Yeni çözüm sürecinde toplumsal ve siyasi risk faktörleri

Yeni çözüm sürecinin başarısı; söylem uyumu, bölgesel aktörlerin etkisi ve toplumsal kapsayıcılığın sağlanması gibi kritik riskler taşıyor.

Atlas Newsdesk ·

Yeni çözüm sürecinde toplumsal ve siyasi risk faktörleri

Yeni çözüm sürecinin başarısı, iktidar ve Kühareketi arasındaki söylem uyumuna ve sürecin toplumsallaşma düzeyine bağlı görünüyor. İktidar yanlısı medya organlarının sürece yönelik mesafeli tutumu, kamuoyu desteğinin konsolide edilmesinde bir engel teşkil ediyor. Sürecin kapsayıcı bir dille yürütülmemesi, toplumsal mutabakatın sağlanmasını zorlaştırıyor.

Siyasi riskler açısından, süreç karşıtı muhalefet partilerinin etkisi sınırlı kalsa da, bu grupların sığınmacı karşıtlığı gibi popülist söylemler üzerinden süreci manipüle etme potansiyeli bulunuyor. Bölgesel aktörlerden İran ve İsrail’in, Türkiye’nin iç istikrarını güçlendirecek bir çözüm sürecine karşı stratejik direnç gösterme ihtimali dış politika riskleri arasında yer alıyor.

Alevilik gibi hassas toplumsal başlıklarda kullanılan dışlayıcı dil, sürecin geniş tabanlı desteğini zayıflatıyor. Sürecin yasal zeminde meşruiyet kazanması için Selahattin Demirtaş gibi aktörlerin rol alması, toplumsal sahiplenmeyi artırabilecek bir faktör olarak değerlendiriliyor. Sürecin başarısı, tarafların konuyu kendi tekellerinde tutma eğiliminden vazgeçip kapsayıcı bir siyasi çerçeve oluşturmalarına bağlı.

More stories