OECD Raporu: Türkiye’de Enflasyon Düşmüyor, Büyüme Yavaşlıyor

OECD'ye göre Türkiye ekonomisi 2026'da %3,3 büyüyecek, enflasyon %26,7 kalacak. Bu, hedeflere kıyasla düşük büyüme ve yüksek enflasyon riskini gösteriyor.

Cuneyd Erdogan ·

OECD Raporu: Türkiye’de Enflasyon Düşmüyor, Büyüme Yavaşlıyor

Küresel enerji fiyatlarındaki sert yükseliş, Türkiye ekonomisinin makro dengelerini yeniden şekillendiriyor. OECD’nin Mart 2026 Ekonomik Görünüm raporuna göre Türkiye ekonomisinin 2026’da %3,3 büyümesi beklenirken, enflasyonun %26,7 seviyesinde kalacağı öngörülüyor.

Bu tablo, büyümenin sürdüğünü ancak fiyat istikrarı ve dış denge tarafında kırılganlıkların devam ettiğini ortaya koyuyor.

Enerji Şokunun Etkileri

Rapora göre Orta Doğu’daki gelişmelerin tetiklediği enerji şoku, Türkiye gibi net enerji ithalatçısı ülkeler üzerinde doğrudan baskı yaratıyor. OECD, artan enerji maliyetlerinin “işletme maliyetlerini yükselterek talebi zayıflatacağını” vurgularken, bu etkinin Türkiye’de hem enflasyon hem de büyüme kalitesi üzerinde belirginleştiği görülüyor.

Büyüme Beklentileri

Büyüme tarafında Türkiye, küresel ortalamanın üzerinde kalmaya devam ediyor. OECD, 2027’de büyümenin %3,8’e çıkmasını bekliyor.

Ancak bu performansın önemli ölçüde iç talep ve finansal koşullara bağlı olduğu, dış dengedeki baskıların ise sürdüğü değerlendiriliyor.

Enflasyon ve Enerji Fiyatları

Enflasyon ise ekonominin en kritik zayıf halkası olmayı sürdürüyor. OECD verilerine göre Türkiye, enflasyonun hedeflerin üzerinde kaldığı başlıca ekonomiler arasında yer alıyor. 2027’de enflasyonun %16,9’a gerilemesi bekleniyor ancak bu düşüş büyük ölçüde enerji fiyatlarının normalleşmesine bağlı.

Enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye’ye etkisi yalnızca enflasyonla sınırlı değil. OECD, net enerji ithalatçısı ülkelerde bu durumun “gelir kaybına yol açacağını” belirtiyor. Türkiye açısından bu, cari açık üzerinde baskı ve döviz talebinde artış anlamına geliyor. Kur üzerindeki olası baskılar ise enflasyonu ikinci tur etkilerle besleyebilir.

Finansal Koşullar ve Dolaylı Etkiler

Finansal koşullar da giderek sıkılaşıyor. Küresel piyasalarda artan oynaklık ve yükselen faizler, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için borçlanma maliyetlerini artırıyor. OECD raporu, uzun vadeli tahvil faizlerinin birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de yükseldiğine dikkat çekiyor.

Bunun yanında enerji şokunun dolaylı etkileri de genişliyor. Gübre fiyatlarındaki artışın küresel gıda fiyatlarını yukarı çekme riski, Türkiye gibi gıda enflasyonuna duyarlı ülkeler için ek bir baskı oluşturuyor. Sanayi tarafında ise enerji yoğun sektörler maliyet artışlarından doğrudan etkileniyor.

OECD’nin Türkiye için öngördüğü %3,3 büyüme ve %26,7 enflasyon tahminleri, resmi beklentilere kıyasla daha temkinli bir tabloya işaret ediyor. Resmi programlarda büyüme genellikle daha yüksek bir bantta öngörülürken,

OECD daha düşük bir büyüme patikası çiziyor; buna karşılık enflasyon tarafında ise resmi hedeflere göre daha yavaş bir düşüş bekleyerek daha yüksek bir seviyeye işaret ediyor. Bu da OECD’nin Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde, büyümede aşağı yönlü, enflasyonda ise yukarı yönlü bir risk algısının öne çıktığını gösteriyor.

Teknoloji ve Yapay Zeka Fırsatları

Tüm bu gelişmelere rağmen Türkiye ekonomisi tamamen negatif bir görünüm sergilemiyor. OECD, küresel ölçekte teknoloji ve yapay zekâ yatırımlarının büyümeyi destekleyen önemli bir unsur olmaya devam ettiğini vurguluyor. Türkiye’nin bu dönüşüme ne ölçüde entegre olacağı, orta vadeli büyüme performansı açısından belirleyici olacak.

Belirsizlikler ve Riskler

Ancak genel çerçeve belirsizliklerin yüksek olduğu bir döneme işaret ediyor. OECD’nin baz senaryosu, enerji fiyatlarının 2026 ortasından itibaren kademeli olarak gerilemesine dayanıyor. Bu varsayımın gerçekleşmemesi halinde Türkiye ekonomisi daha yüksek enflasyon ve daha düşük büyüme riskiyle karşı karşıya kalabilir.

Sonuç

Sonuç olarak, OECD verileri Türkiye ekonomisinin büyümeye devam ettiğini ancak bu büyümenin giderek daha kırılgan bir zeminde gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Enerji fiyatları, finansal koşullar ve küresel jeopolitik gelişmeler önümüzdeki dönemde ekonominin yönünü belirleyen ana faktörler olacak.

More stories