İsveç Merkez Partisi İngiliz vatandaşlarının oturum sorununu çözmeyi vaat ediyor
İsveç Merkez Partisi, seçimleri kazanması durumunda Brexit sonrası oturum izni reddedilen İngiliz vatandaşları için yeni bir başvuru süreci başlatacağını duyurdu.
Lauren Collins ·

Seçim vaadi olarak oturum izni düzenlemesi
İsveç Merkez Partisi, 13 Eylül'de gerçekleşecek genel seçimlerde iktidara gelmesi halinde, Brexit sonrası idari aksaklıklar nedeniyle sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalan İngiliz vatandaşlarına yönelik yeni bir düzenleme yapacağını açıkladı. Partinin göç sözcüsü Niels Paarup-Petersen, mevcut katı kuralların uzun süredir ülkede yaşayan kişileri mağdur ettiğini belirterek, bu durumu düzeltmek için oturum başvurularını yeniden açmayı planladıklarını ifade etti.
Söz konusu politika değişikliği, AB-İngiltere çekilme anlaşması kapsamındaki korumalara rağmen sınır dışı kararlarıyla karşılaşan bireyleri hedefliyor. Paarup-Petersen, İsveç'teki uygulamanın diğer AB ülkelerinden farklı olarak daha sert bir tutum sergilediğini ve bunun sadece idari hatalardan kaynaklandığını savunuyor.
Siyasi tablo ve olası etkiler
Kamu yayıncısı SVT tarafından paylaşılan anket verileri, merkez sol bir koalisyonun iktidara gelme ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor. Eğer bu değişim gerçekleşirse, 21 yıldır İsveç'te yaşayan 78 yaşındaki Joyce Thomas gibi sınır dışı edilme tehlikesi yaşayan kişilerin durumunun yeniden değerlendirilmesi hedefleniyor.
Merkez Partisi, bu sorunun İsveç'in kendi iç dinamikleriyle ve İngiliz büyükelçiliğiyle iş birliği yapılarak çözülebileceğine inanıyor. Ancak mevcut sağ hükümetin göç politikaları ile uluslararası yükümlülükler arasındaki uyumsuzluk, siyasi tartışmaların merkezinde yer almaya devam ediyor.
Diplomatik riskler ve belirsizlikler
İsveç Sol Partisi, mevcut uygulamaların İngiltere ile olan diplomatik ilişkileri zedelediği konusunda uyarıda bulundu. Şu ana kadar İngiliz hükümeti veya Avrupa Komisyonu tarafından konuyla ilgili resmi bir açıklama yapılmadı.
Önerilen bu yeni yol haritasının hayata geçirilip geçirilmeyeceği, seçim sonuçlarına ve kurulacak yeni hükümetin önceliklerine bağlı olacak. Küçük idari hataların oturum izni reddine dönüşmesi, İsveç'in göç bürokrasisinde yapısal bir sorun olup olmadığı tartışmalarını da beraberinde getiriyor.