BIST 100, Şubat'ta En Yüksek Reel Getiriyi Sağladı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Borsa İstanbul 100 (BIST 100) endeksi, Şubat 2026 döneminde yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sundu.
Cuneyd Erdogan ·

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Borsa İstanbul 100 (BIST 100) endeksi, Şubat 2026 döneminde yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sundu. Bu performans, özellikle enflasyonist bir ortamda yatırımcıların portföy tercihlerini etkileyen önemli bir gösterge olarak öne çıktı. Endeks, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) bazında yüzde 7,61, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) bazında ise yüzde 7,06 oranında reel kazanç sağladı.
Bu durum, hisse senedi piyasasının kısa vadede enflasyona karşı koruma sağlama potansiyelini gösterdi.
Aynı dönemde Amerikan doları, hem Yİ-ÜFE'ye göre yüzde 1,30 hem de TÜFE'ye göre yüzde 1,81 oranında reel kayıp yaşatarak yatırımcısına zarar ettirdi. Bu, döviz piyasasının kısa vadeli dalgalanmalarının ve yerel para biriminin değer kazanımının bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Doların bu performansı, yatırımcıların döviz bazlı varlıklardan ziyade yerel hisse senedi piyasasına yönelmesine neden olan faktörlerden biri oldu.
Üç aylık periyotta da BIST 100 endeksi, güçlü performansını sürdürdü. Yİ-ÜFE'ye göre yüzde 21,15, TÜFE'ye göre ise yüzde 17,85 oranında reel getiri elde etti. Bu, hisse senedi piyasasının orta vadede de enflasyonun üzerinde getiri sağlama kapasitesini ortaya koydu. Bu süreçte Amerikan doları, Yİ-ÜFE'ye göre yüzde 2,46 ve TÜFE'ye göre yüzde 5,12 oranında kayıpla en çok zarar ettiren yatırım aracı konumunda kaldı.
Bu veriler, Türkiye'deki yatırımcıların enflasyon karşısında varlıklarını koruma ve artırma stratejilerinde hisse senedi piyasasının rolünü vurguluyor.
Ancak, daha uzun vadeli değerlendirmelerde, yani altı aylık ve yıllık periyotlarda, külçe altın en yüksek reel getiriyi sağlayan yatırım aracı oldu. Altın, yıllık bazda Yİ-ÜFE'ye göre yüzde 67,25, TÜFE'ye göre ise yüzde 62,20 oranında kazanç elde etti. Bu, altının geleneksel olarak enflasyona karşı bir 'güvenli liman' varlığı olma özelliğini teyit etti. Amerikan doları ise bu uzun vadeli periyotlarda da yatırımcısına en fazla kaybettiren araç oldu.
Bu durum, yatırımcıların kısa ve orta vadede hisse senedi piyasasına yönelirken, uzun vadeli portföylerinde altının enflasyona karşı koruyucu rolünü göz önünde bulundurduğunu gösteriyor. Türkiye'deki yatırımcılar, enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde farklı varlık sınıfları arasında getiri arayışlarını sürdürüyorlar. Bu veriler, makroekonomik koşulların yatırımcı davranışları üzerindeki doğrudan etkisini açıkça ortaya koymaktadır.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Bu durum, Türkiye'de enflasyonist ortamda yerel hisse senedi piyasasının kısa vadede cazibesini artırabilir. Yatırımcıların dövizden yerel varlıklara yönelimi, sermaye piyasalarının derinleşmesine katkıda bulunabilir. Hükümetin enflasyonla mücadele politikalarının etkinliği, bu tür getiri farklılıklarını etkileyebilir.
Sektör Etkisi: Finans sektöründe, yatırım fonları ve portföy yönetim şirketleri, hisse senedi ağırlıklı ürünlere olan talebin artışını gözlemleyebilir. Bankacılık sektöründe ise döviz mevduatlarından TL mevduatlara veya hisse senedi piyasasına kayışlar yaşanabilir. Bu durum, aracı kurumların işlem hacimlerini artırabilir.
Piyasa Etkisi: BIST 100 endeksindeki bu performans, hisse senedi piyasasına olan ilgiyi artırabilir ve endeksin yukarı yönlü hareketini destekleyebilir. Doların reel kayıp yaşaması, döviz piyasasında volatiliteyi azaltabilir. Altının uzun vadeli performansı ise emtia piyasalarında yatırımcıların güvenli liman arayışını sürdürdüğünü gösterebilir.