Şizofrenide yeni umut: 27 yıllık sesler VR terapisiyle sustu

VR terapisi, 270 kişilik CHALLENGE denemesinde işitsel halüsinasyonların 12 haftalık şiddetini azaltırken yapay zekâ destekli klinik araçlara kapı araladı.

Atlas Newsdesk ·

Şizofrenide yeni umut: 27 yıllık sesler VR terapisiyle sustu

VR terapisi, 270 kişilik klinik denemede işitsel halüsinasyonların 12 haftalık şiddetini azalttı. Sonuç, psikiyatride yeni bir uygulama alanı açıyor.

270 kişilik CHALLENGE denemesi

Kopenhag Üniversite Hastanesi ruh sağlığı hizmetleri bünyesindeki VIRTU Araştırma Grubu, şizofreni spektrum bozukluğu olan ve kalıcı sesler duyan hastalarda sanal gerçeklik destekli bir tedaviyi sınadı. CHALLENGE adlı denemede 270 katılımcı yer aldı; VR grubundaki hastalar yedi seans alırken karşılaştırma grubunda standart bakıma ek destekleyici danışmanlık uygulandı.

The Lancet Psychiatry dergisinde 2025'te yayımlanan çalışmaya göre VR terapisi, 12 haftanın sonunda kontrol grubuna kıyasla işitsel halüsinasyonların genel şiddetini azalttı. Katılımcılar ayrıca 12. ve 24. haftalarda sesleri daha seyrek duyduklarını bildirdi.

Çalışmanın merkezindeki yaklaşım, hastanın zihninde duyduğu baskın sesi sanal bir avatara dönüştürüyor. Terapist, ses dönüştürme yazılımıyla avatarı konuşturuyor; hasta da bu temsil ile kontrollü bir klinik ortamda karşı karşıya geliyor.

Ses avatarı terapi odasında

Vibeke Andersen, bu yöntemi deneyen hastalardan biriydi. 53 yaşındaki Andersen'a paranoid şizofreni tanısı konmuş, 27 yıl boyunca kendisini değersizleştiren sesler nedeniyle defalarca psikiyatri hastanelerinde tedavi görmüştü.

2020'de kendisine sunulan tedavi, kaçmaya çalıştığı sesi sanal gerçeklik gözlüğüyle görmesini ve ona cevap vermesini gerektiriyordu. Andersen'ın tariflerine göre avatarın görünümü ve sesi ayarlandı; seanslarda terapist, onun normalde duyduğu cümleleri avatar üzerinden tekrarladı.

VIRTU araştırma grubunun başkanı ve Kopenhag Üniversitesi Psikoloji Bölümü doçenti Louise Birkedal Glenthøj, yöntemin hastaya sese karşı çıkma ve kontrol duygusunu yeniden kurma fırsatı verdiğini söyledi. Glenthøj, bazı hastalarda sürecin zorlayıcı olabildiğini, bu nedenle terapinin hızının kaygı tepkisine göre ayarlandığını belirtti.

Andersen için süreç dördüncü veya beşinci seansa gelindiğinde tedaviyi bırakmayı düşündürecek kadar ağırlaştı. Buna rağmen devam etti; son seans olarak planlanan güne geldiğinde sesin kaybolduğunu, altı ay sonraki kontrolde de geri dönmediğini söyledi.

Andersen, tedaviden beş yıl sonra seslerin dönmediğini belirterek, "Artık özgürüm. Hep hayalini kurduğum hayatı yaşıyorum" dedi. Sosyal hizmet uzmanı olmak için eğitime başladığını da aktardı.

Psikiyatride daha geniş hedef

VIRTU programı yalnızca psikozla sınırlı değil. Glenthøj'ye göre daha geniş araştırma hattı, farklı ruh sağlığı bozukluklarını kapsayan çalışmalarda yaklaşık 1.000 katılımcıya ulaştı ve bazı VR tedavileri Danimarka'daki psikiyatri hizmetlerinde kullanılmaya başladı.

Ele alınan hastalık yükü küresel ölçekte yüksek. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre şizofreni yaklaşık 23 milyon kişiyi, yeme bozuklukları yaklaşık 16 milyon kişiyi, kaygı bozuklukları ise yaklaşık 359 milyon kişiyi etkiliyor; otizm için küresel oran her 127 kişide bir olarak bildiriliyor.

Araştırmacıların incelediği hipotez, hastanın yalnızca zihninde yaşadığı belirtinin görülebilen ve yanıt verilebilen bir temsile çevrilmesiyle kontrol duygusunun artabileceği yönünde. Ekip bu süreci dışsallaştırma olarak tanımlıyor ve VR'nin günlük yaşam ile terapi odası arasında köprü kurduğunu savunuyor.

Yöntem yeme bozuklukları, sosyal kaygı, otizm ve depresyon çalışmalarına da uyarlanıyor. Yeme bozukluğu olan bazı hastalarda eleştirel iç sesi temsil eden avatarlar kullanılırken, paranoya ve kaygı için sosyal durumlar sanal ortamda yeniden kuruluyor.

YZ için klinik güvenlik

Bir sonraki aşama, yapay zekânın tedaviye nasıl katılabileceği üzerine kurulu. Glenthøj, tüm hastalara yüz yüze terapi sunmanın mümkün olmadığını, güvenli ve etik sınırlar içinde geliştirilen YZ araçlarının kapasite sorununu hafifletebileceğini söyledi.

Planlanan modellerden biri, hastaların klinik dışında kullanabileceği yapay zekâ destekli sanal terapist. Bu araç, yüz yüze tedaviyi tamamlayan hastaların evde başa çıkma stratejilerini tekrar etmesine ve belirtiler döndüğünde öğrendikleri yanıtları hatırlamasına yardımcı olabilir.

Eğer 12 ve 24 haftalık bulgular daha geniş klinik uygulamada korunursa, VR terapisi psikiyatri hizmetlerinde kısa ve yapılandırılmış müdahaleler için yeni bir kanal sağlayabilir. Eğer yapay zekâ desteği yeterli klinik denetim olmadan yayılırsa, ağır psikiyatrik belirtileri olan hastalarda güvenlik ve etik sınırlar başlıca engel olarak kalır.

More stories

Son haberler