Özgür Özel yeni parti senaryosunu anlattı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yeni parti tartışmalarına ilişkin izlenecek yol haritasını açıkladı.

Atlas Newsdesk ·

Özgür Özel yeni parti senaryosunu anlattı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yeni parti tartışmalarına ilişkin yürütülen hazırlıklara dair açıklamalarda bulundu. Önceliklerinin CHP'yi yeniden kazanmak olduğunu belirten Özel, bunun mümkün olmaması halinde yeni bir parti kurulacağını, olası bir baskın seçime karşı ise alternatif bir siyasi yapının hazır tutulacağını söyledi.

CHP'yi geri alma hedefi

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yeni parti tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öncelikli hedeflerinin CHP bünyesinde kalarak partiyi yeniden kazanmak olduğunu belirten Özel, yargı süreci nedeniyle bunun mümkün olmaması halinde yeni bir siyasi parti kuracaklarını açıkladı.

Özel, "Yargı partiyi geri alma yolunu tıkarsa, yeni bir parti kurup ana muhalefet görevini sürdüreceğiz. Olası bir baskın seçime karşı da milletvekili listelerini Yüksek Seçim Kurulu'na sunabilecek bir partiyi hazır tutacağız" dedi.

Üç aşamalı yol haritası

İzlenecek süreci üç başlıkta özetleyen Özel, ilk aşamada CHP içinde mücadeleye devam edeceklerini söyledi. İkinci aşamada, hukuki süreç nedeniyle partinin geri alınamaması halinde sıfırdan yeni bir parti kurulacağını ifade eden Özel, üçüncü aşamada ise olası bir erken ya da baskın seçime karşı seçime girme yeterliliğine sahip bir partinin hazır bulundurulacağını belirtti.

Özel, bu yapıda bir devralma kurultayı düzenleneceğini, genel başkanlık görevini önceki dönem milletvekillerinden bir ismin üstleneceğini, yönetimin ise aktif siyaseti düşünmeyen eski milletvekilleri ve parti yöneticilerinden oluşacağını kaydetti.

Mevcut CHP milletvekilleri ile kendisinin bu partiye geçmeyeceğini vurgulayan Özel, söz konusu yapının yalnızca Yüksek Seçim Kurulu'na milletvekili listesi sunabilmek amacıyla hazır tutulacağını söyledi.

"20 Temmuz kesin tarih değil"

CHP Milletvekili Süleyman Bülbül'ün "20 Temmuz'dan sonra 100 milletvekiliyle yeni parti kuruyoruz" açıklamasını da değerlendiren Özel, 20 Temmuz'un kesin bir ayrılık ya da kuruluş tarihi olmadığını ifade etti.

Adli tatilin başlayacağı sürecin kritik olduğuna dikkat çeken Özel, butlan dosyasına ilişkin başvuruların bilinçli şekilde geciktirildiğini öne sürdü. Dosyanın adli tatil öncesinde Yargıtay gündemine alınmasının istenmediğini savunan Özel, Yargıtay'ın tedbir kararını kaldırmasını kuvvetli ihtimal olarak gördüklerini, aksi durumda kamu hukukunun zarar göreceğini ileri sürdü.

Milletvekili sayısını kendileri belirleyecek

Yeni parti kurulması halinde kaç milletvekilinin yer alacağı sorusunu da yanıtlayan Özel, bu konuda kesin bir sayı vermedi.

"Doksan olur, yüz olur, seksen beş olur, yüz beş olur. Buna milletvekillerimiz karar verecek. 'Yüz milletvekilinin iradesi cebimde' demem doğru olmaz" diyen Özel, 110'un üzerinde milletvekiliyle sürekli istişare halinde olduklarını belirtti.

CHP'yi yeniden kazanmanın temel hedefleri olduğunu vurgulayan Özel, bunun mümkün olmaması halinde Türkiye'nin uzun süreli bir belirsizliğe sürüklenmesine izin vermeyeceklerini söyledi.

Parti üyelerine çağrı

Yeni parti kurulması halinde milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve önceki dönem milletvekilleriyle birlikte hareket edeceklerini belirten Özel, belediye başkanlarına ilişkin kararın ise yapılacak istişarelerin ardından netleşeceğini ifade etti.

Göreve geldiğinde CHP'nin 1 milyon 250 bin üyesi bulunduğunu, bu sayının 2 milyona yükseldiğini aktaran Özel, butlan tartışmalarının ardından yaklaşık 45 bin üyenin partiden ayrıldığını söyledi.

Üyelere şimdilik CHP'de kalmaları yönünde çağrı yaptıklarını belirten Özel, yeni parti kurulmasının kesinleşmesi halinde üyeleri de yeni oluşuma davet edeceklerini ifade etti.

Parti ismiyle ilgili açıklama

Hakkında ortaya atılan dokunulmazlığının kaldırılacağı ve tutuklanacağı yönündeki iddiaları da değerlendiren Özel, kendileriyle hareket eden belediye başkanları, milletvekilleri ve aileleri üzerinde baskı kurulmaya çalışıldığını savundu.

Yeni partinin hazır bir siyasi yapı üzerinden değil, sıfırdan kurulacağını yineleyen Özel, parti ismine ilişkin herhangi bir karar alınmadığını söyledi.

Ekrem İmamoğlu ile bu konuda herhangi bir görüşme yapmadıklarını belirten Özel, kamuoyunda dile getirilen parti isimlerinin gerçeği yansıtmadığını ifade ederek, "İsim işi en kolayı" dedi.

CHP lideri Özgür özel, Nefes'ten Deniz Zeyrek'in sorularını yanıtladı.

• CHP Milletvekili Süleyman Bülbül “20 Temmuz’dan sonra 100 milletvekiliyle yeni partiyi kuruyoruz” demiş. Bu doğru mu?

Hukuk konusunda çok standart yapılması gereken uygulamalar, butlanın sürmesi için yapılmıyor. Yaptığımız başvurular geciktiriliyor. Belli ki adli tatilden önce Yargıtay bunu görüşmesin istiyorlar. Çünkü bir bölge idare mahkemesinin sonuç doğuracak bir tedbir kararı almasının, Yargıtay’ı yok saymak olduğu görüşü bütün Yargıtay’da hâkim. Bu tedbirin kaldırılmasını kuvvetli ihtimal olarak görüyor herkes. Bu olmazsa, bundan sonra kamu hukukunun dikiş tutmayacağı söyleniyor. Biz de bir yandan adli tatil olmadan önce dosyamız ele alınsın diye ümit ediyoruz. Tabii burada 20 Temmuz günü kritik bir tarih, adli tatil başlıyor ve artık sonbahara kadar Yargıtay görüşmeyecek.

O nedenle 20 Temmuz kesin bir parti kurma, ayrılma tarihi değil. Milletvekili sayısı vermek doğru olmaz ama eğer bir başka parti ya da grup kurarsak bunun ana muhalefet olaca- ğına bir şüphe yok. Bu doksan olur, yüz olur, seksen beş olur, yüz beş olur. Bunlar milletvekillerimizin kendi vereceği kararlar. Ben ‘yüz milletvekilinin iradesi cebimde’ diye bir ifade kullanmayı da doğru bulmam.

Kesin rakamlar, kesin tarihler yerine partinin geleceğini düşünen, gelecek seçimleri kaybetmek istemeyen ekibin ortak yol arayışı var burada. Ancak şunu söyleyeyim: Yüzün üzerinde milletvekiliyle, 110 milletvekiliyle mütemadiyen istişare halindeyiz ve doğrusunu yapmak istiyoruz. Temel motivasyonumuz bir an önce partimizi geri almak. Bu olmazsa da ana muhalefet görevinin ve iktidara yürüyen bir parti görüntüsünün ortadan kalktığı bir sürece Türkiye’yi mahkûm edemeyiz. Aylarca sürecek, yıllarca sürecek bir “Ne olursa olsun, parti içinde kalalım” gibi bir noktada da değiliz.

Bir defa sokak bize bu konuda tahammül göstermez. Hatta ilk günlerde sokakta yüzde seksen “Partiyi kimseye bırakmayın” lafını duyuyorken, yüzde yirmi “Arkandayız” diyordu. Şimdi her sokağa çıktığımda “Yeni bir yol” diyenlerin sayısı artıyor. Çünkü insanların umudu tükeniyor ve partiye ve Türkiye’ye iktidar tarafından dayatılan bu oyunu, her an yapılacak bir seçime karşı da çok riskli görüyorlar.

• Yeni parti kurduğunuzda CHP’den tamamen vedalaşmış olacaksınız değil mi?

Şüphe yok. “CHP’de mücadeleyi sürdürecekler de kalsın” gibi hibrit formüller konuşuluyor, düşünülüyor ama bu sefer bunları yapayım derken ana muhalefet partisi olma hattı kaybedilebilir. O nedenle bizimle birlikte olan milletvekilleriyle bir ve bütün halinde hareket edeceğiz. Yani buradaysak buradayız, gidersek gideriz. Burada bir tek belediye başkanlarımızın durumu özel. Milletvekilleri, parti meclis üyeleri, önceki dönem milletvekilleri birlikte hareket edeceğiz ama belediye başkanlarıyla ilgili kararı bir sonraki evreye bırakacağız. Belediye başkanlarıyla istişare ederek en doğru zamanda ve zeminde kendileriyle konuşarak yapacağız.

• Butlan’dan sonra CHP’den 45 bin istifa olmuş. Yeni parti kurarsanız 2 milyon CHP üyesine de partinize geçme çağrısı yapacak mısınız?

CHP Genel Başkanı olduğumda 1 milyon 250 bin üyemiz vardı. 750 bin üye kazanmıştık, iki milyona çıktı. İllere, ilçelere “İstifa etmeyin” ricamıza, ısrarımıza rağmen CHP şu anda 45 bin üye kaybetti. Giden 45 bin üye biz CHP’ye geldiğimizde aynı gün dönerler. Orada bir sıkıntı yok. “Kalkın, gidiyoruz” desek çok büyük bir şey olur. Ama o hani geri dönüşümsüz bir şekilde bir partileşmeye geçersek tabii ki üyeleri davet edeceğiz. O zaman da başka bir şey ortaya çıkacak. Ama şimdilik sözümüze değer veren herkese “Partide kalın” diyoruz.

• 9 Temmuz’dan sonra, sizin dokunulmazlıklarınızın kaldırılacağı, tutuklanacağınız gibi bir iddia yaydılar. Siz 9 Temmuz’dan sonra bir olumsuzluk, daha kötü bir şey bekliyor musunuz?

Bilmiyorum daha kötüsü ne olabilir? Yaşananlar zaten yeterince kötü. Bu kötülüğün sürmesine de şaşırmam, artmasına da şaşırmam. Ama bir yandan da böyle bir kaygı ve korku yönetimi çabası görüyorum. Bu tabii çok yönlü bir şey. Bizimle hareket eden insanlara korku salmaya, belediye başkanlarını, milletvekillerimizi, ailelerini korkutmaya çalışıyorlar. Benim burada üzüldüğüm nokta AK Parti yargısının ve AK Parti’nin baskısına teslim olanlar. Biz alışığız zaten bu baskılara ve şanla şerefle mücadele ediyoruz. Buna teslim olan oluyor. İşte Aydın’ın, Afyon’un yaptıkları ortada... Veya Antalya’nın işte dönüp dönüp yeni iddialar ortaya atması. En son Ekrem Başkan’a iftira attı. Bunu tabii Ekrem Başkan’a, onun cumhurbaşkanlığı adaylığıyla falan bağlamak için yapıyor.

• Yeni parti mi kuracaksınız yoksa hazır bir partiyle mi devam edeceksiniz?

Eğer Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalmayacaksak bir yeni parti kuracağız sıfırdan. Açıkçası arkadaşlar hazırlıklarını yapıyorlar.

• İsim belirlediniz mi? “Sadece Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu biliyor” denildi.

Yok. Ekrem Başkan’la isim misim hiç konuşmadık. Hatta Ekrem Başkan sürekli “Başkanım biz buradayız, en iyisini siz sahada görüyorsunuz, siz en iyisini biliyorsunuz” diyor. Ekrem Başkan kendi yargı sürecine acayip motive. Öyle ikimizin bildiği bir isim falan yok. Birtakım isimler atıldı ortaya. Mesela İstiklal, Ekim falan. Bunlar tamamen yalan. İsim işi en kolayı.

• Peki o partinin seçim şartlarının hızlıca yerine getirmesi mümkün olmazsa?

Yeni partinin yanında seçime girme yeterliliği olan bir partiyi de hani tırnak içinde söyleyeyim, ihtiyaten yedeğimizde tutuyoruz. Bir önceki dönem milletvekilimizin genel başkan olacağı, yine önceki dönem milletvekillerimiz ve parti yöneticilerinden, gelecekte aktif siyaset düşünmeyen arkadaşlarımızın da o partinin yönetiminde yer alacağı bir devralma kurultayı yapacağız. Ben o partiye gitmeyeceğim. Milletvekillerimiz o partiye gitmeyecek. O parti bir baskın seçim durumunda YSK’ya liste vermek için ihtiyaten hazırda tutulacak olan bir parti.

Şu anda birinci kararlılık partide kalmak, partiyi geri almak. İkincisi eğer partide kalma şartları ortadan kalkarsa, sıfırdan kurulmuş bir partiye gitmek, adıyla logosuyla her şeyiyle yeni bir partiye gitmek. Baskın bir seçim ihtimaline karşı da seçime girme yeterliliği olan ya da seçime girme yeterliliğine çok yakın bir partiyi devralmak.

• İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı duruşmayı Silivri’de izlediniz. Duruşmaya dair izleniminiz nedir?

Birincisi Ekrem Başkan’ın hakkında söylenen, kulaklarda yer etmiş bir sürü iftira, hakaret falan var. Bunların birçoğu iddianamede yok. İddianamede olanların da verilecek çok net cevapları var. Ekrem Başkan bunlara ilgili açıklama yaparken hep “Savunmanızda söylersiniz” deyip geçiştirildi, biliyorsunuz. Geldiğimiz noktada NATO zirvesinin gürültüsüne getirip altı saatte bu savunmayı bitirip, Ekrem Başkan’ın kendini bırakın mahkeme önünde, mahkeme zaten kararını vermiş, halkın önünde savunma hakkı engellenmeye çalışılıyor. Bu çok net.12 Eylül darbesinin DİSK’ten esirgemediği savunma hakkını, Erdoğan yargısı İstanbul’un üç kez üst üste seçilmiş belediye başkanından, Cumhurbaşkanı adayımızdan esirgiyor. Görülmüş şey değil. Olacak iş değil.

Ekrem Başkan’ın kürsüye çıktığı andan duruşma kapanana kadar salondan bir dakika çıkmadım. Dört saat oturduğum yerden kalkmadım. Salonu boşaltma hevesi de vardı bir ara. Çok net. Ekrem Başkan “Savunma hakkımı kısıtlamayacaksınız” diyor. “Başlayayım, ya böyle devam edeyim” diyor. “Kaldığın yerden, ağustosta devam et” diyorlar. “Hayır” diyor, “Yarın bitecek senin ve avukatlarının savunması…” Düşünün, Ekrem Başkan’ın ve avukatlarının 143 eylemden yapacakları savunmayı toplam altı saatle falan sınırlamaya çalışıyor adam. Olacak bir şey değil.

Şunu gördüm, hâkimin ve savcının gerginliğinde... Birbirlerine bağırıp çağırıp talimatlar veriyorlar. Savcı hâkime bağırıyor falan. ‘203 uygulasana ya’ diye... Bir panik var, bir sert bir talimat almışlar ve Ekrem Başkan’ın söylediği her söz bizim düşündüğümüzün çok üzerinde karşı tarafta endişe yaratıyor. “Biz bu adama bu kadar şey iddia ettik, hiçbirisini ispatlayamadık. Bu duyulmasın.” İftira etmeye veya iftira demeyeyim, iddia etmeye korkmuyorlar ama ispat etmek gibi de bir kaygıları yok. Ekrem Başkan’ın masumiyetini ispatına engel olmaya çalışıyorlar. Sen bir şeyi iddia ediyorsan, karşı savunmasını dinleyeceksin. İspat edersen sen haklısın. Sanık ispat ederse dediklerini. Buna engel olmaları kadar korkunç bir şey. Yargılamanın siyasi olduğunu ve kararın çoktan verildiğini, görevin öyle ya da böyle mahkumiyet olduğunu ve kamuoyunda da bu savunmanın duyulmamasını da bir görev olarak üzerlerine aldıklarını gördüm.

• Tahliyelerin beklenenden az olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Siyasi bir yargılama oldu ve maksadın şu anda arkadaşları içeride tutmak olduğu açık. Yoksa bir yargılama yaptın, istenecek ceza belli. Yatarını yatmış, bırak gitsin artık. Hayır, hani Mussolini’nin ön infazı gibi şimdiden infaz yapıyor. Şu an yargılama yapmıyor, infaz yapıyor. Kendi zihninde mahkûm etmiş herkesi.

More stories