İstanbul Barosu'ndan mutlak butlan tepkisi

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin 'mutlak butlan' kararı, İstanbul Barosu Başkanı Kaboğlu tarafından hukuka aykırı bulundu.

Cuneyd Erdogan ·

İstanbul Barosu'ndan mutlak butlan tepkisi

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na yönelik alınan "mutlak butlan" ve ihtiyati tedbir kararının ardından İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu'ndan sert eleştiriler geldi. Kaboğlu, kararı hukuken yok hükmünde ve zorlama olarak değerlendirerek, genel yargının seçim süreçlerine müdahalesini eleştirdi. Bu tür yargısal müdahalelerin partinin demokratik işleyişini zedelediğini belirtti.

Yargı Yetkisi ve Süreç Eleştirisi

Kaboğlu, seçim uyuşmazlıklarının ve siyasi parti kongreleri gibi konuların genel adli yargının değil, seçim ve anayasa yargısının yetki alanına girdiğini vurguladı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin bu tür bir karar almasının yetki aşımı olduğunu dile getirdi. Ayrıca, demokrasinin ve seçimlerin şeffaflığı ilkelerinin uzun süren yargılamalara izin vermediğini, bu kararın iç tutarlılık açısından da sorunlu olduğunu ifade etti.

Parti içindeki anlaşmazlıkların çözümü için geçen uzun süreye dikkat çeken Kaboğlu, özellikle üç yıl öncesine dayanan olaylarla ilgili gecikmiş yargı süreçlerinin hukukun temel prensiplerine aykırı olduğunu belirtti. Hukukta, özellikle kamu hukukunda yetkinin açıkça tanımlanmış olmasının önemini vurguladı.

Polis Müdahalesi ve Kayyum Benzetmesi

Alınan kararın ardından CHP Genel Merkezi'nin polis tarafından müdahale edilerek boşaltılması da Kaboğlu tarafından sert bir dille eleştirildi. Polis müdahalesinin biber gazı ve gaz fişekleri kullanılarak gerçekleştirilmesinin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun savunduğu demokrasi söylemiyle çeliştiğini belirtti. Bu durumun, Kılıçdaroğlu'nun partiyi demokratik zemine çekme amacını gölgelediğini ifade etti.

Kaboğlu, bu müdahaleyi bir tür kayyum ataması olarak nitelendirerek, bu yönetimin öncelikli görevinin acilen olağanüstü kurultayı toplamak olması gerektiğini söyledi. Eğer amaç partiyi yeniden demokratik bir yapıya kavuşturmaksa, kurultayın en kısa sürede gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu sürecin, Kılıçdaroğlu ve ekibinin yürüttüğü bir operasyon olarak görüldüğünü ekledi.

Ekrem İmamoğlu'nun partiden ihraç edilmek istendiği iddialarına da değinen Kaboğlu, kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmaksızın bu tür işlemlerin yürütülmesinin hukuki olmadığını belirtti. İmamoğlu'nun, benzer bir durumla karşı karşıya kalan diğer parti üyeleri gibi, suçsuz sayılma hakkından yararlanması gerektiğini söyledi. Böyle bir ihraç girişimiyle Kılıçdaroğlu ekibinin operasyonunun haksızlığının ortaya konulacağını ifade etti.

Son olarak Kaboğlu, alınan mahkeme kararının henüz kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı olmadan sanki böyle bir karar verilmiş gibi bir algı yarattığını ve bunun bazı kişilerin tutuklanması yönündeki tartışmaları tetikleyebileceğini dile getirdi. Tüm tarafları Anayasa'ya ve hukuka uygun davranmaya çağırarak, hukuk dışı yollara başvurulmaması gerektiğini vurguladı.

More stories