Türkiye'de Beklenen Yaşam Süresi Artarken Doğurganlık Hızı Küresel Ortalamanın Altına Düştü
Türkiye'de beklenen yaşam süresi artarken, 1,42'ye düşen doğurganlık hızı demografik yapı üzerinde uzun vadeli ciddi riskler oluşturmaya devam ediyor.
Ayla Demirhan ·

Türkiye'de doğuşta beklenen yaşam süresi hem erkeklerde hem de kadınlarda küresel ortalamaların üzerinde seyrederken, ülkenin doğurganlık hızı dünya genelinin altına geriledi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan 2025 yılı verileri, ülkenin demografik yapısındaki değişimin gelişmiş ülkelerle benzer bir eğilime girdiğini gösteriyor.
Birleşmiş Milletler nüfus tahminleriyle desteklenen verilere göre, 2025 yılı için dünya genelinde doğuşta beklenen yaşam süresi ortalama 73,5 yıl olarak hesaplandı. Bu süre küresel olarak erkeklerde 70,9 yıl, kadınlarda ise 76,2 yıl seviyesinde bulunuyor. Türkiye'de ise erkeklerde beklenen yaşam süresi 75,5 yıla, kadınlarda 80,7 yıla ulaşarak her iki kategoride de küresel ortalamaları geride bıraktı.
Monako ve İtalya uzun yaşam sürelerinde zirvede
Monako'yu erkeklerde 84
Küresel ölçekte yaşam süresinin en uzun olduğu ülke, erkeklerde 84,7 yıl, kadınlarda 88,7 yıl ile Monako olarak kayıtlara geçti. Monako'yu erkeklerde 84,4 yıl ile San Marino; kadınlarda ise 88 yıl ile Japonya ve 87,4 yıl ile Güney Kore takip etti.
Beklenen yaşam süresinin en düşük olduğu ülkeler ise erkeklerde 53,5 yıl ile Çad, kadınlarda 55,1 yıl ile Nijerya oldu. Avrupa Birliği üyesi 27 ülke özelinde yapılan incelemelerde, erkeklerde İtalya (81,9 yıl), İsveç (81,8 yıl) ve Malta (81,7 yıl) ilk sıralarda yer aldı.
Birlik içinde erkekler için en düşük beklenen yaşam süresi 71,6 yıl ile Litvanya'da kaydedildi. Kadınlarda ise İspanya 86,6 yıl ile Avrupa ortalamalarının üst bandını belirlerken, Bulgaristan 79,5 yıl ile son sırada konumlandı.
Türkiye'nin doğurganlık hızı küresel ortalamanın gerisinde Uzun yaşam sürelerindeki artışa karşın, Türkiye'nin toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk seviyesinde kalarak 2,24 olan dünya ortalamasının belirgin şekilde altına indi. Küresel çapta en yüksek doğurganlık hızı 5,94 çocukla Çad'da görülürken, bu ülkeyi 5,91 çocukla Somali izledi.
En düşük oran ise 0,75 çocukla Güney Kore'de kaydedildi.
Avrupa Birliği içinde en yüksek doğurganlık hızı 1
Avrupa coğrafyasındaki doğurganlık oranları da nüfusun yenilenme seviyesinin zorlandığını ortaya koyuyor. Avrupa Birliği içinde en yüksek doğurganlık hızı 1,74 ile Bulgaristan'da ölçülürken, bölgenin en düşük oranı 1,11 çocuk ile Malta ve 1,21 çocuk ile İtalya'da tespit edildi.
Demografik daralma ve sosyal güvenlik sistemleri
Türkiye'nin mevcut verileri, yaşam süresi uzayan ancak çocuk sayısı hızla azalan ülkelerin karşılaştığı yapısal dönüşüm sürecini hızlandırıyor. Beklenen yaşam süresinin yüksek tutunması ve düşük doğum oranları, mevcut ilerleyişte çalışma çağındaki nüfusun daralmasına zemin hazırlıyor.
Demografik tablodaki bu değişim, emeklilik fonları, sağlık hizmetleri ve iş gücü piyasaları üzerinde oluşabilecek yapısal baskıların yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Giderek daralan üretken nüfus ile genişleyen ileri yaş grupları arasındaki dengenin korunması, sosyal güvenlik sistemlerinin orta vadedeki sürdürülebilirliği açısından temel bir belirleyici olacak.