UNRWA, 2024'te 10 ay süren gizli bir operasyonla Gazze ve Doğu Kudüs arşivlerini çatışma bölgesinden çıkardı ve belgeler güvenli bölgelere taşındı.
Amman'da başlatılan dijitalleşme programında yaklaşık 50 çalışan elle tarama yapıyor; hedeflenen dijital arşiv büyüklüğü yaklaşık 30 milyon belge ve birkaç yıl sürebilir.
Arşivler, 1948 yerinden edilmelerine dair aile kayıtları ve nüfus verileri içeriyor; bu materyaller tarih, araştırma ve potansiyel hukuki süreçler açısından kritik önem taşıyor.

Atlas AI
UNRWA arşivleri, Gazze ve Doğu Kudüs'ten çıkarılarak 10 ay süren gizli bir operasyonla dijitalleştirilmeye başlandı; milyonlarca belge güvene alındı.
Operasyon ve lojistik
Birleşmiş Milletler'e bağlı yardım örgütü, 2024 içinde süren yaklaşık 10 aylık bir kurtarma kampanyası yürüttü. Operasyona birkaç ülkeden düzinelerce kurum personeli katıldı ve belgeler çatışma bölgesinden güvenli güzergâhlara taşındı.
Ekipler, bombardıman altındaki merkezlerden kutuları kiralık araçlarla Rafah sınırına götürdü ve bazı paketler askeri uçaklarla Amman'a sevk edildi. Nakiller sırasında Kahire yetkililerinin izin sınırlamaları ve bölgedeki uygulanan kısıtlamalar lojistik planlamayı zorladı.
Arşivlerin içeriği ve önemi
Gazze'deki tesislerde bulunan kutularda 1948'de yerinden edilen ailelere ait orijinal kayıt kartları ile doğum, evlilik ve ölüm belgeleri yer alıyordu. Bu materyaller, kimi ailelerin köken ve yerleşim bilgilerini doğrulayabilecek nadir kaynaklar olarak değerlendiriliyor.
UNRWA'nın geçici yöneticilerinden biri, arşivlerin yok olmasının kalıcı bir delilsizlik yaratacağını vurguladı. Uzmanlar, belgelerin Filistinlilerin tarihle ve yerleşim haklarıyla ilgili talepleri için hukuki ve akademik değere sahip olduğuna dikkat çekiyor.
Dijitalleşme ve gelecek planı
Amman'da başlatılan dijitalleştirme programı, Lüksemburg tarafından desteklenen bir aşamayla sürdü. Yaklaşık 50 çalışan, derme belgeleri küçük bir bodrum odasında elle tarayarak dijital arşiv oluşturmaya başladı.
UNRWA, yaklaşık 30 milyon belgenin dijitalleştirilmesini hedefliyor; bu sürecin tamamlanmasının birkaç yıl alabileceği ifade ediliyor. Hedefler arasında her kayıtlı mülteci için soy ağacı bilgileri sağlamak ve 1948 yerinden edilmelerinin mekânsal modellerini haritalamak var.
Arşivler ayrıca o dönemde sınır dışı edilen ve kaçan yaklaşık 750 bin kişinin hareketlerine dair tarihi verilerin daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir. Bu belgeler, hem akademik çalışmalar hem de potansiyel hukuki süreçler açısından kaynak teşkil edecek.
Operasyon, belgelerin olası yangın, sel veya kasıtlı tahribattan korunması açısından belirleyici oldu. İzlenecek süreçler arasında dijital güvenlik, kamusal erişim politikaları ve uluslararası koordinasyon yer alıyor.
Sonuç olarak, arşivlerin korunması bölgesel tarih anlatısını besleyecek ve ilerideki müzakere, araştırma veya adalet mekanizmalarında kullanılabilecek belgesel temeli güçlendirecek. Bir sonraki adımlar, dijital arşivin güvenceye alınması ve erişim kurallarının belirlenmesidir.
