Özgür Özel: İmamoğlu'nun savunma hakkı engelleniyor
Ekrem İmamoğlu bugün üç dosyada hâkim karşısına çıkarken Özgür Özel, İmamoğlu'nun savunma hakkının kısıtlandığını söyledi.
Atlas Newsdesk ·

CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu için görülecek duruşmalar, partinin üst yönetimini Silivri'ye taşıdı. CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, duruşmaları izlemek üzere cezaevi yerleşkesinin bulunduğu bölgeye geldi.
Özel'in açıklaması, davaların içeriğinden çok yargılama usulüne ve savunma imkânlarına odaklandı.
Üç dosya aynı güne toplandı
İmamoğlu'nun bugün 3 ayrı dosya kapsamında hâkim karşısına çıkacağı bildirildi. Aynı gün içinde birden fazla dosyanın görülmesi, davaların siyasi ve hukuki takibini CHP açısından daha görünür hale getirdi.
Özgür Özel'in Silivri'deki varlığı, parti yönetiminin bu yargılamaları yalnızca bireysel bir dava süreci olarak değil, kurumsal bir siyasi mesele olarak gördüğünü gösteriyor.
Özel savunma hakkını gündeme aldı
Özel, açıklamasında İmamoğlu'na yönelik yargılama ve kamuoyu dili konusunda sert bir itiraz dile getirdi. CHP lideri şu ifadeleri kullandı:
"Ekrem Başkanı haksızca yargılayanlar, yaftalayanlar, hem ona hem de bütün arkadaşlarımıza iftira edenler, şimdi söz savunmaya gelince kısıtlamaya gidiyorlar. Bunu tarih önünde not ediyoruz"
Bu sözler, davaların siyasi etkisini büyüten ana başlığı ortaya koyuyor: yargılamanın sonucu kadar, sanık tarafının kendini nasıl savunabildiği de tartışmanın merkezinde. Ceza yargılamalarında savunma hakkı, iddialara yanıt verme ve yargılamanın adil yürütülmesi açısından temel bir usul meselesidir.
Özel'in kullandığı dil, CHP'nin davaları hukuk zemininden çıkarıp doğrudan demokratik temsil ve siyasi rekabet tartışmasına bağladığını gösteriyor.
CHP için siyasi risk büyüyor
İmamoğlu'nun aynı zamanda İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı olarak anılması, yargılamaların yalnızca mahkeme salonuyla sınırlı kalmayacağını gösteriyor. Duruşmalar, belediye yönetimi, parti stratejisi ve muhalefetin seçim söylemi üzerinde doğrudan baskı yaratabilecek bir başlık haline geliyor.
Eğer mahkeme süreci savunma tarafının taleplerine daha geniş alan açarak ilerlerse, CHP'nin ana argümanı usul tartışmasından dosyaların esasına kayabilir. Bu senaryoda İmamoğlu açısından hukuki savunmanın görünürlüğü artar, muhalefet partileri için ise yargı sürecini seçim gündemine taşıma motivasyonu kısmen azalabilir.
Eğer Özel'in iddia ettiği kısıtlama algısı güçlenirse, davaların siyasi maliyeti büyüyebilir. Bu durumda CHP, İmamoğlu dosyalarını hukuk devleti ve temsil hakkı çerçevesinde daha sert bir kampanya başlığına dönüştürebilir; bu da yerel yönetimler ve muhalefet cephesinde daha yüksek gerilim anlamına gelir.
Bundan sonraki kritik eşikler, duruşmalarda savunma tarafına tanınacak süre, mahkemenin vereceği ara kararlar ve tarafların resmi açıklamaları olacak.