Suudi Arabistan'ın 2018'den bu yana en büyük üç aylık açığı, proje, askeri ve ulaştırma harcamalarındaki büyük artıştan kaynaklandı.
Krallık, bölgesel belirsizlik ve ekonomik zorluklar karşısında önemli döviz rezervlerini koruyarak açığı iç borçlanma ile finanse etti.
Genel ekonomideki yavaşlamaya rağmen, yüksek küresel petrol fiyatları ve başarılı ihracat yönlendirmeleri önemli devlet gelirlerini sürdürmeye yardımcı oldu.

Atlas AI
Harcama Artışı İçin Borçlanma Yükseliyor
Suudi Arabistan, genişleyen kamu harcama programını finanse etmek amacıyla iç borçlanmaya daha fazla yöneliyor. Bu durum, ülkenin 2018'den bu yana en büyük üç aylık bütçe açığını yaşamasına neden oldu. Krallık, önemli döviz rezervlerini kullanmak yerine, açığı kapatmak için yerel özel bankalardan sermaye sağladı.
Bu strateji, yavaşlayan ekonomiyi canlandırmak ve bölgesel baskıları yönetmek amacıyla devlet harcamalarında büyük bir artışı destekledi. Ulusal Borç Yönetimi Ofisi'nden edinilen bilgilere göre, yılın finansman ihtiyaçlarının çoğu, bölgesel çatışmaların son dönemdeki tırmanışından önce güvence altına alındı.
Teşvikler Rekor Açığı Tetikliyor
İlk çeyrekteki mali açık, kamu harcamalarındaki önemli bir artıştan kaynaklandı. Yeni kalkınma projelerine yapılan harcamalar, bir önceki yılın aynı dönemine göre %50'den fazla yükselerek, temel girişimleri hızlandırma çabasını gözler önüne serdi.
Proje finansmanının yanı sıra, askeri ve ulaştırma sektörleri için ayrılan bütçelerde de önemli artışlar görüldü. Bu harcama artışı, krallığın genel ekonomik büyümesinin yılın ilk çeyreğinde yavaşladığı bir döneme denk geldi.
Ekonomik Baskılar ve Gelir Dayanıklılığı
Petrol dışı ekonomi zorluklarla karşılaşsa da, krallığın maliyesi enerji piyasasındaki olumlu koşullarla desteklendi. Goldman Sachs analistleri, Suudi petrol gelirlerinin küresel fiyatlardaki artış nedeniyle yaklaşık %10 yükseldiğini tahmin ediyor.
Bu gelir artışı, Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıkların etkisini dengeledi. Krallık, petrol ihracatının çoğunu Kızıldeniz'deki batı limanlarına yönlendirerek bu zorlukları başarıyla aştı.
Riyad, aynı zamanda stratejik konumunu kullanarak Körfez bölgesi için kritik bir lojistik merkezi olma statüsünü güçlendiriyor. Bu çabalar, malların sürekli akışını desteklemeyi ve ekonomisini deniz geçiş noktalarındaki tıkanıklıklardan korumayı hedefliyor.
Geleceğe yönelik olarak, yetkililer ek finansman gerekmesi halinde yerel piyasalara ve özel anlaşmalara bağımlılığın devam edeceğini belirtiyor. Bu yaklaşım, dış şoklara karşı bir tampon olarak güçlü döviz rezervlerini koruma stratejik önceliğini işaret ediyor.


