12. Yargı Paketi, süresiz nafaka uygulamasını evlilik süresine bağlı bir modelle değiştirmeyi ve hâkimlere daha fazla takdir yetkisi vermeyi planlıyor.
Yeni düzenlemenin temel amacı, hem nafaka yükümlüleri üzerindeki süresiz mali baskıyı azaltmak hem de boşanma davalarını hızlandırmak olarak belirtiliyor.
Değişiklik, kadın hakları savunucuları ve nafaka mağdurları arasında yıllardır süren toplumsal tartışmayı yeniden alevlendiriyor ve yasal sonuçları merakla bekleniyor.

Atlas AI
Nafaka Sisteminde Evlilik Süresi Kriteri
Türkiye'de uzun yıllardır toplumsal bir tartışma konusu olan süresiz nafaka uygulaması, Adalet Bakanlığı'nın hazırlıklarını sürdürdüğü 12. Yargı Paketi ile köklü bir değişime uğrayabilir. Paketin en dikkat çeken maddesi, nafaka süresinin evliliğin uzunluğuna göre belirlenmesini öngörüyor.
Yeni düzenleme taslağına göre hâkimler, boşanma davalarında nafaka miktarını ve süresini kararlaştırırken çiftlerin evli kaldığı süreyi birincil kriter olarak ele alacak. Bu değişiklikle, özellikle kısa süreli evliliklerin ardından ömür boyu süren nafaka yükümlülüklerinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Hâkimlere, tarafların yaşı, ekonomik durumu, boşanmadaki kusur oranı ve çocukların velayeti gibi faktörleri de göz önünde bulundurarak daha geniş bir takdir yetkisi tanınması planlanıyor. Bu durum, her davanın kendi özel koşulları içinde değerlendirilmesine olanak tanıyacak.
Mevcut Uygulama ve Toplumsal Yankıları
Türk Medeni Kanunu uyarınca mevcut sistemde, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan süresiz olarak yoksulluk nafakası talep edebiliyor. Bu uygulama, yıllardır iki farklı görüşü karşı karşıya getiriyor.
Bir kesim, süresiz nafakanın, evlilik nedeniyle kariyerine ara vermiş veya hiç çalışmamış, özellikle kadınların boşanma sonrası ekonomik güvencesi için hayati olduğunu savunuyor. Bu görüşe göre, nafaka süresinin sınırlandırılması, kadınları yoksulluk riskiyle baş başa bırakabilir.
Diğer yandan, “nafaka mağdurları” olarak adlandırılan gruplar, kısa süreli evliliklerden sonra dahi ömür boyu nafaka ödemenin adil olmadığını belirtiyor. Bu kişiler, yeniden evlenseler bile devam eden nafaka yükümlülüğünün yeni bir aile kurmalarını engellediğini ve haksız bir mali ceza niteliği taşıdığını dile getiriyor.
Yargı Süreçlerinde Hızlanma Beklentisi
12. Yargı Paketi'nin hedeflerinden bir diğeri de yargı süreçlerini hızlandırmak. Nafaka davalarının genellikle uzun sürmesi ve taraflar arasında yıllarca devam eden hukuki mücadelelere yol açması, adalet sisteminin işleyişini yavaşlatıyor.
Nafaka süresine evlilik yılı gibi somut bir kriter getirilmesinin, mahkemelerin karar verme sürecini basitleştirerek davaların daha hızlı sonuçlanmasına yardımcı olması bekleniyor. Bu sayede hem adliyenin iş yükünün azalması hem de tarafların belirsizlik içinde uzun süre beklememesi hedefleniyor.
Paketin yasalaşma süreci, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) yapılacak görüşmelerle netlik kazanacak. Taslağın mevcut haliyle mi yoksa çeşitli değişikliklerle mi kanunlaşacağı, hem hukuk çevreleri hem de kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Düzenlemenin, boşanma dinamikleri ve aile hukuku üzerinde kalıcı etkiler bırakması öngörülüyor.


