Avrupa Konseyi Malta yargı sistemini mercek altına aldı
Avrupa Konseyi, Daphne Caruana Galizia cinayeti davasındaki beraat kararı sonrası Malta'nın hukuk devleti ilkelerini ve yargı bağımsızlığını incelemeye başladı.
Lauren Collins ·

Yargı sistemine yönelik resmi inceleme
Avrupa Konseyi, Malta'daki yargı süreçlerini ve hukuk devleti uygulamalarını denetlemek üzere resmi bir soruşturma başlattı. Bu adım, 2017 yılında öldürülen gazeteci Daphne Caruana Galizia davasında Yorgen Fenech'in beraat etmesinin ardından geldi. Özel raportör Shami Chakrabarti liderliğindeki heyet, ülkedeki kurumsal eksiklikleri ve yolsuzlukla mücadele reformlarının neden hayata geçirilmediğini araştıracak.
Jüri üyelerinin 8'e 1 oyla aldığı beraat kararı, uluslararası gözlemciler arasında ciddi soru işaretleri yarattı. Söz konusu gelişme, Avrupa Birliği'nin hukuk devleti şartlılık mekanizmasının devreye girebileceği tartışmalarını beraberinde getirdi. Bu mekanizma, yargı bağımsızlığı konusunda ilerleme kaydedilmemesi durumunda Malta'ya sağlanan AB fonlarının kesilmesine yol açabilir.
Ekonomik yaptırım riski ve reform beklentisi
Malta, Avrupa Birliği'ne katıldığı 22 yıllık süreçte ödediği katkı payından yaklaşık 2,4 milyar avro daha fazla sübvansiyon aldı. Bu nedenle, olası bir fon kısıtlaması ülke ekonomisi için ciddi bir risk teşkil ediyor. AB yetkilileri, fonların serbest bırakılmasını yargısal şeffaflık ve gazetecilerin korunması gibi temel kriterlere bağlıyor.
Raportör Chakrabarti, ülkedeki reform eksikliğinin yolsuzluk riskini artırdığını ve basın özgürlüğünü kısıtladığını belirtti. Kamuoyu araştırmaları, Malta'nın geçmişte cezasızlık kültürüyle mücadele konusunda yetersiz kaldığını gösteriyor. Özellikle mafya ile mücadele yasaları ve kamu görevlilerinin suistimallerini cezalandıracak düzenlemelerin hala yürürlüğe girmemiş olması, eleştirilerin odağında yer alıyor.
Gelecek beklentileri ve belirsizlikler
Soruşturmanın yaklaşık bir yıl sürmesi öngörülüyor. Bu süreçte Malta devlet savcılığının, Fenech davası için temyiz başvurusunda bulunarak yeniden yargılama talep etmeye hazırlandığı bildirildi. Ancak, ülkenin kurumsal yapısındaki yapısal zayıflıkların ne kadar sürede giderilebileceği belirsizliğini koruyor.
Malta hükümetinin, Avrupa Konseyi'nin önerilerini ne ölçüde dikkate alacağı ve yasal değişiklikleri ne hızla hayata geçireceği, ülkenin AB içindeki geleceği açısından belirleyici olacak. Şu an için, yargı sisteminin bağımsızlığına dair şüpheler, hem yerel hem de uluslararası düzeyde tartışılmaya devam ediyor.