Hürmüz Boğazı'ndaki Gerilim Petrol Fiyatlarını Yukarı Taşıdı
ABD ve İran arasındaki tanker saldırıları sonrası Hürmüz Boğazı'ndaki trafik Mayıs ayından bu yana en düşük seviyeye gerilerken, petrol fiyatları zirveye yakın.
Lauren Collins ·

Petrol Piyasasında Yükseliş Eğilimi
Orta Doğu'daki tanker trafiğini hedef alan karşılıklı saldırıların ardından ham petrol fiyatları, son altı haftanın en yüksek seviyelerine yakın seyretmeye devam ediyor. Brent petrolün varil fiyatı, gün içerisinde 97,93 dolar seviyesini görerek Temmuz sonundan bu yana en güçlü performansını sergiledi. Günün ilerleyen saatlerinde ise fiyatlar 96,19 dolar civarında dengelendi.
Geçtiğimiz hafta içerisinde Brent petrol yaklaşık yüzde 8, Batı Teksas türü ham petrol ise yüzde 10'a yakın değer kazandı. Bu yükseliş ivmesi, bölgedeki askeri hareketliliğin ticari rotalar üzerindeki doğrudan etkisinden kaynaklanıyor. Piyasa gözlemcileri, fiyatların mevcut aralığın üst sınırında tutunmasını, jeopolitik risklerin bir yansıması olarak değerlendiriyor.
Deniz Ticaretinde Güvenlik Endişeleri
Yetkililer, ABD güçlerinin İran'a ait üç tankeri hedef aldığını, İran tarafının ise buna karşılık olarak izinsiz rotaları kullandığını iddia ettiği üç tankeri ve bazı ABD gemilerini vurduğunu bildirdi. Denizcilik istihbarat kuruluşları, bu gelişmeleri ticari gemilerin ekonomik baskı aracı haline geldiği bir tırmanış olarak tanımlıyor. Askeri çatışma ile ticari taşımacılık arasındaki sınırın giderek belirsizleşmesi, sektörde ciddi bir endişe kaynağı oluşturuyor.
Veriler, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapan emtia gemilerinin son on günde günlük ortalama 10 adede düştüğünü gösteriyor. Bu rakam, Mayıs ayından bu yana kaydedilen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, tanker trafiğindeki bu yavaşlamanın devam etmesi durumunda, piyasanın daha büyük bir arz şokunu fiyatlamaya başlayabileceği konusunda uyarıyor.
Gelecek Senaryolar ve Arz Dengesi
Finans kuruluşları, saldırıların artması halinde petrol fiyatlarının 120 dolar seviyesine kadar çıkabileceği tahmininde bulunuyor. Bu projeksiyon, fiziksel sevkiyat kesintilerinin arz üzerindeki doğrudan etkisine dayandırılıyor. Öte yandan, OPEC+ grubu Ekim ayı üretim politikalarında değişikliğe gitmeme kararı aldı. Üretici grubun yeni kotalar üzerinde uzlaşma sağlaması gerektiği, bu nedenle kısa vadeli arz tepkisinin diplomatik süreçlere bağlı olduğu belirtiliyor.
İranlı yetkililerin Hürmüz Boğazı çevresinde kısıtlı bir bölge ilan edileceğine dair açıklamaları, sigorta şirketleri ve ham petrol alıcıları için yeni bir belirsizlik unsuru teşkil ediyor. Eğer saldırılar sınırlı kalır ve günlük geçişler mevcut ortalamada stabilize olursa, piyasadaki fiyat artışı daha çok bir risk primi olarak kalabilir. Ancak kısıtlamaların genişlemesi, sevkiyat sürelerini uzatarak ithalat maliyetlerini artırabilir ve küresel enerji arzı üzerinde baskı oluşturabilir.