ABD, mahkeme kararlarına rağmen göçmenleri üçüncü ülkelere sınır dışı etme uygulamasını artırıyor.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti, bu tür sınır dışı edilen kişileri kabul eden 28 ülkeden biri oldu.
17 Nisan'da 15 Güney Amerikalı göçmen KDC'ye gönderildi.
Bu uygulama, yasal korumaları olan göçmenlerin bile farklı ülkelere gönderilmesine yol açıyor.
ABD hükümeti, KDC'den zulüm veya işkence olmayacağına dair güvenceler aldığını belirtiyor.

Atlas AI
ABD'nin Sınır Dışı Stratejisinde Değişim
Amerika Birleşik Devletleri, göçmenleri kendi ülkeleri dışındaki üçüncü devletlere gönderme uygulamasını yaygınlaştırıyor. Bu durum, ABD mahkemelerinin işkence veya zulüm riski nedeniyle göçmenlerin ana vatanlarına gönderilmesini engellediği durumlarda bile gerçekleşiyor. Geçen yıl Şubat ayında ivme kazanan bu yaklaşım, çeşitli ülkelerle yapılan anlaşmalarla sınır dışı edilen kişilerin kabulünü içeriyor.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC), bu tür kişileri kabul eden 28 ülke arasına katıldı ve 17 Nisan'da 15 Güney Amerikalı göçmen buraya ulaştı.
Mahkeme Kararlarına Rağmen Uygulama
Bu gelişme, federal bir yargıcın 37 yaşındaki Güney Amerikalı Jose Yugar-Cruz'un KDC'ye sınır dışı edilmesine izin vermesiyle gündeme geldi. Yugar-Cruz, daha önce kendi ülkesine sınır dışı edilmesini engelleyen bir mahkeme kararı almıştı. 000 göçmen bu tür korumalardan faydalanmıştı. ABD hükümeti, bu korumalara rağmen üçüncü ülkelere sınır dışı işlemlerini sürdürüyor. Yetkililer, KDC'nin bu kişilere yönelik zulüm veya işkence olmayacağına dair güvenceler verdiğini belirtiyor.
Uygulamanın Arka Planı ve Etkileri
Geçmişte, bu tür koruma kararı alan göçmenler, kendi ülkeleri dışındaki bir yere sınır dışı edilmelerinin lojistik zorlukları nedeniyle ABD'de süresiz kalabiliyorlardı. Ancak mevcut yönetim, bu tür sınır dışı işlemlerini kolaylaştırmak için diğer ülkelerle aktif olarak anlaşmalar yapıyor. Bu yaklaşım, bazı çevrelerce yasal korumaları aşma ve sınır dışı süreçlerini hızlandırma çabası olarak görülüyor.
Bu durum, kişilerin hiçbir bağlarının veya dil becerilerinin olmadığı ülkelere gönderilme riskini beraberinde getiriyor.
Genişleyen Anlaşmalar ve Belirsizlikler
ABD'nin bu stratejisi, göçmenlik politikalarında önemli bir değişiklik anlamına geliyor. KDC'nin yanı sıra, bu tür anlaşmaların yapıldığı diğer ülkelerin kimler olduğu ve bu ülkelerin göçmenlerin güvenliğini ne ölçüde sağlayabileceği konusunda belirsizlikler bulunuyor. Bu uygulamanın, uluslararası hukuk ve insan hakları standartları açısından doğurabileceği sonuçlar da tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Göçmenlerin yeni ülkelerdeki entegrasyon süreçleri ve karşılaşabilecekleri zorluklar da önemli bir endişe kaynağıdır.


