MHP'li Feti Yıldız'dan "fon krizi" yorumu
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sermaye piyasalarındaki fon soruşturmasına ilişkin yasal sürecin devam ettiğini belirterek "Devletimize güvenelim"…
Atlas Newsdesk ·

Fon krizi için Meclis araştırmasına gerek görmediğini söyleyen Feti Yıldız, dosyanın adli süreçte ilerlediğini belirtti. Tutuklu sayısı 58'e çıktı.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldız, TBMM'nin yeni yasama yılı özel oturumu öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Açıklamaları, sermaye piyasalarındaki soruşturmanın siyasi denetim alanına taşınıp taşınmayacağı tartışılırken geldi.
Yıldız adli süreci vurguladı
Yıldız, devletin sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin tedbir aldığını ve süreci takip ettiğini savundu. Kişiler hakkında kesin hüküm oluşmadan suçlu ya da suçsuz değerlendirmesi yapmayacağını belirterek suçsuzluk karinesini esas aldığını söyledi.
Meclis'te araştırma komisyonu kurulması talepleri sorulduğunda Yıldız, buna gerek görmediğini ve dosyayı adli bir mesele olarak değerlendirdiğini ifade etti. Bu yanıt, soruşturmanın parlamentoda ayrı bir incelemeye konu edilmesi yerine savcılık sürecinde kalması gerektiği yönünde siyasi bir tutum ortaya koydu.
Sermaye piyasalarında güven, yatırımcıların işlem yaptığı kurumların mali kayıtlarının ve yönetim sorumluluklarının açık biçimde incelenmesine bağlı ilerliyor. Bu nedenle dosyanın sonucu yalnızca şüpheliler açısından değil, aracı kurumlar ve portföy yönetimi şirketleri için de uyum ve denetim başlıklarını öne çıkarıyor.
Çerçeve yasa komisyonu gündemde
Yıldız aynı açıklamada, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında Meclis'te kurulması planlanan komisyona da değindi. Komisyonun bir hafta ya da 10 gün içinde oluşturulmasını beklediğini söyledi.
Yıldız'a göre komisyonda partiler, Meclis'teki temsil oranlarına göre üye bildirecek. Üye sayısının İstihbarat Komisyonu'ndaki 17 üyeye benzer düzeyde ya da daha düşük olabileceğini belirtti.
Komisyonun görev alanını çerçeve yasanın 7'nci maddesine dayandıran Yıldız, yapının uygulamayı izleyeceğini söyledi. Yaptırım yetkisi bulunmayacağını, ancak kanun teklifi ve tavsiye yoluyla çalışma yürütebileceğini ifade etti.
MASAK müzekkeresi 17 Eylül'de
Fon krizi dosyasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkere soruşturmanın veri ayağını oluşturuyor. Müzekkerede Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile alt şirketlerin yöneticilerine ilişkin mali kayıtlar talep edildi.
Başsavcılık, şirket yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin belirlenmesini de istedi. Talep, 2024'ten bugüne kadar yurt dışına yapılan para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş çıkışlarının ham veri halinde gönderilmesini kapsıyor.
Başsavcılığın Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen dosyada, aralarında Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Emre Alkin, Kerem Alkin, Alper Öztürk, Serdar Turhan ve Muhammed Yarız'ın da bulunduğu isimler tutuklandı. Enver Çevik ve Kemal Akkaya ise savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
Dosyada daha sonra Nihat Kırmızı, Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan'ın da tutuklandığı bildirildi. Adliyeye sevk edilen bazı şüpheliler hakkında tutuklama, üç şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Son aşamada 8 şüpheli daha gözaltına alındı ve bunlardan 6'sı için tutuklama kararı çıktı. Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ile Tera Yatırım CEO'su Emir Münir Sarpyener'in tutuklanmasıyla dosyadaki tutuklu sayısı 58'e yükseldi.
Sürecin yönü, MASAK verilerinin savcılık değerlendirmesine ve mahkemelerin tutukluluk incelemelerine bağlı olacak. Veriler iddiaları desteklerse ilgili şirketlerde yönetim, uyum ve müşteri güveni baskısı artabilir; zayıf kalır veya tahliyeler genişlerse şirketlerin itibar onarımı ve sektörün yatırımcı iletişimi öne çıkar.
Küresel yatırımcı açısından dosyanın etkisi, Türkiye sermaye piyasalarında hukuki süreçlerin hızı ve öngörülebilirliği üzerinden okunacak. Aracı kurumlar ve portföy yönetimi sektörü için asıl eşik, soruşturmanın şirket içi denetim standartlarını nasıl değiştireceği olacak.