Konut fiyatları mayısta reel olarak yüzde 6,1 geriledi

Merkez Bankası verilerine göre konut fiyatları nominal bazda artış gösterse de yüksek enflasyonun etkisiyle reel olarak gerilemeye devam ediyor.

Atlas Newsdesk ·

Konut fiyatları mayısta reel olarak yüzde 6,1 geriledi

Konut fiyatları Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre mayıs ayında reel bazda gerilemeye devam etti. Nominal bazda yukarı yönlü hareket sürmesine rağmen, yüksek enflasyon karşısındaki reel kayıp gayrimenkul yatırımcısını düşündürüyor. Piyasadaki talep daralması ve yüksek faiz oranları bu trendin en belirgin nedenleri arasında yer alıyor.

Reel Değer Kaybı Hız Kazanıyor

Mayıs ayı Konut Fiyat Endeksi (KFE) verilerine göre, konut fiyatları aylık bazda yüzde 1,7 oranında sınırlı bir artış gösterdi. Yıllık bazda nominal artış yüzde 24,5 seviyesinde gerçekleşirken, bu oran tüketici fiyat endeksindeki artışın gerisinde kaldı. Sonuç olarak, konut fiyatlarındaki yıllık reel azalış yüzde 6,1 seviyesine ulaşarak düşüş trendini pekiştirdi.

Gayrimenkul sektörü temsilcileri, reel gerilemenin arkasındaki ana neden olarak yüksek kredi maliyetlerini işaret ediyor. Bankaların konut kredisi musluklarını kısması ve aylık faiz oranlarının rekor seviyelere çıkması, ipotekli satışları neredeyse durma noktasına getirdi. Yatırımcıların yüksek mevduat getirilerine yönelmesi de gayrimenkul alım kararlarının ertelenmesine yol açıyor.

Bu dönemde inşaat maliyet endeksindeki yüksek seyir de yeni konut arzını olumsuz etkiliyor. Müteahhitler, artan malzeme ve işçilik maliyetleri nedeniyle yeni projelere başlamakta temkinli davranıyor. Hem talep hem de arz tarafındaki bu sıkışma, piyasada hacimsel bir daralmayı beraberinde getiriyor.

Kira Endeksinde Benzer Tablo

Benzer bir reel gerileme tablosu, TCMB'nin yeni kiracı ve mevcut sözleşmeleri içeren kira veri setinde de gözleniyor. Yeni Kiracı Kira Endeksi, mayıs ayında nominal olarak yıllık bazda yüzde 30,4 oranında bir artış kaydetti. Ancak bu endeks de yüksek enflasyon karşısında direnç gösteremeyerek reel olarak yüzde 1,7 oranında değer kaybetti.

Kira fiyatlarındaki reel düşüş, mülk sahiplerinin enflasyon karşısında reel getiri kaybı yaşadığını açıkça ortaya koyuyor. Yasal tavan uygulamaları ve piyasadaki genel satın alma gücünün gerilemesi kontrat bedellerini doğrudan baskılıyor. Sektör analizleri, kiraların reel olarak gerilemesinin yeni kiralama işlemlerinde pazarlık gücünü kısmen kiracılar lehine kaydırdığını gösteriyor.

Özellikle büyükşehirlerdeki kira fiyatı doygunluğu, yatırım amaçlı konut ediniminin cazibesini azaltıyor. Amortisman sürelerinin uzaması, yerli ve yabancı yatırımcıların alternatif finansal araçlara kaymasına neden oluyor. Bu durum, kiralık konut piyasatındaki hareketliliği de yapısal olarak yavaşlatıyor.

Yatırım Tercihlerinde Büyük Dönüşüm

Önümüzdeki dönemde konut piyasasındaki bu durgunluğun ve reel değer kaybının bir süre daha devam etmesi bekleniyor. Merkez Bankası'nın uyguladığı kararlı sıkı para politikası ve yüksek politika faiz oranı, gayrimenkul piyasasındaki likiditeyi sınırlandırmayı sürdürecek gibi görünüyor. Mevduat faizi ve devlet tahvili gibi risksiz enstrümanlar, gayrimenkul yatırımlarının önüne geçmeye devam ediyor.

Arz tarafındaki yavaşlama ise uzun vadede konut açığını büyüterek fiyatların gelecekte tekrar dengeye gelmesine yol açabilir. Ancak mevcut makroekonomik koşullar altında, gayrimenkulün geleneksel güvenli liman rolü geçici olarak askıya alınmış durumda. Piyasa oyuncularının normalleşme için faiz indirim dönemini beklemesi gerekecek.

More stories