Narin Güran davasında ailenin "faili meçhul" başvurusu reddedildi
Narin Güran davasında ailenin faili meçhul incelemesi talebi, yeni ve somut delil bulunmadığı gerekçesiyle kabul edilmedi.
Atlas Newsdesk ·

Narin Güran davası, ailenin “faili meçhul” incelemesi talebinin reddiyle aynı hüküm hattında kaldı. Dosyada yeni ve somut delil bulunmadığı aktarıldı.
Başvuruya ilişkin değerlendirmede, cinayetin ilk derece mahkemesi ve temyiz aşamasında kamuoyuna açık biçimde incelendiği belirtildi. Bu nedenle dosyanın faili meçhul kapsamına alınmasını gerektirecek yeni bir hukuki zemin oluşmadığı ifade edildi.
Faili meçhul talebi reddedildi
Ailenin başvurusu, davanın mevcut yargı kararlarıyla aydınlatılmış sayıldığı bir aşamada geldi. Değerlendirmede, önceki yargılamalarda verilen kararların ve temyiz incelemesinin dosyadaki ana cezai sorumluluk alanlarını belirlediği vurgulandı.
Bu karar, dosyanın kapanması anlamına gelmiyor; ancak aynı olayın farklı bir soruşturma kategorisi altında yeniden ele alınması için aranan eşik şimdilik aşılmış değil. Hukuki süreçte yeni delil ortaya çıkması halinde farklı başvuru yolları gündeme gelebilir, fakat mevcut açıklama böyle bir delilin bulunmadığını gösteriyor.
Tavşantepe’den dere yatağına
8 yaşındaki Narin Güran, 21 Ağustos 2024’te Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı kırsal Tavşantepe mahallesinde kaybolmuştu. Arama çalışmalarının ardından çocuğun cenazesi 8 Eylül’de mahalleye yakın Eğertutmaz Deresi’nde bulunmuştu.
Cinayet, Türkiye’de çocuklara yönelik ağır suçlar ve aile içi şiddet tartışmalarında geniş yankı uyandırdı. Dosyanın kamuoyu önünde izlenmesinde, olayın yaşı küçük bir mağduru hedef alması ve sanıkların mağdurun yakın çevresinden olması belirleyici oldu.
İlk karar 28 Aralık’ta açıklandı. Mahkeme, anne Yüksel Güran, amca Salim Güran ve ağabey Enes Güran hakkında “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmetti.
Bahtiyar için değişen suçlama
Komşu Nevzat Bahtiyar ise ilk yargılamada “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Bu hüküm, temyiz incelemesinde dosyanın en kritik değişiklik başlıklarından biri haline geldi.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Bahtiyar’ın eyleminin delilleri ortadan kaldırma suçu kapsamında değil, “nitelikli kasten öldürme suçuna yardım” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi. Bu tespit, sanık yönünden ceza tehdidini ve mahkemenin yeniden yapacağı hukuki değerlendirmeyi değiştirdi.
Yargıtay kararından sonra Bahtiyar yeniden yargılandı. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi, Bahtiyar’a bu kez 17 yıl hapis cezası verdi.
Savcılık, Bahtiyar için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemişti. Bahtiyar ise suçlamaları reddederek kendisine iftira atıldığını savundu.
Dosyada yeni delil eşiği
Ailenin son başvurusunun reddi, dosyanın hukuki yönünün artık yeni delil ölçütü üzerinden değerlendirildiğini gösteriyor. Ceza yargılamalarında kesinleşen ya da temyizden geçen kararların yeniden tartışmaya açılması, çoğu zaman somut ve önceki aşamalarda ele alınmamış bir unsur gerektirir.
Bu dosyada temel hukuki ayrım, cinayetin faili belirsiz bir olay olarak mı yoksa mahkeme kararlarıyla failleri belirlenmiş bir suç olarak mı ele alınacağı noktasında yoğunlaşıyor. Başvurunun reddedilmesi, mevcut aşamada ikinci yaklaşımın korunduğunu ortaya koyuyor.
Önümüzdeki süreç, ailenin yeni bir hukuki başvuru yapıp yapmayacağına ve dosyaya sonradan eklenebilecek somut bilgi bulunup bulunmayacağına bağlı olacak. Yeni delil ortaya çıkmazsa mevcut mahkeme kararları, davanın merkezindeki cezai sorumluluk çerçevesini belirlemeyi sürdürecek.