İngiltere erkek mahkum yoğunluğunu azaltmak için kadın hapishanelerini inceliyor
İngiltere hükümeti, erkek cezaevlerindeki yüzde 98'lik doluluk oranını düşürmek için kadın hapishanelerinin bir kısmını erkek mahkumlar için dönüştürmeyi…
Lauren Collins ·

Kapasite sorunu için yeni arayış
Birleşik Krallık hükümeti, erkek mahkumların bulunduğu cezaevlerindeki aşırı doluluk oranını düşürmek amacıyla yeni bir plan üzerinde çalışıyor. Cezaevlerinden Sorumlu Bakan Catherine McKinnell, kadın mahkumların tutulduğu bazı tesislerin erkekler için kullanılabilir hale getirilip getirilemeyeceğini belirlemek üzere kapsamlı bir inceleme süreci başlattı.
Ülkedeki erkek cezaevlerinin doluluk oranı halihazırda yüzde 98 seviyesinde seyrediyor. Hükümet, bu kritik seviyeyi yönetebilmek için mevcut altyapıyı yeniden düzenlemeyi bir seçenek olarak değerlendiriyor.
Erken tahliye tartışmaları
Söz konusu adım, kamuoyunda tepki çeken erken tahliye uygulamalarına bir alternatif olarak öne çıkıyor. Daha önce şiddet suçlusu mahkumların erken salıverilmesiyle ilgili yaşanan tartışmaların ardından, hükümet bu tür tahliyeleri 1.500 kişi azaltma yoluna gitmişti.
Yetkililer, kadın mahkumların toplam tutuklu nüfusunun yüzde 5'inden daha az olduğunu ve 12 ayrı tesise yayıldığını belirtiyor. Bu veriler ışığında, bazı kadın cezaevlerinin dönüştürülmesinin erkek mahkumlar için ek alan yaratabileceği düşünülüyor.
Uzmanlardan uyarılar ve riskler
Ceza infaz reformu savunucuları, bu planın sorunu çözmek yerine sadece yer değiştireceği konusunda uyarıyor. Howard League gibi kuruluşlar, kadın mahkumların rehabilitasyon süreçlerinin ve güvenlik ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlar, tesis dönüşümü yerine toplum temelli rehabilitasyon merkezlerine yatırım yapılmasının daha kalıcı bir çözüm olabileceğini savunuyor. Hükümet ise inceleme sürecinin devam ettiğini ve güvenlik standartlarının korunmasının öncelikli olduğunu ifade ediyor.
Planın hayata geçirilmesi durumunda, kadın mahkumların nereye nakledileceği veya bu sürecin rehabilitasyon programlarını nasıl etkileyeceği henüz netlik kazanmış değil. Uygulamanın operasyonel riskleri ve maliyeti, önümüzdeki aylarda yapılacak değerlendirmelerin ardından netleşecek.