Mücahit Birinci davası: 2 milyon dolar iddiası

Mücahit Birinci davası, İBB soruşturmasında 2 milyon dolar karşılığı yalan ifade iddiası ve savcılığın hapis ile ruhsat iptali talebiyle gündemde.

Cuneyd Erdogan ·

Mücahit Birinci davası: 2 milyon dolar iddiası

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, eski AKP’li avukat Mücahit Birinci hakkında ceza davası açtı. Dosya, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Murat Kapki’ye yönelik “yalan ifade vermeye zorlama” ve “para karşılığı serbest bırakma vaadi” iddialarına dayanıyor. Savcılık, Birinci için 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istedi ve ayrıca avukatlık ruhsatının iptalini talep etti.

İddianameye göre Birinci, 31 Temmuz 2025’te cezaevinde Murat Kapki ile görüştü. Savcılık, bu görüşmede Birinci’nin Kapki’den gerçeğe aykırı bir ifadeyi imzalamasını istediğini ve karşılığında 2 milyon dolar ödenmesi halinde serbest kalacağını “garanti” ettiğini ileri sürdü. Bu iddia, yargı süreçlerinde tanık veya şüpheli beyanlarının güvenilirliği ve soruşturma bütünlüğü açısından doğrudan risk alanı oluşturuyor.

İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul etti ve yargılama süreci bu kararla resmen başladı. Dosyanın kabulü, iddiaların mahkeme önünde delil ve usul yönünden tartışılacağı aşamaya geçildiği anlamına geliyor. Birinci’nin daha önce adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı bilgisi de dosyanın mevcut durumunu gösteriyor.

Olay, kamuoyuna ilk kez Ağustos 2025’te CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarıyla yansıdı. Özel, Birinci’nin Kapki’ye “yalan ifade” karşılığında 2 milyon dolar teklif ettiğini iddia etmişti. Bu açıklamalar sonrasında Birinci, AKP’den istifa etti.

Metinde yer alan bilgilere göre, iddiaların ardından Adalet Bakanlığı hakkında soruşturma izni verildi. Bu unsur, dosyanın yalnızca bireysel bir suç isnadı olarak değil, idari ve kurumsal denetim boyutu olan bir süreç olarak da ele alındığını gösteriyor. İBB soruşturması gibi siyasi ve kurumsal etkisi yüksek dosyalarda, yargılamanın seyri siyasi kredibilite, kurumlar arası güven ve hukuki öngörülebilirlik kanalları üzerinden daha geniş etki alanı yaratabiliyor.

Önümüzdeki aşamada mahkeme, cezaevi görüşmesine ilişkin kayıtlar, iletişim trafiği, tanık beyanları ve para teklifine dair maddi izleri değerlendirerek iddianamenin temel iddialarını test edecek. Savcılığın ruhsat iptali talebi ise, ceza yargılamasının yanında mesleki statü ve baro/meslek düzeni boyutunu da gündeme taşıyor.

Bu tür dosyalarda karar, yalnızca sanık açısından değil, avukat-müvekkil ilişkisi, cezaevi görüşme rejimi ve soruşturma süreçlerinde etik sınırlar bakımından da emsal etkisi yaratabiliyor.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Dava, yüksek görünürlüklü bir belediye soruşturmasıyla bağlantılı olduğu için yargı süreçlerine güven ve siyasi tartışma gündemini etkileyebilir. Ruhsat iptali talebi, mesleki denetim ve adli süreçlerde etik standartlar başlığını öne çıkarabilir.

Sektör Etkisi: Hukuk hizmetleri ve ceza yargılaması ekosisteminde, cezaevi görüşmeleri ve temsil ilişkilerinde uyum ve denetim uygulamalarına dönük hassasiyet artabilir. Barolar ve meslek örgütleri, disiplin süreçleri ve itibar riskleri üzerinden daha görünür bir rol üstlenebilir.

Piyasa Etkisi: Siyasi ve kurumsal güven tartışmaları, risk primi ve yerel varlıklara yönelik algıyı hukuki öngörülebilirlik kanalıyla etkileyebilir. Sürecin seyri, kamu kurumlarıyla çalışan sektörlerde sözleşme ve uyum maliyetleri beklentilerini değiştirebilir.

More stories