Sıcak hava nedeniyle acil servis başvuruları artıyor: Uzmanlar uyarıyor

Artan sıcaklıklar nedeniyle acil servislere başvurular yükseldi, özellikle risk grupları ve sıcak çarpması belirtileri için dikkatli olunması gerekiyor.

Hazal Anyalı ·

Sıcak hava nedeniyle acil servis başvuruları artıyor: Uzmanlar uyarıyor

Haziran ayında yükselen hava sıcaklıkları nedeniyle acil servislere sıcakla ilişkili rahatsızlıklar için yapılan başvurular arttı. Acil tıp uzmanları, özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı olanlar ve açık alanda çalışanların risk altında olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Polat Durukan, yüksek sıcaklıkların vücutta sıvı ve mineral kaybını hızlandırdığını ve uygun önlemler alınmadığında ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguluyor.

Uzun süre doğrudan güneşe maruz kalmak, yetersiz sıvı alımı ve yoğun fiziksel efor, sıcak bitkinliği ve sıcak çarpması gibi tabloları tetikleyebiliyor. Bu durumlar, vücudun ısı düzenleme mekanizmasını bozarak başta sinir sistemi ve dolaşım olmak üzere pek çok sistemi etkileyebiliyor. Uzmanlara göre belirtiler fark edildiğinde hızlı hareket etmek hayati önem taşıyor.

Sağlık profesyonelleri, yaz aylarında görülen diğer etkenlerin de acil servis yoğunluğunu artırdığını ifade ediyor. Trafik kazaları ve açık hava aktivitelerine bağlı yaralanmalar, sıcak hava kaynaklı başvurulara eklenince hastanelerde bekleme süreleri uzayabiliyor. Bu nedenle koruyucu adımların bireysel düzeyde ciddiyetle uygulanması isteniyor.

Risk grupları ve klinik tablo

Sıcak çarpmasının başlıca belirtileri arasında yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma, bilinç bulanıklığı, nefes darlığı ve çarpıntı bulunuyor. Bu işaretlerden biri ya da birkaçı görüldüğünde, kişinin gecikmeden serin bir ortama alınması ve tıbbi değerlendirme için sağlık kuruluşuna başvurması öneriliyor. Tedavide gecikme, organ hasarına varabilen ciddi sonuçlara yol açabiliyor.

Risk gruplarında tablo daha hızlı ağırlaşabiliyor. Yaşlı bireyler, kronik hastalığı olanlar, küçük çocuklar ve güneş altında çalışanlar için sıvı dengesi daha hassas seyrediyor. Prof. Dr. Polat Durukan, bu grupların gün içindeki planlarını serin ve gölgeli alanlara göre düzenlemesini, gerektiğinde yakınlarından destek almasını tavsiye ediyor.

Sıcakta güvenli kalmak için öneriler

Uzmanlar, saat 11.00 ile 16.00 arasında doğrudan güneş altında bulunmaktan kaçınılmasını, mümkün olduğunca gölgede kalınmasını ve aktivitelerin daha serin saatlere kaydırılmasını öneriyor. Bol su tüketimi, açık renkli ve hafif giysilerin tercih edilmesi, şapka ve güneşten koruyucu ekipman kullanımı da koruyucu önlemler arasında sayılıyor.

Gün boyunca terleme ile kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konması gerekiyor. Kronik hastalığı olanların ve yaşlıların, hekimlerinin önerdiği sıvı tüketimi çerçevesinde daha dikkatli olması isteniyor. Kafeinli ve aşırı şekerli içecekler yerine suya öncelik verilmesi tavsiye ediliyor.

Ailelere, çocukların kapalı araçlarda kesinlikle yalnız bırakılmaması çağrısı yapılıyor. Araç içi ısısı kısa sürede tehlikeli düzeylere ulaşabildiği için, “kısa süre” dahi risk oluşturuyor. Açık alan etkinliklerinde düzenli gölge molaları verilmesi ve suya erişimin kolaylaştırılması da öneriler arasında.

Yaz boyunca duyarlı davranmak, risk belirtileri ortaya çıktığında vakit kaybetmeden tıbbi yardım istemek ve kişisel koruyucu önlemleri sürdürmek, sıcakla ilişkili sağlık sorunlarının önüne geçilmesine yardımcı olabilir.

More stories