Hazırlanan yeni yasa, cinayet gibi ağır suçlar işleyen çocukların yetişkinler gibi yargılanarak müebbet hapis cezası alabilmesinin önünü açmayı hedefliyor.
Paket, çocuklarının suça karışmasını önleyemeyen, bakım görevini ihmal eden ebeveynlere yönelik hapis cezalarının artırılmasını ve bu suçun şikayete bağlı olmaktan çıkarılmasını içeriyor.
Temmuz ayında Meclis'e sunulması beklenen düzenleme, çocuk adalet sisteminde rehabilitasyondan çok cezalandırıcı bir yaklaşıma doğru önemli bir politika değişikliğine işaret ediyor.

Atlas AI
TBMM’de hazırlanan yeni paket, suça sürüklenen çocuklara yönelik ceza adalet sisteminde daha sert bir çerçeve kurmayı hedefliyor. Taslak, özellikle ağır suçlarda çocukların “yetişkin gibi” yargılanabilmesinin önünü açabilecek hükümler içeriyor. Düzenleme yasalaşırsa, cinayet gibi ağır suçlarda 15-18 yaş grubuna uygulanan indirimlerin kaldırılması ve yaptırımların müebbet hapis gibi sonuçlara kadar uzanması gündeme gelebilir.
Çalışmanın ikinci ekseni, ceza sorumluluğu yaşının yeniden tanımlanması. Taslak seçenekler arasında, ceza sorumluluğunda alt sınırın 15’ten 12’ye çekilmesi de var. Bu değişiklik, daha küçük yaştaki çocukların adli sürece daha erken girmesi ve çocuk koruma yaklaşımı ile ceza adaleti yaklaşımı arasındaki dengenin yeniden kurulması anlamına gelir.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in daha önceki açıklamaları, paketin siyasi ve idari gerekçesini oluşturuyor. Gürlek, mevcut cezaların yetersiz kaldığını ve “suça sürüklenen çocuk” kavramının da gözden geçirilmesi gerektiğini söylemişti. Bu yaklaşım, çocuklara özgü indirim ve koruma mekanizmalarının kapsamının daralabileceğine işaret ediyor.
Paket yalnızca çocukları değil, aileleri de doğrudan hedefliyor. Çocuğunun suça karışmasını engelleyemeyen veya bakım-gözetim yükümlülüğünü ihmal eden ebeveynler için daha ağır yaptırımlar planlanıyor. Mevcut düzenlemede bir yıla kadar olan hapis cezasının artırılması ve bu suçun şikayete bağlı olmaktan çıkarılması tartışılıyor; böylece savcılık re’sen soruşturma açabilecek.
Taslakta ayrıca iki özel başlık öne çıkıyor: Çocuğun madde bağımlılığı durumunu ilgili kurumlara bildirmeyen anne-babalar için tedbirler ve ebeveyne ait ruhsatlı silahın çocuk tarafından kullanılması halinde devreye girecek ek önlemler. Bu maddeler, çocuk suçlarında “ihmal” ve “erişim” kanallarını azaltmayı amaçlayan bir risk yönetimi yaklaşımı kuruyor.
Düzenlemenin dayanağını, Meclis Suça Sürüklenen Çocuklar Komisyonu’nun raporu oluşturuyor. Paket, eğitim, sosyal politika ve dijital ortamdaki riskleri de kapsayan daha geniş bir çerçeveyle birlikte ele alınıyor. Meclis gündemine Temmuz ayında gelmesi hedefleniyor; bu takvim, yaz döneminde hızlı yasama ihtimalini artırırken, uygulama kapasitesi ve kurumlar arası koordinasyon ihtiyacını da öne çıkarıyor.
Mevcut sistemde çocuk adaletinin temel ilkeleri, çocuğun üstün yararı, yeniden topluma kazandırma ve yaşa bağlı farklılaştırılmış sorumluluk üzerine kurulu. Bu paket ise ağır suçlarda caydırıcılık ve kamu güvenliği vurgusunu güçlendiriyor. Yasalaşma sürecinde yaş sınırları, indirimlerin kapsamı, aile sorumluluğunun sınırları ve re’sen soruşturma mekanizmasının uygulama standartları, hem yargı pratiğini hem de çocuk koruma hizmetlerinin yükünü belirleyecek ana başlıklar olacak.
Ülke Etkisi: Düzenleme, çocuk adaleti ile kamu güvenliği arasındaki dengeyi yeniden tanımlayabilir ve ceza sorumluluğu yaşına ilişkin tartışmaları hızlandırabilir. Re’sen soruşturma modeli, savcılıkların iş yükünü ve çocuk koruma kurumlarıyla koordinasyon ihtiyacını artırabilir.
Sektör Etkisi: Hukuk hizmetleri, adli tıp, denetimli serbestlik ve çocuk koruma alanlarında vaka yönetimi ve uzman personel ihtiyacı artabilir. Eğitim, sosyal hizmet ve bağımlılıkla mücadele programları, adli süreçle daha sık kesişen bir yapıya kayabilir.
Piyasa Etkisi: Kamu harcamaları kanalıyla ceza infaz, yargı ve sosyal hizmet bütçelerinde yeniden tahsis baskısı oluşabilir. Düzenlemenin kapsamı ve uygulama maliyeti, kamu maliyesi beklentileri ve risk primleri üzerinden fiyatlamalara yansıyabilir.


