Zeytinyağı fiyatları kontrolden çıktı: 8 ayda %70'i aştı
Zeytinyağı fiyatları Ağustos 2023–Nisan 2024’te bazı ürünlerde %70’i aştı; rekolte belirsizliği ve maliyetler baskıyı artırıyor.
Cuneyd Erdogan ·

Türkiye’de zeytinyağı ve sofralık zeytin fiyatları, Ağustos 2023–Nisan 2024 döneminde hızlı yükseldi ve bazı ürünlerde artış yüzde 70’in üzerine çıktı. Perakende raflarındaki bu hareket, temel gıda kalemlerinden biri olan zeytinyağında hane bütçesi baskısını artırdı. Artış, sadece sızma ürünlerle sınırlı kalmadı; kampanyalı paketler ve sofralık zeytin etiketleri de aynı dönemde belirgin şekilde yukarı gitti.
En sert artış, nitelikli ürün segmentlerinde görüldü. 5 litrelik erken hasat sızma zeytinyağı Ağustos 2023’te 2.112 TL iken Nisan 2024’te 4.100 TL’ye çıktı ve yüzde 94 zamlandı. Bu seviye, litre maliyetini 800 TL’nin üzerine taşıdı. Aynı dönemde 5 litrelik Ayvalık naturel birinci zeytinyağı 1.560 TL’den 2.400 TL’ye yükseldi; 1 litrelik taş baskı zeytinyağı 680 TL’den 900 TL’ye çıktı.
Fiyat baskısı, büyük hacimli ve karışım ürünlerde de görünür hale geldi. Marketlerin kampanyalı ürünlerinde bile artış devam etti; 10 litrelik karma zeytinyağı paketi 3.400 TL’den 5.900 TL’ye yükseldi. Bu tablo, tüketicinin daha uygun fiyatlı alternatiflere yönelme kapasitesini sınırlarken, perakendede fiyat geçişkenliğinin geniş bir ürün yelpazesine yayıldığını gösteriyor.
Sofralık zeytinde de benzer bir eğilim var. Son sekiz ayda tür ve kaliteye göre yüzde 40–50 bandında zamlar kaydedildi. 650 gramlık yeşil kırma zeytin 200 TL’den 300 TL’ye çıkarak yüzde 50 arttı; 850 gramlık siyah yuvarlama zeytin 225 TL’den 345 TL’ye yükseldi.
Hesaplamalara göre ortalama kalitede bir zeytinin tane maliyeti 2,70 TL’yi aştı; İstanbul’da Mısır Çarşısı gibi görece uygun fiyatlı noktalarda kaliteli zeytinde tane fiyatının 5 TL’yi geçtiği, butik ürünlerde 10 TL’ye kadar çıktığı ifade ediliyor.
Piyasa aktörleri artışın arkasında kuraklık ve iklim kaynaklı rekolte belirsizliğini, ayrıca girdi maliyetlerindeki yükselişi öne çıkarıyor. Üreticiler 2025 sezonu için “yok yılı” riskinin konuşulmasının, beklentiler kanalıyla fiyat baskısını artırdığını belirtiyor. Önümüzdeki aylarda açıklanacak rekolte tahminleri, hem iç piyasada fiyat oluşumu hem de ihracat dengesi açısından kritik bir referans olacak.
Zeytincilik, Türkiye’nin önemli tarımsal ihracat kalemleri arasında yer aldığı için iç fiyatlardaki sert hareket, sektörün sürdürülebilirliği ve arz güvenliği tartışmalarını da büyütüyor. İç tüketimi koruma, üreticinin maliyet baskısını yönetme ve rekolte dalgalanmalarını azaltma başlıkları, tarım politikası gündeminde daha görünür hale gelebilir. Kısa vadede ise fiyatların seyrini, yeni sezon beklentileri ve rekolteye ilişkin güncellenen sinyaller belirleyecek.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Gıda enflasyonu kanalıyla hane bütçesi baskısı artabilir ve fiyat istikrarı tartışmalarını etkileyebilir. Rekolte belirsizliği, tarım destekleri ve arz güvenliği başlıklarını politika gündeminde öne çıkarabilir.
Sektör Etkisi: Zeytinyağı ve sofralık zeytinde maliyet artışı, ürün karmasında daha düşük fiyatlı segmentlere kayışı hızlandırabilir. Rekolte dalgalanması, sözleşmeli üretim ve stok yönetimi gibi risk azaltıcı uygulamalara ilgiyi artırabilir.
Piyasa Etkisi: Perakende gıda fiyatları üzerinden enflasyon beklentileri ve tüketim eğilimleri etkilenebilir. Tarımsal emtia ve gıda şirketlerinde marjlar, girdi maliyetleri ve fiyatlama gücü arasındaki dengeye daha duyarlı hale gelebilir.