TCMB Anketi: Enflasyon ve Kur Beklentisi Yükseldi
TCMB anketi, yıl sonu enflasyon ve kur beklentisinin arttığını, faiz beklentisinin ise sabit kaldığını gösteriyor.
Cuneyd Erdogan ·

Türkiye Merkez Bankası’nın (TCMB) Ağustos ayı Piyasa Katılımcıları Anketi, yıl sonu enflasyon ve döviz kuru beklentilerinin yukarı güncellendiğini gösterdi. Aynı ankette kısa vadeli faiz beklentileri değişmedi. Sonuçlar, fiyatlama davranışı ve kur geçişkenliği algısının sürdüğüne, para politikasında ise mevcut sıkılık çerçevesinin korunacağı beklentisine işaret ediyor.
Ankete göre piyasa katılımcılarının yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi yüzde 29,21’den yüzde 29,43’e çıktı. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi yüzde 23,95’ten yüzde 23,69’a indi. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise yüzde 17,83’ten yüzde 18,03’e yükseldi.
Türkiye Merkez Bankası
Bu dağılım, kısa vadede dezenflasyon sürecine ilişkin algının tamamen kaybolmadığını, ancak orta vadeye dair temkinin arttığını gösteriyor. Özellikle 24 ay sonrası beklentideki artış, ücret-fiyat etkileşimi, hizmet fiyatları ve maliyet kanalları gibi başlıkların beklentiler üzerinde ağırlık taşıdığına dair bir sinyal veriyor. Beklentilerdeki sınırlı ama yönü yukarı olan revizyonlar, firmaların bütçe ve fiyatlama kararlarında daha kısa vadeye odaklanmasına, stok ve sözleşme yönetiminde daha sık güncellemeye gitmesine zemin hazırlayabilir.
Kur patikası güncellendi: bilanço ve maliyet kanalı öne çıkıyor Katılımcıların yıl sonu USD/TRY beklentisi 51,55 TL’den 51,66 TL’ye yükseldi. 12 ay sonrası USD/TRY beklentisi de 56,69 TL’den 57,43 TL’ye çıktı. Kur beklentisindeki bu revizyon, ithal girdi oranı yüksek sektörlerde maliyet kanalı üzerinden fiyatlama davranışlarını ve marj yönetimini gündemde tutuyor.
Kur patikasındaki değişim, şirketlerin net döviz pozisyonu açısından da önem taşıyor. Döviz açık pozisyonu bulunan firmalarda kur-faiz bileşimi, nakit akışı planlaması ve riskten korunma (hedging) kararlarını daha kritik hale getiriyor. Döviz geliri olan firmalarda ise kur beklentisi, gelir görünümünü ve yatırım takvimini etkileyen değişkenlerden biri olmaya devam ediyor.
Faiz beklentisi sabit kaldı: para politikasında süreklilik fiyatlanıyor Ankette Eylül Para Politikası Kurulu toplantısı için politika Ankette Eylül Para Politikası Kurulu toplantısı için politika faizi beklentisi yüzde 37 seviyesinde yer aldı. Cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi de yüzde 40 ile değişmedi. Piyasa, kısa vadede ek bir sıkılaşmadan çok mevcut duruşun korunacağı bir senaryoyu fiyatlıyor. Faiz beklentisinin sabit kalması, bankacılıkta kredi fiyatlaması ve vade yapısı açısından referans oluşturuyor. Buna karşılık enflasyon ve kur beklentilerindeki yukarı yönlü güncellemeler, kredi risk primi, teminat değerlemeleri ve bilanço risk iştahı kanalıyla finansal koşulları etkileyebilir. Bu çerçevede anket, para politikasının iletimi ile beklenti yönetimi arasındaki bağlantının izlenmesi gereken bir gösterge seti sunuyor. Büyüme beklentileri: sınırlı revizyon Ankette 2026 için GSYİH büyüme beklentisi yüzde 3,1 ile aynı kaldı. 2027 büyüme beklentisi yüzde 4,1’den yüzde 4,0’a geriledi. Küçük ölçekli bu değişim, dezenflasyon sürecinin iç talep ve finansman koşulları üzerinden ekonomik aktiviteye etkisinin katılımcılar tarafından dikkate alındığını gösteriyor.
Beklentiler seti, kamu tarafında makro çerçevenin kalibrasyonu ve finansal kesimde kredi-risk fiyatlaması açısından düzenli takip edilen bir referans niteliği taşıyor. Önümüzdeki anket dönemlerinde yönü belirleyecek ana kanallar, kur geçişkenliğinin hızına ilişkin algı, maliyetlerin fiyatlara yansıma derecesi ve finansman koşullarının seyrine dair beklentiler olacak.