Türkiye'ye ait F-35 savaş uçakları ABD'deki hava üssünde görüntülendi
Türk Hava Kuvvetleri için üretilen F-35A Lightning II savaş uçakları, yıllardır tutuldukları ABD’deki depolama alanında görüntülendi
Atlas Newsdesk ·

Türkiye için üretilen altı F-35 uçağının ABD'de depoda görüntülendiği bildirildi; teslimatın yeniden başlaması ise S-400 anlaşmazlığına bağlı bir senaryo olarak sunuluyor.
Savunma sanayisi alanındaki habere göre uçaklar, ABD Hava Kuvvetleri envanterine aktarılmadan hangarda tutuluyor. Bununla birlikte, depolama görüntüleri Türkiye'ye sevkiyat kararı alındığını göstermiyor; haberde teslimata ilişkin kesinleşmiş bir tarih de verilmiyor.
Altı uçak, daha geniş tedarik planı
Haberde aktarılan geçmiş tedarik planı, ilk etapta 30 F-35A alınmasını, toplam alımın ise 100 uçağa ulaşmasını öngörüyordu. Üretimi tamamlanan altı uçak, bu hedefin başlangıç bölümünü oluşturuyordu ve Türk pilotlarına yönelik eğitim faaliyetleri nedeniyle ABD'de bulunuyordu.
Aynı anlatıma göre Türkiye'ye yönelik ilk teslim işlemi 2018'de yapıldı; Türk pilotlar teslim edilen iki uçakla uçuş eğitimine başladı. Buradaki teslim işlemi ile uçakların Türkiye topraklarına getirilmesi birbirinden ayrılıyor: Eğitim ABD'de yürütülürken uçakların Türkiye'ye sevki daha sonra durduruldu.
Depolama sürecine ilişkin haberde, korozyonu önlemek amacıyla bazı sistemlerde koruyucu sıvı kullanıldığı, hassas bileşenlerin kapatılarak korunduğu ve periyodik bakımın sürdürüldüğü belirtiliyor. Bu açıklamalar muhafaza yöntemini tarif ediyor; uçakların teslimata veya operasyonel kullanıma hazır olduğuna ilişkin teknik bir değerlendirme sunmuyor.
S-400 anlaşmazlığı teslimatın önünde duruyor
Türkiye'nin Rusya'dan S-400 almasının ardından ABD, 2019'da Ankara'nın F-35 ortaklığını sona erdirdi ve uçak sevkiyatını durdurdu. Haberde, S-400 meselesi hem yeniden uçak alımının hem de CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasının önündeki temel anlaşmazlık olarak gösteriliyor.
Haberde öne çıkarılan seçeneklerden biri, hava savunma sistemlerinin başka bir ülkeye aktarılması. Ancak bu seçenek, üzerinde uzlaşılmış ve uygulama takvimi açıklanmış bir anlaşma olarak değil, çözüm arayışının parçası olarak sunuluyor.
Rusya'nın olası alıcının Moskova ile yakın ilişkiler taşımasını ve sistemlerin Ukrayna'ya ulaşmamasını istediği de aynı haberde ileri sürülüyor. Bu iddiaya eşlik eden resmi bir Rus açıklaması veya devir koşullarını belirleyen sözleşme hükmü aktarılmadığından, Moskova'nın onay yetkisinin hukuki kapsamı açıklığa kavuşmuş değil.
Dolayısıyla sistemlerin devri, yaptırımların kaldırılması ve uçakların teslim edilmesi tek bir karar gibi ele alınamaz. Haberde bunlar bağlantılı başlıklar olarak anlatılsa da herhangi birindeki ilerlemenin diğerlerini hangi usulle sonuçlandıracağına ilişkin bir düzenleme belirtilmiyor.
Dönüş senaryosu üretim ortaklığını da kapsıyor
Haberdeki dönüş taslağı yalnızca hangardaki uçakları kapsamıyor. Altı uçağın teslimini, 30 uçaklık yeni alım için takvim hazırlanmasını, Türk tedarikçilerin üretime yeniden katılmasını ve SOM-J dahil yerli mühimmatların uluslararası F-35 filosuna sunulmasını içeren dört basamaklı bir senaryo tarif ediliyor.
Bu taslağın hükümetlerce kabul edilmiş bir yol haritası olduğuna ilişkin resmi belge aktarılmıyor. Özellikle yeni siparişin kapsamı, üretime dönebilecek şirketler ve mühimmatların hangi koşullarda tedarik edileceği açık bırakılıyor; dolayısıyla senaryo, verilmiş ticari taahhütlerle eş tutulmamalı.
Sanayi boyutunun geçmişi uçak teslimlerinden daha eskiye uzanıyor: Habere göre Türkiye projeye 2002'de katıldı, Türk şirketleri ise 2003'te üretim ağına girdi. Türkiye'nin program için yaptığı toplam ödeme 1,4 milyar dolar olarak aktarılıyor; ancak bu tutarın hangi yükümlülüklere dağıldığı veya olası dönüşte nasıl değerlendirileceği açıklanmıyor.
Eğer S-400 başlığında uzlaşma sağlanır ve ayrı tedarik kararları alınırsa, taslak hem uçak teslimatını hem Türk savunma şirketlerinin sipariş olanaklarını yeniden gündeme taşıyabilir. Uzlaşma sağlanmazsa, depodaki uçakların muhafazası ile Türkiye'nin programa katılımı ayrı meseleler olarak kalabilir; somut ilerlemenin göstergeleri resmi teslimat takvimi, yaptırım kararları ve üretim sözleşmeleri olacaktır.