Yılmaz Güney filmi çekimleri yıl sonunda başlıyor

Yılmaz Güney filmi çekimleri yıl sonunda başlayacak; proje, Fatoş Güney’in kitabından uyarlanıyor ve 1982 Cannes Altın Palmiye’ye uzanıyor.

Ayla Demirhan ·

Yılmaz Güney filmi çekimleri yıl sonunda başlıyor

Yılmaz Güney’in yaşamını konu alan biyografik uzun metraj film, yıl sonunda sete çıkmayı hedefleyen takvimle hazırlık aşamasından üretim aşamasına geçiyor. Proje, Fatoş Güney’in anı ve tanıklık anlatısına dayanan Camları Kırın Kuşlar Kurtulsun kitabından uyarlanıyor. Yönetmenliği Yüksel Aksu üstleniyor; Yılmaz Güney’i canlandıracak oyuncu için yapım ekibi henüz isim açıklamadı.

Filmin anlatı çizgisi, Yılmaz Güney ile Fatoş Güney’in tanışma döneminden başlıyor ve Yol filminin 1982 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye almasına uzanıyor. Taslak, yalnızca bir sanatçı portresi kurmakla sınırlı kalmıyor; cezaevi dönemi, 1981’de cezaevinden yurt dışına çıkış, sürgün yılları ve politik mücadele başlıklarını da hikâyenin omurgasına yerleştiriyor. Kapsamın 1984’teki vefata kadar uzaması, sinema üretimi ile siyasal kimliğin aynı çerçevede ele alınacağını gösteriyor.

Yönetmen Yüksel Aksu’nun projeyi “Yılmaz Güney’i anlatmak

Yapımın hedeflediği dönem panoraması, 12 Eylül darbesi sonrasındaki Türkiye’nin yakın siyasi iklimiyle doğrudan bağlantılı bir arka plan kuruyor. Bu tercih, biyografik filmlerde sık görülen “kişisel hikâye mi, dönem anlatısı mı?” dengesini iki ekseni bir arada taşıyan bir yapıya doğru itiyor. Yönetmen Yüksel Aksu’nun projeyi “Yılmaz Güney’i anlatmak, Türkiye’yi anlatmaktır” sözleriyle tanımlaması da filmin odağını bireysel biyografiden daha geniş toplumsal-siyasal bağlama genişletme niyetine işaret ediyor.

Projenin kaynak metni olarak Fatoş Güney’in kitabının seçilmesi, anlatının hem özel ilişkilere hem de dönemin koşullarına içeriden bir tanıklıkla yaklaşacağı anlamına geliyor. Film tarafı, Güney’in filmografisinin yanı sıra üretimini belirleyen hukuki ve siyasi süreçlere odaklanmayı planlıyor. Bu yaklaşım, Türkiye’de kültür alanında gündem oluşturan biyografik yapımların, tarihsel tartışmalarla kesişen bir kamuoyu alanı yaratma kapasitesini artırabiliyor.

Hikâyenin Yol un 1982’de Cannes’da Altın Palmiye almasına kadar uzanması, uluslararası görünürlük ve kültürel diplomasi başlığını da doğal olarak gündeme taşıyor. Büyük festivallerde ödül alan Türkiye bağlantılı yapımlar, genellikle ülke sinemasının küresel dolaşımını, arşiv ve restorasyon ilgisini ve yeni kuşak izleyiciye erişimi besleyen bir referans noktası olarak kullanılıyor. Bu film de benzer biçimde, Türkiye sinema tarihinde etkisi yüksek ve tartışmalı bir figür üzerinden yeni bir tartışma alanı açabilir.

Film hazırlıklarıyla eş zamanlı olarak İstanbul’daki Atlas Sineması’nda “Yılmaz Güney Bizimle” başlıklı bir anma programı planlanıyor. Programın ilk bölümünde Arkadaş filminin gösterimi yapılacak; ardından Fatoş Güney, Yüksel Aksu, Nur Sürer ve Necmettin Çobanoğlu’nun katılacağı bir söyleşi düzenlenecek. Gösterim ve söyleşi formatı, hem sektör içi çevrelere hem de daha geniş izleyici kitlesine temas eden bir görünürlük eşiği oluşturarak, yaklaşan biyografik filmin kamuoyundaki bilinirliğini artırmaya dönük bir zemin kuruyor.

More stories