Le Monde: Hükümet çaresiz, alevlenmesinden korkuyor

Fransa'da öğretmen ve öğrencilerin başlattığı protestolar ülke geneline yayıldı. Lise kapanmaları ve gözaltılar hükümeti zor durumda bıraktı.

Atlas Newsdesk ·

Le Monde: Hükümet çaresiz, alevlenmesinden korkuyor

Fransa lise protestoları, 5.000’i aşan gözaltı ve kapalı okullarla hükümetin bütçe ve seçim takvimini sıkıştırıyor.

Eylemler üç haftadan kısa sürede öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar ve okul kaynakları üzerinden ulusal bir krize dönüştü. 6 Ekim için Paris bölgesi dahil birçok kentte yeni katılım çağrıları yapılırken, yerel tahminlerde eylemci sayısı 20.000-40.000 aralığında gösteriliyor.

Créteil’den Marsilya’ya yayılan blokajlar

İlk kırılma 17 Eylül’deki öğretmen grevinden sonra geldi. Paris bölgesindeki Créteil kentinde bulunan Saint-Exupéry Lisesi öğrencileri 21 Eylül’de okul içindeki öğretmen açığı, iptal edilen dersler ve sınıf yoğunluğuna karşı eyleme katıldı.

Başlangıçta yerel kalan blokajlar, başka liselerde benzer sorunların anlatılmasıyla hızla yayıldı. Paris çevresindeki okul girişlerini kapatma eylemleri Lille, Marsilya, Lyon, Toulouse, Bordeaux, Strasbourg, Rennes, Montpellier, Nice, Nantes ve Grenoble gibi kentlere uzandı.

Hükümet verilerine göre protestolar sırasında 5.000’den fazla kişi gözaltına alındı; bu sayı içinde reşit olmayanların payı yüksek. Aktarılan bilgilere göre son haftalarda 500’den fazla lise hasar gördü, yüzlerce okulda eğitim tamamen ya da kısmen durdu.

Öğretmen açığı verileri derinleştiriyor

Öğrencilerin talepleri eğitim sisteminin günlük işleyişine odaklanıyor. Daha fazla öğretmen ve okul personeli, 30 öğrenciyi aşmayan sınıflar, öğretmen yokluğu nedeniyle iptal edilmeyen dersler ve okullara daha fazla kaynak ayrılması öne çıkıyor.

Aktarılan eğitim verilerine göre Fransa’da ortaöğretimde öğrenci sayısı 2008’e kıyasla yaklaşık 250.000 arttı; aynı dönemde kamu sektöründeki öğretmen sayısı geriledi. Kamu liselerindeki sınıfların yaklaşık yüzde yetmiş’inde 30’dan fazla öğrenci bulunması, protestocuların dile getirdiği kapasite sorununu sayısal olarak görünür kılıyor.

Hareketin merkezinde lise öğrencileri var, ancak destek ağı daha geniş. Union Syndicale Lycéenne eylemlerin örgütlenmesinde rol alırken, UNEF, Union Étudiante ve FAGE gibi üniversite öğrenci yapıları destek açıklamaları yaptı.

Öğretmen sendikaları CGT, FSU, FO, CFDT, UNSA ve SUD/Solidaires üzerinden harekete destek verdi. Velileri temsil eden FCPE de okullardaki kaynak sorununun öğrenci başarısı ve eğitim eşitliği üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Mélenchon suçlaması siyaseti geriyor

Başbakan Sébastien Lecornu hükümeti, protestoların genişlemesini yalnızca okul talepleri üzerinden okumuyor. Lecornu, Jean-Luc Mélenchon’un liderliğindeki Boyun Eğmeyen Fransa’yı gençlerin öfkesini partizan amaçlarla kullanmakla suçladı.

Sol partiler öğrencilerin taleplerine destek verirken, sağ ve aşırı sağ kamu düzeni vurgusunu öne çıkarıyor. Mevcut bilgiler, hareketin ilk çıkışının siyasi partiler tarafından başlatıldığını göstermiyor; buna karşın protestolar, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaşırken siyasi kamplaşmanın yeni cephesine dönüştü.

Güvenlik güçlerinin müdahalesi de ayrı bir tartışma başlığı oldu. Protestolarla bağlantılı olaylarda yaklaşık 10 polis şiddeti soruşturması yürütüldüğü aktarılırken, İçişleri Bakanı Laurent Nuñez güvenlik güçlerine geri durma talimatı verilmediğini söyledi.

Lecornu bütçesi dar alanda

Protestolar, hükümetin 2027 bütçesini hazırladığı ve kamu açığını düşürmeye çalıştığı döneme denk geldi. Eğitim harcamalarında hızlı artış yapılması, mali baskı altındaki Paris için siyasi olarak cazip, bütçe açısından ise sınırlı bir seçenek olarak duruyor.

Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizi protestoların yarattığı siyasi ve ekonomik belirsizlik sırasında kısa süreliğine %5’in üzerine çıktı; bu seviye 2002’den bu yana en yüksek nokta olarak aktarıldı. Tahvil faizindeki yükseliş, yatırımcıların Fransız kamu maliyesi ve siyasi istikrarı birlikte fiyatladığını gösteren bir piyasa sinyali olarak izleniyor.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron protestoların doğrudan hedefi değil, ancak hareket onun eğitim politikaları ve gençlerle kurduğu ilişkiyi yeniden gündeme taşıdı. Macron’un 2027’de yeniden aday olamaması, hükümetin kriz yönetimini seçim sonrası siyasi denge açısından daha görünür hale getiriyor.

Eğer hükümet öğretmen ve kaynak taleplerine sınırlı ama somut yanıt verirse, baskı bütçe içi öncelik değişimiyle yönetilebilir ve eğitim sektörü kademeli rahatlama görebilir. Eğer blokajlar yayılır ve gözaltılar siyasi gerilimi artırırsa, tahvil piyasasındaki baskı sürebilir, Lecornu hükümetinin bütçe alanı daralabilir ve okullardaki personel krizi daha geniş bir kamu hizmeti tartışmasına dönüşebilir.

More stories

Son haberler