Araç Emisyonları Küresel Çapta Her 45 Saniyede Bir Erken Ölüme Yol Açıyor
Araç emisyonları her 45 saniyede bir erken ölüme yol açıyor. Çözüm için elektrikli araçlara geçiş, trafik yoğunluğu ve eski araçların tasfiyesi şart.
Ayla Demirhan ·

Uluslararası Temiz Ulaşım Konseyi (ICCT) ve McGill Üniversitesi tarafından yayımlanan bağımsız araştırmalar, kara yolu taşımacılığından kaynaklanan hava kirliliğinin küresel ölçekte tahmin edilenden daha ağır sonuçlar doğurduğunu ortaya koydu. Dünya genelindeki araç emisyonları, her yıl yüz binlerce kişinin hayatını kaybetmesine ve çocukluk çağı hastalıklarının artmasına zemin hazırlıyor.
ICCT raporuna göre, yalnızca ABD'de 2024 yılı içerisinde yaklaşık 41.800 erken ölüm doğrudan araç kaynaklı hava kirliliğiyle ilişkilendiriliyor. ABD, aynı zamanda dünya genelinde araç emisyonlarıyla bağlantılı yeni çocuk astımı vakalarının yaklaşık onda birini tek başına oluşturuyor. Bu veriler, saatte ortalama beş Amerikalının ulaşım kaynaklı emisyonlar nedeniyle hayatını kaybettiğine işaret ediyor.
Uluslararası Temiz Ulaşım Konseyi
Küresel tablo ise emisyon krizinin boyutlarını daha net şekilde gözler önüne seriyor. Araştırma, kara yolu taşımacılığından kaynaklanan kirliliğin 2024 yılında dünya genelinde 700 bin erken ölüm ve 250 bin yeni çocuk astımı vakasıyla bağlantılı olduğunu tahmin ediyor. Verilere göre, küresel ölçekte her 45 saniyede bir kişi araç kirliliğine bağlı sağlık sorunları nedeniyle yaşamını yitiriyor.
Ultra ince parçacıkların dolaşım sistemine etkisi
Emisyonların insan sağlığı üzerindeki en büyük tehditlerinden birini ultra ince parçacıklar (UFP) oluşturuyor. McGill Üniversitesi araştırmacıları, büyük ölçüde araç egzozlarından çıkan bu mikroskobik kirleticilerin olağanüstü küçük boyutları sayesinde akciğerlerin en derin bölgelerine kadar inebildiğini vurguluyor.
Havada asılı kalan ve doğrudan kan dolaşımına karışabilen bu partiküller, kalp ve akciğer hastalıkları başta olmak üzere uzun vadeli kronik sağlık sorunlarını tetikliyor. Çalışmanın bulguları, günümüzde kentsel alanlarda yaşayan hemen herkesin farkında olmadan günlük olarak bu tehlikeli maddelere maruz kaldığını gösteriyor.
Üç aşamalı kentsel ulaşım stratejisi
Kanada'nın Toronto ve Montreal kentlerindeki iklim planlarını modelleyen
Uzmanlar, giderek büyüyen bu sağlık krizinin çözümünde yalnızca otomobilleri elektrikli hale getirmenin tek başına yeterli olmayacağının altını çiziyor. Kanada'nın Toronto ve Montreal kentlerindeki iklim planlarını modelleyen bilim insanları, 2030 yılına kadar araçların yaklaşık yarısının, 2040 yılına kadar ise neredeyse tamamının elektrikli hale gelmesini öngören bir senaryo hazırladı.
En yüksek faydanın sağlandığı bu strateji; elektrikli araç kullanımının hızla artırılmasının yanı sıra, özellikle 2007 öncesi üretilmiş dizel motorlu eski ağır ticari araçların hızla trafikten çekilmesi ve toplam trafik yoğunluğunun azaltılması adımlarını içeriyor. Ağır vasıtalar toplam araç sayısının küçük bir kısmını oluştursa da, halk sağlığını tehdit eden yoğun emisyonların orantısız derecede büyük bir kısmından sorumlu tutuluyor.
Bilim insanlarının hesaplamalarına göre; yoğunluğun kontrol altına alınması ve eski dizel filoların yenilenmesi, elektrikli araçlara geçiş beklenenden yavaş olsa dahi, Montreal'de 1.100 ve Toronto'da 2.500 olmak üzere 2021-2040 dönemi için toplamda 3.600'den fazla erken ölümü engelleyebilir. Şehir planlamacılarının ulaşım altyapısına getireceği yeni düzenlemeler, önümüzdeki çeyrek asırda küresel halk sağlığı istatistiklerinin temel belirleyicisi olacak.