Meclis Stajyerlerine Taciz Davasında Tahliye Kararı Çıktı
TBMM stajyer tacizi davasında 5 sanık, savcının talebine rağmen yurt dışı yasağıyla tahliye edildi. Mahkeme tutukluluk halinin devamına karar vermedi.
Cuneyd Erdogan ·

TBMM'de stajyer öğrencilere yönelik cinsel taciz iddialarıyla açılan davanın son duruşmasında önemli bir gelişme yaşandı. Ankara 57. Asliye Mahkemesi, tutuklu bulunan dört sanık hakkında yurt dışı yasağıyla tahliye kararı verdi. Savcının tüm sanıklar için 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep etmesine rağmen bu karar dikkat çekti.
Dava, Meclis lokantasında çalışan kişilerin, yaşları 18'den küçük olan dört stajyer öğrenciyi taciz ettikleri iddiasıyla açılmıştı. Sanıklara "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlamaları yöneltiliyordu. Mahkeme, kaçma şüphesinin bulunmaması ve delillerin büyük ölçüde toplanmış olmasını tahliye gerekçesi olarak gösterdi.
Süreç ve İddianame Detayları
Soruşturma, 2024-2025 eğitim öğretim döneminde TBMM'de staj yapan bir öğrencinin şikayeti üzerine 4 Aralık 2025'te başlatıldı. Öğrenci, Meclis lokantasında görevli Halil İlker Güner tarafından cinsel tacize uğradığını iddia etti.
Hazırlanan iddianamede, Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Ramazan Çetin ve Recep Seven'in taciz eylemlerinde bulunduğu öne sürüldü. Sanıklar hakkında her bir suçtan 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.
15 Mayıs'ta görülen duruşmada savcı, sanıkların eylemlerini "kamu görevi ve hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle zincirleme şekilde çocuğa karşı nitelikli cinsel istismar" kapsamında değerlendirdi. Bu değerlendirme ile cezalarda artırım talep edilerek, her bir sanık için en az 4 buçuk yıldan başlayıp 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi.
Sanık Savunmaları ve Mağdur Beyanları
Duruşmada tutuklu sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven ve Halil İlker Güner ile tutuksuz sanık Ramazan Çetin hazır bulundu. Sanıklar, suçlamaları reddederek beraatlerini talep ettiler.
Sanık Durmuş Uğurlu, 15 yıldır aynı iş yerinde çalıştığını belirterek iftiraya uğradığını savundu. İbrahim Beşlioğlu, mağdurlarla sadece sohbet amaçlı mesajlaştığını iddia etti. Recep Seven ve Halil İlker Güner de suçlamaların doğru olmadığını ifade ederek, mağdurların neden aylar sonra şikayette bulunduklarını sorguladı.
Mağdur avukatları ve müştekiler ise şikayetlerinin devam ettiğini vurguladılar. Mağdur E'nin ailesi, sanık Durmuş Uğurlu'nun çocuğuna birden fazla kez dokunduğunu ve sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istediklerini belirtti. Müşteki İ. ise yazışmaların varlığına dikkat çekerek şikayetçi olduklarını ifade etti.
Tahliye ve Sonraki Adım
Savcı, esas hakkındaki mütalaasını tekrarlayarak sanıkların cezalandırılmasını ve tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Ancak mahkeme, bu talebe rağmen tutuklu sanıkların adli kontrol tedbiriyle tahliyesine hükmetti. Hakim, kaçma şüphesi olmaması, delillerin toplanmış olması ve sabit ikametgahları dikkate alarak yurt dışına çıkış yasağı koydu.
Daha önce 9 Şubat'ta verilen tahliye kararı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı üzerine üst mahkeme tarafından bozulmuş ve sanıklar yeniden tutuklanmıştı. Bu son tahliye kararı ile davanın seyri bir kez daha değişti. Davanın bir sonraki duruşması 2 Temmuz'da görülecek.