Batı Nil virüsü Yunanistan'da yayılıyor: 65 vaka
Batı Nil virüsü Yunanistan’da yeni bölgelere yayılırken 5 Ağustos’a kadar 65 vaka ve 65 yaş üstünde 6 ölüm kayda geçti.
Ayla Demirhan ·

Yunanistan’da Batı Nil virüsü vakaları 2026 yazında daha geniş bir coğrafyaya yayılırken, Orta Yunanistan’daki Thiva kentinde ilk vaka doğrulandı. Ulusal kamu sağlığı otoritesinin paylaştığı verilere göre ülkede yılbaşından 5 Ağustos’a kadar 65 vaka kayda geçti ve 65 yaş üstü 6 kişi hayatını kaybetti. Yetkililer, virüsün daha önce etkilenmeyen bölgelere sıçramasını risk işareti olarak izliyor ve vektör kontrolünü artırıyor.
Thiva’daki vaka, şiddetli baş ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran ve bilinen kronik rahatsızlığı olmayan bir kişide laboratuvar testleriyle saptandı. Sağlık birimleri hastanın durumunun iyi olduğunu bildirdi. Bu tespitin ardından bölgesel yönetim Thiva çevresinde acil ve hedefli sivrisinek ilaçlama çalışmalarını devreye aldı ve günlük yürütülen vektör kontrol programlarını hızlandırdı.
Ayrıca 2025 yılının tamamında toplam 96 vaka raporlandı
Mevcut tablo, geçen yıla göre vaka sayısında artış eğilimine işaret ediyor. Geçen yıl aynı dönemde 35 vaka bildirilmişti. Ayrıca 2025 yılının tamamında toplam 96 vaka raporlandı ve virüse bağlı 10 ölüm kayda geçti; bu veri, yaz aylarında hızlanan bulaşın yıl geneline yayılan bir kamu sağlığı yükü oluşturabildiğini gösteriyor.
Yayılımın dinamikleri ve kamu otoritesinin öncelikleri
Batı Nil virüsü insana doğrudan insandan insana bulaşmaz; temel bulaş yolu enfekte sivrisinek ısırığıdır. Bu nedenle salgın yönetimi, klinik kapasite kadar saha operasyonlarına da dayanır: sivrisinek üreme alanlarının azaltılması, düzenli ilaçlama, sahadan örnekleme ve risk iletişimi. Yetkililer, yayılımın sivrisinek popülasyonu ve bölgesel hareketlilikle yakından ilişkili olduğunu vurguluyor.
Thiva örneğinde görüldüğü gibi, yeni bir bölgeden vaka bildirilmesi iki pratik sonucu beraberinde getirir. Birincisi, vektör kontrol ekibinin hedef alanı genişler ve günlük operasyon maliyetleri artar. İkincisi, sağlık sisteminde sürveyans yükü yükselir; olası vakaların ayıedilmesi için laboratuvar doğrulaması ve bildirim süreçleri hız kazanır.
Kurumsal riskler: yerel yönetim, sağlık kapasitesi ve iletişim
Vakaların artması ve coğrafi yayılım, yerel yönetimlerin saha koordinasyonu ve bütçe planlaması üzerinde baskı yaratabilir. İlaçlama faaliyetleri, su birikintilerinin yönetimi ve kamuya yönelik bilgilendirme, belediyeler ile bölgesel idare arasında eşgüdüm gerektirir. Ayrıca yaşlı nüfusta görülen ölümler, risk iletişiminin hedefli yapılmasını ve korunma önlemlerinin (kapalı alanlarda fiziksel bariyerler, kişisel korunma, riskli saatlerde dışarıda bulunmanın azaltılması gibi) görünür kılınmasını zorunlu kılar.
Önümüzdeki dönemde sağlık otoriteleri, özellikle riskli bölgelerde vektör kontrolünü yoğunlaştırmayı ve halkı bilgilendirme faaliyetlerini artırmayı planlıyor. Bu yaklaşım, vaka eğrisini belirleyen temel mekanizmayı hedefler: sivrisinek temasını azaltmak ve yeni bölgelerde virüs döngüsünün yerleşmesini engellemek. Thiva’da ilk vakanın saptanması, izleme haritalarının güncellenmesini ve operasyon planlarının bölgesel ölçekte yeniden kalibre edilmesini gündeme taşıdı.