Tunç Soyer hakkında iddianame hazırlandı
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in tutuklu yargılandığı kooperatif davası kapsamında iddianame 8 ayın sonunda tamamlandı ve mahkemeye sunuldu.
Atlas Newsdesk ·

Tunç Soyer iddianamesi, tutuklu önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı için azami 6 yıl hapis talebini yargıya taşıdı.
İddianamenin mahkemeye sunulması, İZBETON ve kooperatif çalışmaları çevresinde yürütülen soruşturmada yeni bir aşama oluşturdu. Suçlamaların ayrıntıları, iddianamenin kabulü ve yargılama takviminin netleşmesi halinde duruşma sürecinde ele alınacak.
Altı yıllık ceza istemi
Soyer hakkında düzenlenen iddianamede hapis isteminin üst sınırı 6 yıl olarak yer aldı. Dosya, belediye iştiraki İZBETON’a yönelik soruşturma kapsamında daha önce kamuoyuna yansıyan kooperatif ve belediye işlemleriyle ilgili iddialarla bağlantılı görülüyor.
Soyer’in avukatları Murat Aydın, İsmet Köymen ve Defne Soyer, iddianamenin mahkemeye verilmesinin ardından yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, iddianamedeki isnatların önceki iddialarla aynı hatta bulunduğu savunuldu ve tutukluluğun sürdürülmesine itiraz edildi.
Avukatlara göre iddianamede Soyer’e ayrılan bölüm bir paragraftan oluşuyor. Savunma tarafı, 11 satırlık bu kısımda Soyer’in kooperatifleşmeye yönelik açıklamalarının, kooperatiflerde işlendiği iddia edilen zimmet suçuna yardım kapsamında değerlendirildiğini belirtti.
Avukatlardan tahliye talebi
Savunma açıklamasında, suçlamaların maddi gerçeği yansıtmadığı ve hukuka aykırı olduğu ileri sürüldü. Avukatlar, bu gerekçeyle Soyer için “haksız tutukluluğa son verilmesini” talep ettiklerini bildirdi.
Açıklamada Soyer’in ilk olarak 1 Temmuz 2025 tarihinde tutuklandığı, daha sonra hakkında tahliye kararı verildiği ifade edildi. Avukatlar, aynı iddiaların farklı bir hukuki nitelendirmeyle yeniden soruşturma konusu yapıldığını ve Soyer’in 30 Aralık 2025 tarihinde tekrar tutuklandığını savundu.
Savunma tarafı ayrıca aynı dosyadan ayrılan başka bir dosyada yeni bir tutuklama işlemi yapıldığını belirtti. Bu iddialar, avukatların açıklamasında yer aldığı şekliyle dosyanın tutukluluk boyutuna ilişkin itirazın merkezinde bulunuyor.
İZBETON bağlantılı dosya
İZBETON, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki olduğu için dosya yalnızca ceza yargılaması bakımından değil, yerel yönetim uygulamaları açısından da izleniyor. Soruşturmanın odağında kooperatif çalışmaları ve bazı belediye işlemlerine ilişkin iddialar bulunuyor.
Soyer’in adı daha önce bu soruşturma kapsamında dosyada yer almış, tutuklama kararı da bu çerçevedeki iddiaların ardından verilmişti. Savcılık iddianamesiyle birlikte dosya, soruşturma evresinden mahkeme incelemesine doğru ilerleyen bir hatta girdi.
Mahkemenin iddianameye ilişkin değerlendirmesi, davanın hangi kapsamda görüleceğini ve tutukluluk kararının yeniden ele alınıp alınmayacağını belirleyecek. İddianamenin kabul edilmesi halinde savunma, suçlamaların dayanağını ve Soyer’in kooperatiflerle ilişkisine dair yorumları duruşmalarda tartışmaya açacak.
Mahkemenin önündeki seçenekler
Dosyada ilk yol, mahkemenin iddianameyi kabul ederek yargılama takvimini başlatması olacak. Bu durumda Soyer’in hukuki durumu, tutukluluk incelemeleri ve delillerin mahkeme huzurunda tartışılması üzerinden şekillenecek.
İkinci olasılık, mahkemenin iddianameyi inceleme sürecinde eksik gördüğü noktalar üzerinden dosyanın kapsamını yeniden değerlendirmesi. Bu hat, hem savcılığın suçlama çerçevesini hem de savunmanın tahliye talebini doğrudan etkileyebilir.
Sürecin yerel yönetimler açısından etkisi, belediye iştirakleriyle kooperatif modelleri arasındaki ilişkinin yargılamada nasıl ele alınacağına bağlı olacak. İzmir dosyasında verilecek ara kararlar, benzer belediye projelerinde idari sorumluluk ile ceza sorumluluğu ayrımının nasıl tartışılacağını da gösterecek.