İPA'nın Nisan araştırması, İstanbul'da okul saldırıları konusunda kamu endişesinin çok yüksek olduğunu; yüzde 88,8'lik "çok endişeli" oranı, politika baskısını artıracak.
Toplumsal algıda aile içi iletişim eksikliği yüzde 63,2 ile başlıca neden olarak görülürken sosyal medya ve dijital içerikler yüzde 36,1 ile önemli bir faktör olarak algılanıyor.
Cinsiyet farkı belirgin: kadınların yüzde 96,3'ü çok endişeli; bu durum güvenlik ve destek politikalarında hedef grupların farklılaşmasına işaret ediyor.

Atlas AI
İPA'nın Nisan verisine göre okul saldırıları İstanbulluları derinden endişelendiriyor; katılımcıların yüzde 88,8'i çok endişeli olduğunu belirtti.
Ana bulgular ve halka yansıyan kaygı
İstanbul Planlama Ajansı (İPA) tarafından yayımlanan Nisan ayı Gündem Araştırmaları, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırıların ardından gerçekleştirildi.
Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 88,8'i okullardaki olaylar nedeniyle "çok endişeli" olduğunu söyledi; yüzde 6,5'i kısmen endişeli, yüzde 4,7'si ise endişelenmediğini belirtti.
Cinsiyete göre dağılım kayda değer. Kadınların yüzde 96,3'ü çok endişeli olduğunu ifade ederken erkeklerde bu oran yüzde 81,2 olarak ölçüldü.
Nedenler: aile, eğitim ve dijital içerikler
Katılımcıların önemli bir kısmı şiddetin kökeni olarak aile içi iletişim eksikliğini gösterdi; bu görüşü destekleyenlerin oranı yüzde 63,2 olarak kaydedildi.
Diğer öne çıkan nedenler arasında eğitim sistemindeki yapısal sorunlar ve politika eksikliği yüzde 39,3 ile, sosyal medya ve zararlı dijital içeriklerin etkisi yüzde 36,1 ile yer aldı.
Güvenlik önlemlerine dair algı daha düşük kaldı; yüzde 20,6'lık kesim okullardaki güvenlik yetersizliğini temel neden olarak gösterdi. Sosyoekonomik eşitsizlikler yüzde 14,1, akran zorbalığı yüzde 11,5 ve psikolojik destek eksikliği yüzde 7,4 olarak raporda yer aldı.
Dijital içerikler ve kamu algısı
Dijital mecraların rolü araştırmada ayrı bir başlık aldı; katılımcıların yüzde 57,6'sı sosyal medya ve dijital içeriklerin saldırıları tetikleyebileceğini düşündü.
Ancak yüzde 31,4'lük grup, sosyal medyanın etkisini kabul etmekle birlikte bu mecraları temel sorumlu görmediğini söyledi. Bu ayrışma, düzenleme ve önleyici yaklaşımlara dair kamu beklentisini artırıyor.
İPA'nın İstanbul Barometresi kapsamında düzenlenen çalışma, şehirdeki güvenlik algısı ve toplumsal beklentilere nüfus temelli bir bakış sunuyor. Araştırma tarihsel bağlamda son olayların etkisini ölçüyor ve politika yapıcılar için güncel veri sağlıyor.
Sonuçlar, aile destek programları, okul içi güvenlik yatırımları ve dijital okuryazarlık çalışmalarının öncelik kazanması gerektiğini gösteriyor. Yerel yönetimler ve eğitim otoriteleri için kısa vadede iletişim kampanyaları ve okul güvenliği denetimleri öne çıkacak gündem maddeleri arasında yer alıyor.
İlerleyen dönemde izlenecek başlıca göstergeler arasında yeniden ölçülecek kaygı oranları, okul güvenliği yatırımlarının takibi ve dijital içeriklere yönelik düzenleyici adımlar bulunuyor.


