Yeşil Botlar vakası: Everest’ten indirme ihalesi açıldı
Yeşil Botlar olarak bilinen Everest’teki ünlü naaşın indirilmesi için Hindistan’ın ihale hazırlığı, kimlik tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Atlas Newsdesk ·

Yeşil Botlar olarak tanınan ve 1996’dan bu yana Everest’in “ölüm bölgesi”nde kalan dağcının indirilmesi için Hindistan’da ihale süreci başlatıldı.
Planın başarıyla uygulanması halinde, dünyanın en yüksek dağındaki en bilinen referans noktalarından birinin ortadan kalkmasıyla birlikte kimliğine ilişkin yıllardır süren tartışma da kapanabilir.
İhale planı kimlik tartışmasını yeniden alevlendirdi
The Guardian’ın aktardığı ihale belgesinde, Yeşil Botlar’ın kimliğinin Dorje Morup olarak belirtildiği ve bunun daha önce yapılan teknik incelemelerle doğrulandığı ifade ediliyor.
Bu yaklaşım, 1996’dan itibaren sıkça dile getirilen “Tsewang Paljor” iddiasıyla çelişiyor. Paljor ismi kamuoyunda öne çıksa da şimdiye kadar kesin bir doğrulama paylaşılmamıştı.
Belgede operasyonun neden planlandığına dair gerekçe yer almıyor. Buna karşın, görevin tamamlanmasının kanıtlarla belgelendirilmesi ve naaşın ekim ayına kadar Delhi’ye ulaştırılması şart koşuluyor.
Operasyonda görev alacak ekip için en az altı Şerpa şartı aranıyor ve bu kişilerin Everest zirvesine birden fazla kez çıkmış olmaları isteniyor. Bu kriter, çalışmanın teknik ve fiziki zorluk seviyesini de işaret ediyor.
Everest’in simgesine dönüşen bir “işaret noktası”
Yeşil Botlar lakabı, dağcının giydiği açık yeşil renkli Koflach marka botlardan geliyor. Naaş, Tibet tarafından kullanılan kuzeydoğu sırtı rotasında tırmananlar için yıllar içinde bir yön ve mesafe referansına dönüştü.
Cenazenin, deniz seviyesinden yaklaşık 8 bin 500 metre irtifada ve zirveye yaklaşık 350 metre mesafede, küçük bir kaya çıkıntısının altındaki kireçtaşı mağarasında bulunduğu aktarılıyor.
1996’da yaşanan ve çok sayıda can kaybıyla anılan fırtına, dağcılık literatüründe de yer etmişti. O günler, dağcı-yazar Jon Krakauer’ın “Into Thin Air” kitabında geniş biçimde anlatıldı.
Yıllar içinde bazı tırmanışçılar telsizle ana kampa “Yeşil Botlar’a ulaştıklarını” bildirdi. Bazı ekiplerin ise kısa süreli dinlenme veya rüzgârdan korunma amacıyla mağara çevresini kullandığı biliniyor.
200’e yakın naaş ve kurtarma operasyonlarının ağır bedeli
Uzman değerlendirmelerine göre Everest’te hâlen yaklaşık 200 kişinin naaşı bulunuyor. Aileler zaman zaman geri getirme girişiminde bulunmak istese de yüksek irtifa, risk ve maliyetler nedeniyle çoğu operasyon gerçekleşmiyor.
8 bin metrenin üzerindeki bölgede oksijen miktarı deniz seviyesinin yaklaşık üçte birine düşüyor. Bu koşullar, fiziksel dayanıklılığı sınarken karar verme süreçlerini de zorlaştırıyor.
Everest Sherpa Expedition’ın kurucusu Tshiring Jangbu, donmuş bir bedenin ekipmanlarla birlikte 200 kilograma kadar çıkabildiğini belirtiyor. Uzuvların donma nedeniyle doğal olmayan açılarda sabitlenmesi, kayalık ve buzlu arazide indirmeyi daha da güçleştiriyor.
Jangbu’ya göre bazı durumlarda, bedenin hareket ettirilebilmesi için geri dönülmez kararlar alınabiliyor. Bu tür müdahaleler, teknik olduğu kadar psikolojik olarak da yıpratıcı bir boyut taşıyor.
Dağcılık analizleriyle tanınan Alan Arnette, çoğunluğu Budist olan Şerpalar açısından bu görevlerin manevi yük oluşturduğunu vurguluyor. Arnette ayrıca böyle bir operasyonun yaklaşık 150 bin dolara ulaşabileceğini tahmin ediyor.
Nepalli turizm şirketi Makalu Adventure, ihale takvimindeki haziran–ekim döneminin muson etkileri ve yoğun kar yağışları nedeniyle riski büyütebileceği görüşünde. Şirkete göre süreç baştan sona yaklaşık 40 gün sürebilir.
Himalayalar’da seferler düzenleyen Adventure Consultants’ın sahibi Guy Cotter ise geçmişte benzer bir indirme sürecini koordine ettiğini hatırlatarak, aileler için “kapanış” etkisine dikkat çekiyor. Ancak Cotter, bu tür girişimlerde ek can kaybı ihtimalinin kritik bir denge yarattığını da vurguluyor.
Önümüzdeki dönemde ihale sürecinin sonuçlanması ve ekiplerin sahaya çıkıp çıkmayacağı belirleyici olacak. Operasyon gerçekleşirse, hem Everest’in en bilinen simgelerinden biri yer değiştirecek hem de kimlik tartışması resmi belgeler üzerinden netleşebilecek.