Trafik endişesi İrlanda'da çocukların sokakta oynamasını engelliyor
İrlanda'da yapılan araştırmalar, artan araç trafiğinin çocukların fiziksel aktivitesini kısıtladığını ve okula yürüme oranlarını düşürdüğünü gösteriyor.

İrlanda'da artan araç trafiği, çocukların sokakta oynamasını ve okula yürüyerek gitmesini zorlaştırıyor. Yapılan araştırmalara göre, beş yaşındaki çocuğu olan her altı ebeveynden biri, evinin çevresindeki sokakları çocukların gündüz oynaması için bile güvenli bulmuyor.
Toplanan veriler, ebeveynlerin yüzde 30'unun yaşadıkları caddelerdeki yoğun araç trafiğinden şikayetçi olduğunu gösteriyor. Trafik yoğunluğu arttıkça aileler çocuklarını dışarı çıkarmaktan kaçınıyor ve okula ulaşımlarını araçla sağlıyor. Bu durum, yollardaki araba sayısını daha da artıran bir kısır döngü yaratıyor.
1986 yılındaki verilerle karşılaştırıldığında değişim net bir şekilde görülüyor. O dönemde ilkokul öğrencilerinin yüzde 45'i okula yürüyerek giderken, 2022 nüfus sayımında bu oran yüzde 20'nin altına geriledi. Aynı dönemde çocuklarını okula kendi aracıyla götüren ailelerin oranı belirgin şekilde yükseldi.
Şehir içi ulaşım ve altyapı yetersiz kalıyor
Ulusal Ulaşım Otoritesi tarafından finanse edilen "Okula Güvenli Rotalar" programı şu anda yaklaşık 600 okulda uygulanıyor. Ancak ülke genelinde 4 bine yakın ilkokul var. Bu durum, okulların büyük bir kısmının güvenli ulaşım projelerinin dışında kaldığını ortaya koyuyor.
Uzman Sadhbh O'Neill, kent merkezlerinde bile çocukların okula yürüme oranının yüzde 40'ı aşmadığını vurguluyor. Avrupa örnekleriyle kıyaslandığında tablo daha belirgin hale geliyor. Örneğin Hollanda'da çocukların yaklaşık yüzde 75'i okula yürüyerek ya da bisikletle ulaşıyor.
Sokak tasarımlarının ve şehir planlamasının çocukların hareket özgürlüğünü doğrudan etkilediği ifade ediliyor. Özellikle genç kızlar arasında bisiklet kullanımının azaldığı ve kendi araçlarıyla okula gitme oranının arttığı belirtiliyor.
Yol güvenliği için köklü çözümler gerekiyor
Araştırmacılar, sadece çocuklara yönelik yol güvenliği eğitimlerinin kaza oranlarını düşürmede tek başına yeterli olmadığını savunuyor. Sürücü davranışları, hız sınırları, araç boyutları ve yol tasarımları değişmediği sürece çocukların hayati risk yaşamaya devam edeceği vurgulanıyor.
Ebeveynlerin güvenlik kaygıları, çocukların arkadaşlarıyla açık alanda vakit geçirme yeteneğini sınırlıyor. Şehir planlama kararlarında çocukların ihtiyaçlarının göz ardı edilmesi, uzun vadede fiziksel sağlık ve sosyalleşme sorunlarına yol açma riski taşıyor.
Son dönemde Dublin Kent Konseyi gibi yerel yönetimlerin oyun stratejileri ve yürüyüş otobüsleri gibi çözümleri gündeme aldığı görülüyor. Ancak bu tür yerel girişimlerin ülke genelinde yaygınlaşıp yaygınlaşmayacağı ve trafik baskısını azaltıp azaltmayacağı belirsizliğini koruyor.
More stories
- 7-Eleven Hindistan'dan 31 mağazayla çekiliyor
- Marwynn yapay zeka altyapısı için OmniX ile deneme başlattı.
- Türkiye’de 8,4 milyon konutun zorunlu deprem sigortası yok
- Kâr artışı S&P 500 rallisini tahvil faizi baskısına karşı koruyor
- Finansal sistemde 3 risk büyüyor, IMF uyarıyor
- 4 dönem bakanlık yaptı 1 kilo bamyayı alamadı
- Avrupa Merkez Bankası'ndan yükselen faiz açıklaması
- Celltrion yeni iş birlikleriyle biyobenzer dışına çıkıyor

