Atlas360
Dış Politika

Riyad Havalimanı'na kanlı saldırı: 12 ölü, 300 yaralı

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen saldırıda en az 12 kişi hayatını kaybetti, 300 kişi yaralandı.

Atlas Newsdesk
Riyad Havalimanı'na kanlı saldırı: 12 ölü, 300 yaralı

Riyad havalimanı saldırısı en az 12 kişiyi öldürdü, 300 kişiyi yaraladı ve Suudi başkentinde uçuşları durdurdu. Kral Halid Uluslararası Havalimanı, cumartesi günü duyulan güçlü patlamanın ardından tahliye edildi.

Suudi Sivil Havacılık Kurumu, havalimanındaki operasyonların askıya alındığını duyurdu. Birçok ülke, Suudi Arabistan'daki vatandaşlarına havalimanı çevresinden uzak durmaları yönünde uyarı yaptı.

12 ölümlü Riyad bilançosu

Suudi yetkililer, ölenler arasında dört Suudi Arabistan ve iki Bangladeş vatandaşının bulunduğunu açıkladı. Açıklanan bilançoda Mısır, Ürdün, Filistin, Sudan, Suriye ve ABD vatandaşlarının da hayatını kaybedenler arasında olduğu belirtildi.

Saldırı, aynı havalimanını hedef alan benzer saldırıların Husi isyancılar tarafından üstlenilmesinden birkaç gün sonra geldi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon ayrıca bir roketin ülkenin doğusundaki Dammam kentinde bulunan Kral Fahd Uluslararası Havalimanı yakınlarına düştüğünü açıkladı.

Suudi yetkililer cuma günü, İran destekli Husi milislerini iki ayrı saldırıdan sorumlu tuttu ve bu saldırılarda aralarında bir pilotun da bulunduğu üç Suudi vatandaşının öldüğünü bildirdi. Bu önceki saldırılar, 6 ve 7 Ekim tarihlerinde Suudi Arabistan'daki iki havaalanını hedef almıştı.

Husilerden hava sahası uyarısı

Husiler, cumartesi günkü saldırıyı doğrudan üstlenen yeni bir açıklama yapmadı. Ancak grubun askeri sözcüsü Yahya Seri, Suudi havalimanları ve hava sahasının potansiyel hedefler olduğunu belirterek havayolu şirketlerine buraları kullanmama çağrısını yineledi.

Seri, uyarısını "buraların kullanılmaması uyarımızı yineliyoruz" sözleriyle ifade etti. Grup, Mekke ve Medine'nin bu hedeflerin dışında tutulduğunu da açıkladı.

ABD Dışişleri bakanı Marc Rubio, saldırıda bir Amerikan vatandaşının öldüğünü doğruladı ve saldırıyı çok güçlü şekilde kınadıklarını söyledi. ABD Başkanı Trump'a Washington'ın Husilere karşı saldırılarda Suudilere katılıp katılmayacağı sorulduğunda, "Katılabiliriz. Duruma bakacağız. Son saldırıyı henüz öğrendik, bir karar vereceğiz ve hızlı hareket edeceğiz" yanıtını verdi.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, önceki saldırıların ardından 9 Ekim'de yayımladığı mesajda Suudi Arabistan ile dayanışma içinde olduğunu belirtti ve diplomatik çözüm çağrısı yaptı. Son saldırıya ilişkin bakanlıktan henüz yeni bir açıklama gelmedi.

Yemen savaşı havaalanlarına taşınıyor

Saldırıların zemini, Yemen'in Suudi destekli hükümet güçleri ile ülkenin kuzeybatısının büyük bölümünü kontrol eden Husi milisleri arasındaki çatışmaların yeniden tırmanmasına dayanıyor. Husiler, Yemen iç savaşında hükümet güçlerine verilen destek nedeniyle Suudi Arabistan'ı hedef aldıklarını söylüyor.

Çatışmalar, Husi güçlerinin Kızıldeniz kıyısındaki stratejik bölgeleri hızlı bir saldırıyla ele geçirmesinin ardından sertleşti. Bu bölgeler arasında, Kızıldeniz'in en dar noktası olan Babülmendep Boğazı üzerindeki Muna limanı da bulunuyor; Yemen'deki hükümet yanlısı güçler ise boğazın güney ucunu güven altına aldıklarını açıkladı.

Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Husi milislerinin yönetimi ele geçirmesini engellemek isteyen Arap ülkelerinin güçlerini birleştirmesiyle 2015'te kuruldu. Yıllarca süren hava saldırıları ve çatışmalar, yüz binlerce insanın ölümü ve dünyanın en ağır insani krizlerinden biri olarak tanımlanan tablo sonrasında 2022'de geçici ateşkese evrilmişti.

Gayri resmi ateşkesin temmuz ayında bozulmaya başlaması, havaalanları, petrol tesisleri ve tankerlerin yeniden hedef listesine girdiği bir dönemi açtı. Husiler, Suudi Arabistan'a karşı deniz ambargosu ilan ettiklerini ve saldırıların yıllardır süren Suudi ablukasına ve Sina havaalanına yapılan hava saldırısına misilleme olduğunu savunuyor.

Üç senaryo öne çıkıyor

Eğer Kral Halid Uluslararası Havalimanı'ndaki operasyonların askıya alınması uzarsa, küresel makro etki enerji ve taşımacılık risk primleri üzerinden izlenir; havalimanı için öncelik güvenlik taraması ve uçuş planlarının yeniden kurulması olur. Havayolu sektörü açısından mekanizma daha kısa vadeli görünür: uyarılar, rota planları ve sigorta maliyetleri üzerindeki baskı artabilir.

Eğer saldırılar diplomatik kanallar ve sınırlı güvenlik önlemleriyle tutulursa, Suudi hava trafiği üzerindeki baskı azalabilir ve Kral Halid Havalimanı kademeli normalleşmeye dönebilir. Eğer ABD'nin askeri katılımı gündeme gelirse, Yemen savaşı daha geniş bir bölgesel güvenlik dosyasına dönüşür; bu da havacılık, enerji taşımacılığı ve Kızıldeniz geçişleri için belirsizliği artırır.

Şimdilik açık kalan başlıklar saldırının faili, havalimanındaki hasarın boyutu, uçuşların ne zaman yeniden başlayacağı ve Suudi Arabistan'ın vereceği karşılığın sınırı. Bu soruların yanıtı, Riyad'daki güvenlik krizinin kısa süreli bir kesinti mi yoksa Yemen savaşında yeni bir eşik mi olduğunu gösterecek.

More stories

Son haberler