Schneider Electric sürdürülebilirlik hedefinde ilerliyor

Schneider Electric sürdürülebilirlik hedefinde ilerliyor; emisyon azaltımı, 1.500 tedarikçi programı ve 129,5 milyon MWh tasarruf öne çıktı.

Cuneyd Erdogan ·

Schneider Electric sürdürülebilirlik hedefinde ilerliyor

Schneider Electric, 2026 sonu için koyduğu sürdürülebilirlik hedeflerine yaklaşırken emisyon azaltımı, tedarik zinciri dönüşümü ve müşterilerde enerji verimliliği sonuçlarını aynı çatı altında raporladı. Şirket, sürdürülebilirlik performansını 2026 için tanımladığı 4,20 puanlık hedefe göre izliyor ve bu göstergede ilerleme kaydettiğini duyurdu.

Şirketin kendi operasyonlarında karbonsuzlaşma tarafında iki ayrı emisyon sepeti öne çıkıyor. 2017 baz yılına kıyasla Kapsam 1 ve 2 emisyonlarında yüzde 82 azalma var. Değer zincirinin daha geniş bölümünü kapsayan Kapsam 3 emisyonları da 2021’e göre yüzde 12 geriledi; bu kalem, tedarikçiler ve ürünlerin kullanım aşaması gibi şirket dışı kaynaklı etkileri içerdiği için kurumsal risk yönetiminde ayrı izleniyor.

Schneider Electric

Schneider Electric, sürdürülebilirlik iddiasını yalnızca kendi emisyonlarıyla sınırlı tutmayıp müşteri tarafındaki enerji verimliliği çıktılarıyla da gerekçelendiriyor. Yılın ilk yarısında şirketin çözümleri, müşterilerin 129,5 milyon MWh enerji tasarrufu sağlamasına yardımcı oldu. Bu tasarrufun 50 milyon tonun üzerinde emisyonu önlediği belirtildi; 2018’den bu yana önlenen kümülatif emisyon miktarı ise 913 milyon ton seviyesine ulaştı.

Tedarik zincirinde ise ölçekli bir program devreye alındı. Şirket, 1.500 tedarikçiyi kapsayan bir karbonsuzlaştırma programı başlattı ve programın merkezine ölçüm ile hedef belirleme süreçlerini koydu. Bu kapsamda yapay zekâ destekli dijital araçlarla tedarikçilerin emisyon verisi toplaması ve azaltım planlarını standardize etmesi hedefleniyor.

Ürün tarafında tasarım değişiklikleri, düzenleyici uyum ve maliyet yapısı açısından da önem taşıyor. Şirket, ürün tasarımlarının yüzde 27’sini döngüsellik ve “çevresel mükemmellik” kriterlerine uyacak şekilde yenilediğini açıkladı. Bu yaklaşım, ham madde kullanımı, yeniden kullanım ve yaşam döngüsü yönetimi gibi başlıkların hem tedarik riskleri hem de müşteri satın alma kriterleri üzerindeki etkisini artırdığı bir döneme denk geliyor.

Sosyal etki başlığında

Sosyal etki başlığında, 2026’nın ikinci çeyreği itibarıyla 2,2 milyondan fazla kişiye sürdürülebilir elektrik erişimi sağlandığı bilgisi paylaşıldı; projelerin ağırlıkla Afrika ve Hindistan’da yürüdüğü belirtildi. Şirket ayrıca “Impact 2030” çerçevesini çalışan gelişimi ve tesis verimliliği hedefleriyle operasyonlarına entegre etmeyi sürdürdüğünü aktardı. Bu tür programlar, şirketlerin ESG denetimleri, iş gücü sürekliliği ve operasyonel dayanıklılık göstergeleriyle daha doğrudan ilişkilendiriliyor.

Geniş çerçevede açıklanan göstergeler, enerji verimliliği teknolojileri, elektrifikasyon ve tedarik zincirinde karbon muhasebesi gibi alanlarda standartların sıkılaştığı bir dönemde kurumsal yönetişim açısından okunuyor. Şirketin açıkladığı ölçekli tedarikçi programı ve Kapsam 3 azaltımı, raporlama yükümlülükleri ve sınırda karbon düzenlemeleri gibi araçların yaygınlaştığı küresel ortamda, veri kalitesi ve izlenebilirliğin rekabet unsuru haline geldiğini gösteriyor.

Önümüzdeki dönemde izlenecek ana başlıklar, 1.500 tedarikçinin programa fiilen ne ölçüde entegre olduğu, Kapsam 3 azaltımının hangi alt kalemlerden geldiği ve ürün döngüselliği çalışmalarının maliyet, tedarik güvenliği ve satış karmasına nasıl yansıdığı olacak. Aynı şekilde müşteri tarafındaki enerji tasarrufu ve önlenen emisyon rakamlarının doğrulama yöntemleri, sürdürülebilirlik iddialarının finansman maliyeti ve yatırımcı değerlendirmeleriyle bağ kurduğu için önemini koruyor.

Ülke Etkisi: Bu tür açıklamalar, faaliyet gösterilen ülkelerde iklim raporlama ve tedarik zinciri şeffaflığına dönük düzenlemelere uyum baskısını görünür kılabilir. Kamu alımları ve teşvik tasarımlarında enerji verimliliği kriterlerinin ağırlığı artarsa, benzer performans göstergeleri yerel pazarlarda rekabet koşullarını etkileyebilir.

Sektör Etkisi: Elektrik, otomasyon ve enerji yönetimi şirketlerinde Kapsam 3 ölçümü ve tedarikçi programları daha merkezi hale gelebilir. Büyük ölçekli tedarikçi ağları, veri toplama standartları ve dijital doğrulama araçları üzerinden yeni operasyonel maliyetler ve farklılaşma alanlarıyla karşılaşabilir.

Piyasa Etkisi: Kapsam 1-2-3 azaltımı ve tedarikçi kapsamı gibi metrikler, sürdürülebilirlik bağlantılı finansman koşulları ve yatırımcı tarama kriterleri üzerinden sermaye maliyetini etkileyebilir. Müşteri enerji tasarrufu çıktıları, gelir dayanıklılığı ve sözleşme süreleri gibi kanallar üzerinden nakit akışı beklentilerine yansıyabilir.

More stories