T24'ün erişim engeli itirazına ret: Karar AYM'ye taşınıyor
T24’ün internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engeline yaptığı itiraz reddedildi.
Atlas Newsdesk ·

İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliği, haber sitesinin erişim engeli itirazını reddetti; yayın kuruluşu kararı AYM'ye götüreceğini açıkladı.
Uyuşmazlığın merkezinde, belirli yazılara yönelik suçlamalar üzerinden sitenin bütününe uygulanan kısıtlamanın kapsamı bulunuyor. Yayın kuruluşu, başvurusunda tek tek içeriklere müdahale edilebilecekken bütün siteye erişimin kesilmesinin ifade ve basın özgürlükleriyle birlikte mülkiyet hakkını da ihlal ettiğini savundu. Bu değerlendirmeler, kuruluşun karara karşı ileri sürdüğü hukuki itirazları oluşturuyor.
İtiraz reddedildi, AYM başvurusu duyuruldu
Aktarılan süreçte, ilk erişim kısıtlaması 30 Eylül tarihinde İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından kararlaştırıldı. Haber sitesi ertesi gün, 1 Ekim'de bu işleme itiraz etti; ret kararının ardından ise uyuşmazlığı Anayasa Mahkemesi'ne taşımayı planladığını bildirdi.
İlk kararın kapsamı yalnızca internet sitesiyle sınırlı değildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “Ailem Güvende” isimli soruşturmayla bağlantılı açıklamasında kuruluşun sosyal medya hesaplarının da karara dahil edildiğini ve uygulama için Siber Güvenlik Başkanlığı'na bildirim yapıldığını belirtti. Hesapların ayrı ayrı hangileri olduğu ise verilen bilgilerde açıklanmıyor.
Savcılık, müdahale talebini LGBT propagandası olarak nitelediği 118 içeriğe dayandırdı ve bunların bir yıllık dönemde yayımlandığını ileri sürdü. İçeriklerin bu şekilde sınıflandırılması savcılığın değerlendirmesi; yayın kuruluşunun dilekçesi ise hem bu zaman aralığına hem de müdahalenin hukuki dayanağına itiraz ediyor.
118 içeriğin tarihleri ihtilaf konusu
Kuruluşun dilekçesine göre, dosyadaki 118 içeriğin yalnızca 21'i belirtilen bir yıllık döneme ait. Başvuruda bazı yazıların beş, 10 ve 15 yıl önce yayımlandığı ifade edilerek savcılığın güncellik değerlendirmesine karşı çıkıldı. Dolayısıyla tarafların anlatımları, aynı içerik grubunun hangi döneme ait olduğu konusunda ayrışıyor.
Yazarların kurumla ilişkisi de itirazın bir başka dayanağını oluşturdu. Dilekçede, içeriklerin ilişkilendirildiği 57 yazardan 22'sinin kuruluşla bağının yıllar önce sona erdiği belirtildi. Bu sayı, başvuruda yazıların tamamının yakın dönemde üretilmiş olduğu iddiasına karşı sunulan bilgiler arasında yer aldı.
İtirazda ayrıca içeriklerin nasıl tespit edildiğine yönelik hukuka aykırılık iddiası bulunuyor. Kuruluş, araştırmada kullanılan yöntemin Anayasa Mahkemesi'nin daha önce hukuka aykırı bulduğu bir uygulama olduğunu savundu. Ancak bu değerlendirmeye dayanak gösterilen yüksek mahkeme kararının tarihi, numarası ve ilgili hükmü aktarılan bilgiler arasında bulunmuyor.
Site çapındaki engelin ölçülülüğü tartışılıyor
Yayın kuruluşu, dilekçesinde tartışma konusu köşe yazılarının görüş ve değerlendirme içerdiğini vurguladı. Bu metinlerin toplum ve aile bakımından nasıl bir zarar oluşturduğunun somut biçimde ortaya konulmadığını savunarak kararın gerekçesine karşı çıktı.
Başvurunun hukuki itirazlarından biri de 5,7 bin sayılı Kanun'un 8/A maddesiyle ilgili. Kuruluş, yazılara atfedilen etkiler ile bu maddede düzenlenen müdahale amaçları arasında somut bağlantı kurulmadığını ileri sürdü. Dilekçe, görüş açıklama özgürlüğüne getirilen sınırlamanın gerekçesinin bu nedenle yeterli olmadığı tezini taşıyor.
Teknik kapsam bakımından ise kuruluş, içerik bazında engellemenin mümkün olduğunu belirterek daha dar bir müdahaleyle bütün siteyi kapsayan karar arasındaki farka dikkat çekti. İtirazın bu bölümü yalnızca yazıların niteliğine değil, seçilen tedbirin sınırlarına odaklanıyor.
Dilekçede ayrıca ilk hâkimliğin savcılık talebini başlangıçta kabul etmediği, daha sonra yapılan itiraz üzerine tutumunu değiştirdiği ileri sürüldü. Kuruluş, bu değişikliğin nedenlerinin kararda açıklanmadığını savundu; mevcut bilgilerde bu iddiaya ilişkin ayrı bir yargı açıklaması bulunmuyor.
Kuruluşun duyurusu, Anayasa Mahkemesi'ne başvurma niyetini ortaya koyuyor; başvurunun tamamlandığını gösteren bir tarih veya kayıt bilgisi paylaşılmıyor. İtirazı reddeden kararın ayrıntılı gerekçesi de aktarılmadığından, içeriklerin tarihine ve tedbirin kapsamına yönelik savunmaların nasıl değerlendirildiği henüz açık değil.