TBMM, koruyucu aile olan memurlara çocuğun tesliminden önce 3 hafta ve sonrasında 20 gün ek izin hakkı tanıyan yasayı onayladı.
Düzenleme, koruyucu aile sistemini teşvik ederek kurum bakımındaki çocukların aile ortamına geçişini kolaylaştırmayı amaçlıyor.
Yeni yasa, daha önce Danıştay kararlarıyla sağlanan hakkı tüm memurlar için standart hale getirerek önemli bir yasal boşluğu dolduruyor.

Atlas AI
TBMM Genel Kurulu, devlet memurlarının koruyucu aile olmaları halinde kullanacağı yeni izin haklarını oy birliğiyle kabul etti. Düzenleme, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik yaparak koruyucu ailelik sürecinin en kritik aşamalarında memura açık ve standart bir izin çerçevesi getiriyor. Uygulama, hem evli hem bekar koruyucu aile statüsündeki memurları kapsıyor.
Yeni kurala göre memur, çocuğun fiilen teslim edilmesinden önce üç haftalık mazeret izni kullanabilecek. Çocuğun aileye tesliminden sonraki bir yıllık dönem içinde ise toplam 20 güne kadar ek izin hakkı doğuyor. Bu ek izin tek seferde kullanılabileceği gibi parça parça da kullanılabilecek. Eşlerin ikisinin de memur olduğu durumlarda bu haklardan yalnızca bir eş yararlanabilecek.
Düzenleme, daha önce sahada yaşanan bir boşluğu kapatmayı hedefliyor. Koruyucu aile olan memurlar, çocuğun aileye uyum sağladığı ve bağ kurmanın hızla ilerlediği dönemde net bir izin hakkına sahip değildi. Bu nedenle bazı aileler izin talebini idareyle çözmekte zorlandı ve hak arayışını yargıya taşımak zorunda kaldı. Danıştay’ın koruyucu aile lehine verdiği bir karar, Meclis’teki değişiklik için emsal niteliği taşıdı ve yeni metinle belirsizlik ülke genelinde tek standarda bağlandı.
Teklif, MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş tarafından sunuldu ve tüm siyasi partilerin desteğini aldı. Meclis’te oy birliğiyle kabul edilmesi, çocuk refahı ve sosyal politika başlıklarında siyasi uzlaşının sürdüğünü gösteren bir işaret olarak öne çıkıyor. Düzenlemenin idari açıdan sonucu, kamu kurumlarında izin planlaması ve insan kaynağı yönetiminde yeni bir izin kaleminin netleşmesi olacak.
Türkiye’de güncel verilere göre 8.171 koruyucu aile yanında 9.679 çocuk yaşıyor. Buna karşılık 13.858 çocuk hâlâ devlet koruması altında kurum bakımında bulunuyor. Kamu otoriteleri ve sivil toplum, kurum bakımından aile temelli bakıma geçişi hızlandırmayı öncelik olarak görüyor. Yeni izin hakları, özellikle kamu çalışanları açısından koruyucu aileliğin operasyonel maliyetini düşürerek başvuru kararını etkileyebilecek bir araç olarak konumlanıyor.
Uygulamanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, koruyucu ailelik başvurularında artış beklentisi dile getiriliyor. Politika düzeyinde asıl hedef, çocuğun teslim öncesi hazırlık ve teslim sonrası uyum döneminde bakım sürekliliğini güçlendirmek ve aile içi bağın kurulmasını kolaylaştırmak. Bu çerçevede düzenleme, çocuk koruma sisteminde aile temelli bakımın payını artırmaya dönük bir idari teşvik mekanizması olarak değerlendiriliyor.
Ülke Etkisi: Düzenleme, çocuk koruma politikasında aile temelli bakımın payını artırmaya dönük idari bir teşvik kanalı oluşturabilir. Kamu yönetimi tarafında izin rejiminin netleşmesi, yargı süreçlerinden doğan belirsizliği ve idari ihtilafları azaltabilir.
Sektör Etkisi: Sosyal hizmetler ekosisteminde koruyucu aile başvurularının artması, değerlendirme, eğitim ve izleme süreçlerinde kapasite ihtiyacını yükseltebilir. Kurum bakımından aile yanına geçiş hızlanırsa, hizmet sunumunda kaynak tahsisi ve operasyonel planlama yeniden dengelenebilir.
Piyasa Etkisi: Kamu kurumlarında izin kullanımının artması, kısa vadede işgücü planlaması ve ikame personel ihtiyacı üzerinden bütçe kalemlerini etkileyebilir. Sosyal politika alanındaki düzenleyici netlik, ilgili hizmet sağlayıcılarında sözleşme ve proje akışını idari takvimler üzerinden etkileyen bir kanal yaratabilir.


