İran'daki Savaşın Küresel Kazananları ve Kaybedenleri
Orta Doğu'daki çatışma, küresel enerji piyasalarını yeniden şekillendiriyor. Bazı ihracatçılar kazanırken, ithalatçılar enflasyon ve ekonomik baskı yaşıyor.
Atlas Newsdesk ·

Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler, özellikle deniz yollarını ve enerji altyapısını etkileyenler, küresel enerji piyasası dinamiklerini önemli ölçüde değiştiriyor. Bu durum, ülkeler arasında belirgin ekonomik kazananlar ve kaybedenler yaratırken, dünya genelinde enflasyon, ticaret ve ulusal ekonomiler üzerinde etkiler bırakıyor.
Petrol ve gaz ihraç eden ancak çatışma bölgesinden coğrafi olarak uzak ülkeler ekonomik fayda sağlıyor. Norveç ve Kanada gibi ülkeler, alternatif enerji arzına yönelik artan talepten yararlanma potansiyeline sahip.
Norveç, 2022'deki Ukrayna çatışmasının ardından enerji üretimini zaten artırmış, mevcut piyasa ihtiyaçlarını karşılama kapasitesini güçlendirmişti.
Rusya'nın Hindistan'a ham petrol satışları yüzde 50 arttı ve bu durum yakıt gelirlerinin yükselmesine katkıda bulundu. Güney Kore, petrol ithalatının yüzde 70'i için Orta Doğu ham petrolüne bağımlı, bu da onu oldukça savunmasız kılıyor.
ABD'nin 2026 yılı için reel GSYİH büyümesi IMF tarafından yüzde 2,1 olarak tahmin ediliyor (önceki tahmin yüzde 2,0 idi).
Rusya da ham petrol ihracatında, özellikle Hindistan'a yapılan satışlarda kayda değer bir artış gördü. Bu satış artışı, Rusya'nın yakıtla ilgili gelirlerinde 2022'den bu yana görülmeyen seviyelere ulaşan önemli bir yükselişe katkıda bulundu.
Bu gelişme, küresel tedarik zinciri baskılarını hafifletmeyi amaçlayan ABD yaptırımlarının ayarlanması bağlamında yaşanıyor.
Buna karşılık, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve daha geniş Avrupa Birliği dahil olmak üzere büyük petrol ithal eden ekonomiler önemli ekonomik zorluklarla karşı karşıya. Yerel enerji üreticileri için potansiyel gelir artışlarına rağmen, kişi başına düşen yüksek enerji tüketimiyle karakterize edilen ABD ekonomisi, yüksek küresel enerji fiyatlarına karşı genel olarak savunmasız.
Oxford Economics'teki analistler, petrol fiyatlarının varil başına 140 dolarda kalıcı olmasının ekonomik bir daralmayı tetikleyebileceğini öngörüyor.
Avrupalı ve İngiliz tüketiciler, artan ithal doğal gaz maliyetlerine karşı özellikle hassas. Mevcut fiyat eğilimleri devam ederse, yılın ilerleyen dönemlerinde enflasyona yüzde 5 katkı yapabilir.
Orta Doğu ham petrolüne büyük ölçüde bağımlı olan Asya ekonomileri de önemli zorluklarla karşılaşıyor. Örneğin, petrolünün yaklaşık yüzde 70'ini bölgeden ithal eden Güney Kore, borsasında düşüşler gözlemliyor ve yarı iletken üretimi gibi hayati sektörler için endişelerini dile getiriyor.
Sri Lanka, Bangladeş ve Filipinler gibi gelişmekte olan ülkeler, finansal sonuçları yönetmek için kemer sıkma önlemleri uyguluyor. Bu önlemler arasında yakıt karnesi ve geçici okul kapanışları yer alıyor; bu da enerji piyasasındaki dalgalanmanın neden olduğu yaygın ekonomik baskıyı yansıtıyor.
Daha geniş etki, küresel enerji arzının ve ekonomik istikrarın birbirine bağlılığını vurguluyor.
Mevcut durum, ulusal ekonomiler için enerji çeşitlendirmesinin ve tedarik zinciri esnekliğinin stratejik önemini vurguluyor. Bu aksaklıkların uzun vadeli etkileri, uluslararası ticaret ilişkilerini yeniden şekillendirebilir ve savunmasız bölgelerde alternatif enerji kaynaklarına geçişi hızlandırabilir.
### Etkileri
**Ülke Etkisi:** Çatışma bölgesi dışındaki petrol ve gaz ihraç eden Norveç ve Rusya gibi ülkeler ekonomik kazançlar elde ediyor. Buna karşılık, ABD, İngiltere ve AB gibi büyük ithalatçı ülkeler enflasyonist baskılar ve potansiyel ekonomik yavaşlamalarla karşı karşıya.
Gelişmekte olan Asya ekonomileri kemer sıkma önlemleri uyguluyor.
**Sektör Etkisi:** Enerji sektörü, Orta Doğu dışı petrol ve gaza olan talebin artmasıyla önemli değişimler yaşıyor. İmalat ve ulaşım gibi istikrarlı enerji fiyatlarına bağımlı sektörler, daha yüksek işletme maliyetleriyle karşılaşıyor.
Asya'daki yarı iletken endüstrisi, tedarik zinciri aksaklıkları konusunda özellikle endişeli.
**Piyasa Etkisi:** Küresel enerji piyasaları dalgalı seyrediyor, ham petrol ve doğal gaz fiyatlarını yukarı çekiyor. Bu dalgalanma, özellikle ithalata bağımlı bölgelerde hisse senedi piyasalarını etkiliyor ve dünya genelinde enflasyonist baskılara katkıda bulunuyor.
Tahvil piyasaları, enflasyonu dizginlemeyi amaçlayan merkez bankası tepkilerine yanıt verebilir.