef listeye girdi
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin açıkladığı yeni politika, İran'la ticari bağlarını sürdüren üçüncü ülke şirketlerini daha açık biçimde hedef alıyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, basın toplantısında ülkeleri Tahran'la iş yapan kritik kuruluşların dolar bazlı finans sisteminden dışlanabileceği konusunda uyardı.
Hazine Bakanlığı, İran'ın petrol ticareti, finansal aracılık ve yaptırımları aşmaya dönük kanallar üzerinden gelir sağladığını belirtti. Bakanlık, yeni adım kapsamında yaklaşık 60 kişi, kuruluş ve gemiye yaptırım uygulandığını duyurdu.
Washington'ın doğrudan hedef gösterdiği alanlar dijital varlıklar, teknoloji, altın, havacılık ve deniz taşımacılığı oldu. Hazine Bakanlığı'na göre bu beş sektör, İran hükümetinin gelir yaratmak ve uluslararası kısıtlamaları aşmak için kullandığı ağlarda rol oynuyor.
Dolar sistemi baskısı büyüyor
Yeni yaptırım çizgisi, yalnızca ABD merkezli kişi ve şirketleri kapsayan klasik kısıtlamaların ötesine geçiyor. İkincil yaptırımlar, İran'la işlem yapan yabancı şirketlerin ve finansal kuruluşların ABD finans sistemiyle bağlarını riske sokabilecek bir araç olarak kullanılıyor.
Bu mekanizmanın en ağır sonucu, hedef alınan kuruluşların dolar bazlı uluslararası ödeme ve finansman kanallarına erişimini kaybetmesi olabilir. Hazine Bakanlığı'nın açıklamasına göre Washington, ülkeleri İran'la ticari ilişki ile ABD finans sistemi arasında daha açık bir tercih yapmaya zorlayan bir baskı hattı kuruyor.
ABD, İran'a onlarca yıldır yaptırım uyguluyor; mevcut kısıtlamalar petrol gelirleri, havacılık, kripto para faaliyetleri, askeri üretimde kullanılabilecek parçalar ve İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı şirketlerin finansmanı üzerinde yoğunlaşıyor. Yaptırım listesine alınan kişi ve kuruluşların dolar işlemlerine erişimi engelleniyor.
Hazine Bakanlığı, İran'ın bu baskıyı paravan şirketler, yeni ticari yapılar ve farklı gemi kayıtlarıyla aşmaya çalıştığını savundu. Yeni strateji, yalnızca tekil işlemleri değil, bu işlemleri mümkün kılan aracılık ve ödeme ağlarını hedefe koyuyor.
Çin petrol akışı belirleyici
Uygulamanın en hassas başlıklarından biri Çin olacak. Çin, birkaç yıldır İran petrolünün en büyük alıcısı konumunda gösteriliyor ve Washington daha önce İran petrolü satın alan bağımsız Çin rafinerilerini yaptırım listesine almıştı.
Buna karşılık ABD yönetimi, İran petrol ticaretinin finansmanında rol oynayabilecek büyük Çin bankalarına dönük geniş yaptırımlardan şimdiye kadar kaçındı. Yeni ikincil yaptırım politikasının Çinli finans kuruluşlarına ne ölçüde uygulanacağı, baskının pratik etkisini belirleyen ana değişkenlerden biri olacak.
Çinli alıcılar üzerindeki baskının artması, İran petrolünün taşınması, sigortalanması ve ödenmesi için kullanılan ağları daha pahalı ve daha kırılgan hale getirebilir. Bu etki, yalnızca İran'ın gelir akışı için değil, deniz taşımacılığı ve enerji ticaretiyle bağlantılı aracı şirketler için de maliyet yaratabilir.
Beş sektör ve üç senaryo
Eğer ikincil yaptırımlar Çinli alıcılar ve finans kuruluşları üzerinde geniş uygulanırsa, küresel ölçekte petrol ticareti ve dolar ödeme kanallarında daha fazla ayrışma görülebilir. Bu senaryoda hedef alınan şirketler finansman ve sigorta bulmakta zorlanır; deniz taşımacılığı, aracı ödeme yapıları ve emtia ticareti daha yüksek uyum maliyetiyle çalışır.
Eğer uygulama daha çok bağımsız rafineriler ve paravan ağlarla sınırlı kalırsa, makro etki daha dar bir kanaldan ilerler. İran'ın gelir kaynakları baskı altında kalır, ancak büyük bankalara dönük sınırlı adım, enerji piyasasında daha geniş bir finansal kopuş riskini azaltır.
Eğer Washington müttefikleri ve ortaklarıyla daha eşgüdümlü hareket ederse, yaptırımları aşmak için kullanılan gemi kayıtları, aracılar ve dijital varlık kanalları daha sıkı izlenebilir. Açık kalan soru, ABD'nin büyük Çin bankalarına karşı ne kadar ileri gideceği ve listelenmeyen belirli şirketlerin bu risk karşısında işlemlerini ne hızla değiştireceği.