Türk savunma sanayii ihracatı 2025’te %48 arttı

Türk savunma sanayii ihracatı 2025’te %48 arttı; sözleşme hacmi %80 büyüdü, ciro 20 milyar doların üstüne çıktı.

Cuneyd Erdogan ·

Türk savunma sanayii ihracatı 2025’te %48 arttı

Türkiye savunma sanayii, 2025’te ihracat ve yeni sözleşme hacminde hızlı bir genişleme kaydetti. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün, 25 Mart 2026’da Ankara’da düzenlenen 21. KOBİ Zirvesi’nde sektörün bir önceki yıla göre ihracatta %48, sözleşme hacminde %80 büyüdüğünü açıkladı.

Görgün’ün verdiği çerçeveye göre sektörün toplam cirosu 20 milyar doların üzerine çıktı. Yerlilik oranı %80’i geçti. Bu iki gösterge, üretim zincirinde yerli tedarik payının arttığını ve sektörün ölçek büyüttüğünü işaret ediyor.

SSB, büyümenin arkasındaki ana kaldıraçlardan birini KOBİ’ler olarak tanımlıyor. Kurum, KOBİ’lerin sanayileşme faaliyetlerindeki iş payını artırmayı öncelik olarak konumlandırıyor. Projelerde ana sistemlerin kritik bileşenlerinin yerli imkânlarla geliştirilmesini destekleyen yaklaşım, dışa bağımlılığı azaltma ve tedarik sürekliliği sağlama hedefiyle doğrudan bağlantı kuruyor.

Sektörün mevcut ekosistem ölçeği de büyümenin kurumsal tabanını gösteriyor. Savunma sanayii ekosistemi 4 binden fazla firmayı, 1400’ün üzerinde projeyi ve 100 binden fazla doğrudan istihdamı kapsıyor. Bu yapı, büyük yükleniciler ile alt yüklenici ağının birlikte çalıştığı bir üretim ve Ar-Ge düzenine işaret ediyor.

Görgün, Türkiye’nin kurduğu ekosistemin bazı ülkeler için “rol model” olarak görüldüğünü ve yalnızca ürünlerin değil, kurumsal ve yasal işleyiş modellerinin de talep edildiğini söyledi. Bu vurgu, savunma sanayiinin ihracatının sadece platform ve alt sistem satışlarıyla sınırlı kalmayıp, süreç tasarımı ve yönetişim pratikleri gibi alanlara da uzanabildiğini gösteriyor.

Politika tarafında SSB’nin mesajı, tedarik zincirini derinleştirme ve kritik bileşenlerde yerli geliştirme kapasitesini artırma ekseninde toplanıyor. Bu yaklaşım, ihracat artışıyla birlikte üretim planlaması, kalite standartları, sertifikasyon ve teslimat takvimi yönetimi gibi alanlarda kurumsal kapasite ihtiyacını da büyütüyor. Ekosistemin genişliği, finansmana erişim, nitelikli işgücü ve proje yönetimi disiplinleri üzerinden kamu-özel koordinasyonunu daha kritik hale getiriyor.

Açıklanan büyüme oranları, 2025 performansının hem dış satış hem de ileriye dönük iş yükü (sözleşme hacmi) tarafında genişlediğini ortaya koyuyor. Bu tablo, savunma sanayiinin Türkiye’de sanayi politikası, teknoloji geliştirme ve ihracat stratejisi kesişiminde daha merkezi bir konuma yerleştiğine işaret ediyor.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: İhracat ve sözleşme hacmindeki artış, Türkiye’nin sanayi ve teknoloji politikalarında savunma ekosisteminin ağırlığını artırabilir. Yerlilik oranındaki yükseliş, tedarik güvenliği ve dışa bağımlılık tartışmalarını düzenleme ve teşvik başlıklarına taşıyabilir.

Sektör Etkisi: KOBİ’lerin iş payını artırma hedefi, ana yüklenici–alt yüklenici ilişkilerinde sözleşme yapıları, kalite standartları ve teslimat yönetimi süreçlerini daha belirleyici hale getirebilir. Kritik bileşenlerin yerli geliştirilmesi, sertifikasyon ve üretim kapasitesi yatırımlarını öne çıkarabilir.

Piyasa Etkisi: Sözleşme hacmindeki büyüme, savunma sanayii şirketlerinin gelir görünürlüğünü ve nakit akışı zamanlamasını etkileyen bir kanal oluşturabilir. İhracat artışı, döviz gelirleri üzerinden şirket bilançoları ve sektör finansmanı koşullarına yansıyabilir.

More stories