
Atlas AI
TBMM Genel Kurulu, kamu alacaklarının yapılandırılmasından uluslararası yatırım teşviklerine kadar uzanan geniş kapsamlı vergi düzenlemelerini kabul ederek yasalaştırdı. Yeni paket, özellikle yurt dışından sermaye girişini hızlandırmayı, İstanbul Finans Merkezi’ni güçlendirmeyi ve teknoloji şirketlerine yönelik teşvikleri artırmayı hedefliyor. Düzenleme kapsamında kamu borçlarının 72 aya kadar faizli şekilde ertelenebilmesinin önü açıldı.
Borç yapılandırmasına ilişkin değişiklikte, toplam kamu borcu 1 milyon lirayı aşmayan mükelleflerden teminat aranmayacak. Bu tutarın üzerindeki borçlarda ise yalnızca aşan kısmın yarısı kadar teminat gösterilmesi yeterli olacak. Cumhurbaşkanına söz konusu limitleri artırma veya düşürme yetkisi verildi.
20 Yıllık Yurt Dışı Gelir İstisnası
Paketin en dikkat çekici başlıklarından biri, Türkiye’ye taşınacak yüksek gelir grubuna yönelik vergi avantajları oldu. Buna göre, son üç yılda Türkiye’de ikamet etmeyen gerçek kişiler, Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve gelirler için 20 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutulacak.
Düzenleme 1 Ocak 2026’dan itibaren Türkiye’de yerleşik kabul edilen kişiler için uygulanacak. Bu gelirler yıllık beyannameye dahil edilmeyecek ve yurt dışında ödenen vergiler Türkiye’de mahsup edilemeyecek. Hükümet, bu adımla özellikle uluslararası girişimciler, yatırımcılar ve uzaktan çalışan yüksek gelirli profesyonelleri Türkiye’ye çekmeyi amaçlıyor.
İstanbul Finans Merkezi İçin Yeni Adımlar
Yasa, İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik teşvikleri de genişletti. Finans merkezinde faaliyet gösteren kuruluşlara uygulanan yüzde 100 kurumlar vergisi indiriminin süresi 2047 yılına kadar uzatıldı. Ayrıca finansal faaliyet harçlarına yönelik muafiyet süresi beş yıldan 20 yıla çıkarıldı.
Uluslararası deneyime sahip çalışanlar için sağlanan gelir vergisi avantajı da tüm katılımcıları kapsayacak şekilde genişletildi. Hükümet son yıllarda İstanbul’u bölgesel finans merkezi olarak konumlandırmaya çalışırken, Körfez sermayesi ve uluslararası fon yönetim şirketlerini çekmeye yönelik teşvikleri artırıyor.
“Nitelikli Hizmet Merkezi” Modeli
Yeni düzenleme, Türkiye’de ilk kez “nitelikli hizmet merkezi” tanımını mevzuata ekledi. En az üç ülkede faaliyet gösteren ve gelirinin büyük bölümünü yurt dışındaki grup şirketlerinden sağlayan yapılar bu kapsamda değerlendirilecek.
Bu merkezler; finansal danışmanlık, dijital dönüşüm, veri analizi, risk yönetimi, hukuk danışmanlığı ve teknoloji hizmetleri gibi alanlarda faaliyet gösterecek. Bu şirketlerin yurt dışından elde ettiği kazançlara yüzde 95’e kadar kurumlar vergisi indirimi uygulanacak. İstanbul Finans Merkezi veya belirli endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren şirketler için bu oran yüzde 100’e çıkabilecek.
Düzenleme, Türkiye’nin yalnızca üretim merkezi değil aynı zamanda bölgesel yönetim ve hizmet üssü olma hedefini güçlendirmeyi amaçlıyor. Özellikle çok uluslu şirketlerin operasyon merkezlerini Türkiye’ye taşıması hedefleniyor.
Teknogirişim Şirketlerine Vergi Desteği
Teknoloji şirketleri için getirilen değişiklikler de paketin önemli başlıkları arasında yer aldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenen kriterlere sahip teknogirişim şirketlerinde çalışan personele verilen pay senetleri için uygulanan gelir vergisi istisnası yeniden düzenlendi.
İstisna üst limiti ilgili yıldaki brüt ücretin iki katı olarak belirlendi. Çalışanların elde ettikleri hisseleri kısa sürede satmaları halinde daha önce sağlanan vergi avantajlarının geri alınmasına yönelik yeni hükümler getirildi. Böylece çalışanların şirketlerde daha uzun süre ortak kalmaları teşvik ediliyor.
Ayrıca “Teknogirişim” rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin şarta bağlı sermaye artırımlarında Türk Ticaret Kanunu’nun bazı hükümlerinden muaf tutulmasının önü açıldı. Bu değişiklik, girişim sermayesi yatırımlarını hızlandırabilecek bir adım olarak değerlendiriliyor.
Varlık Barışı Düzenlemesi Genişletildi
Kanunda yer alan bir diğer önemli başlık ise yurt dışındaki varlıkların Türkiye’ye getirilmesine yönelik düzenleme oldu. Gerçek ve tüzel kişiler, yurt dışındaki para, altın, döviz ve menkul kıymetlerini 31 Temmuz 2027’ye kadar Türkiye’ye bildirerek sisteme dahil edebilecek.
Bildirim yapan kişiler için uygulanacak vergi oranı, varlıkların Türkiye’de tutulma süresine göre değişecek. Beş yıl sistemde tutulması taahhüt edilen varlıklar için vergi oranı sıfır olacak. Daha kısa süreli taahhütlerde ise yüzde 1 ila yüzde 5 arasında değişen oranlar uygulanacak.
Düzenleme kapsamında bildirilen varlıklara ilişkin vergi incelemesi yapılmayacak. Ancak varlıkların süresinde Türkiye’ye getirilmemesi veya taahhüt şartlarının ihlal edilmesi halinde koruma hükümleri ortadan kalkacak.
Üretim Şirketlerine Yüzde 12,5 Vergi
Kurumlar vergisi tarafında üretim şirketlerine yönelik önemli bir indirim de kabul edildi. Sanayi sicil belgesine sahip üretim şirketleri ile tarımsal üretim yapan kurumların üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar için kurumlar vergisi oranı yüzde 12,5 olarak uygulanacak.
Bu hüküm 2027 ve sonrasındaki vergilendirme dönemlerinde geçerli olacak. Ancak bu şirketler aynı kazançlar için ihracat gelirlerine uygulanan ek vergi indiriminden yararlanamayacak.
Ekonomi yönetimi son dönemde yüksek teknoloji üretimi ve ihracata dayalı büyüme modelini öne çıkarırken, vergi avantajlarının yatırım kararları üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Bununla birlikte bütçe gelirleri üzerindeki etkisi ve teşviklerin ne ölçüde yabancı yatırım çekeceği önümüzdeki dönemde yakından izlenecek.
2 Haziran’a Kadar Ara Verildi
TBMM Genel Kurulu’nda düzenlemenin kabul edilmesinin ardından Danışma Kurulu önerisi doğrultusunda bugünkü birleşim yapılmadı. Meclis çalışmalarına 2 Haziran Salı günü devam edecek.
Ekonomi çevrelerinde yeni paketin özellikle uluslararası sermaye hareketleri, teknoloji yatırımları ve İstanbul Finans Merkezi üzerindeki etkileri tartışılıyor. Buna karşın düzenlemenin mali disiplin üzerindeki uzun vadeli etkileri ve vergi gelirlerinde yaratabileceği olası kayıplar konusunda soru işaretleri sürüyor.