Kabil 2030'da 'Suyu tamamen tükenen' İlk modern şehir olacak

Kabil'de su kıtlığı krizi derinleşiyor. 2030'da susuz kalması beklenen kentte, yoksul aileler gelirlerinin %30'unu temiz suya harcamak zorunda.

Atlas Newsdesk ·

Kabil 2030'da 'Suyu tamamen tükenen' İlk modern şehir olacak

Kabil’de su krizi geçimi zorluyor: Asadullah Ahmadi, yedi kişilik ailesine su almak için günde en az 150 Afgan afganisi harcadığını söylüyor.

Ahmadi’nin iki yıldır sürdürdüğünü belirttiği bu harcama, aktardığı karşılıkla yaklaşık 2,35 dolar. Satın aldığı suyun çoğunun kirli olduğunu söyleyen Ahmadi, ailesinin içme suyunu önce kaynatmak zorunda kaldığını anlatıyor.

Prosper Global’ın değerlendirmesi, Afganistan’ın başkentinde su kaynaklarının 2030’a kadar büyük ölçüde tükenebileceği uyarısını içeriyor. Raporda Kabil’in modern dönemde “sıfır gün” aşamasına gelen ilk büyük kent olabileceği öne sürülüyor; bu, kesinleşmiş bir tarih değil, raporun ileriye dönük değerlendirmesi.

Suya erişimi aile bütçesi belirliyor

Khair Khana’da yaşayan 34 yaşındaki Shazia için sorun gelecekteki bir eşik değil, günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek. Eşi ve üç çocuğuyla yaşadığı evde şebeke bağlantısı bulunmadığını, tanker suyunu da karşılayamadıklarını anlatıyor.

Shazia ve çocukları, yakındaki camide bulunan pompadan bidon doldurabilmek için her gün saatler süren kuyruklara giriyor. Ardından suyu eve kendileri götürüyor; aile açısından erişimin bedeli yalnızca para değil, beklemeye ve taşımaya ayrılan zaman.

Taimani sakini Mirza Jan’ın anlattıkları ise maddi desteğin erişimdeki rolünü gösteriyor. Ailesi evi 1990’da aldığında sığ olan kuyunun artık yaklaşık 213 metreyi geçtiğini, derinleştirme giderlerini ABD’deki oğullarından gelen parayla ödeyebildiklerini belirtiyor.

Bu ailelerin deneyimleri, aynı kentte farklı suya erişim koşullarını ortaya koyuyor. Ahmadi düzenli satın alma gideriyle, Shazia ortak pompadaki kuyrukla, Mirza Jan ise kuyuyu derinleştirme maliyetiyle karşı karşıya.

Kuraklık ve yapılaşma kaynakları sıkıştırıyor

Kabil’in su temini ağırlıkla yeraltındaki rezervlere dayanıyor; nehirleri ve yeraltı kaynaklarını besleyen unsurlar arasında eriyen kar ile buzul suları bulunuyor. Üst üste yaşanan kuraklık dönemleri, bu beslenme mekanizmasını su ihtiyacının merkezine yerleştiriyor.

Almanya’da çalışan su ve çevre araştırmacısı Najibullah Sadid, durumu “su iflası” ifadesiyle nitelendiriyor. Sadid’in değerlendirmesinde mesele, geçici bir arz kesintisinden farklı olarak, tüketilen rezervlerin kısa sürede geri kazanılamaması.

Yerleşimin genişlemesi de yağışın yeraltına ulaşmasını sınırlıyor. Betonlaşmış ve asfaltlanmış alanlarda toprağa geçemeyen yağmur suyu, rezervleri beslemek yerine sel akışına dönüşebiliyor.

Kente kırsal kesimden iş aramak için gelenlerin yanı sıra İran ile Pakistan’ın geri gönderdiği Afganlar da yerleşiyor. Çok katlı yapıların çoğalmasıyla aynı parsellerde daha fazla hanenin yaşaması, su talebini artıran bir başka unsur.

Baraj vaatleri dağıtım altyapısını bekliyor

Hindistan’ın finansmanını üstlendiği Şahtut Barajı için hedef, iki milyonu aşkın kent sakinine su ulaştırmak. Ancak proje, Taliban’ın 2021’de yönetimi yeniden ele geçirmesinden sonra durdu; yönetimin çalışmaların yakında başlayacağı açıklamasına rağmen inşaat henüz başlamadı.

Pakistan, kendisine ulaşan suyun azalacağı gerekçesiyle Şahtut projesine itiraz ediyor. Pencşir Nehri’nden başkente uzanması öngörülen yaklaşık 200 kilometrelik hat ise araştırma ve tasarım sürecinde; bu projede de yaklaşık iki milyon kişiye hizmet verilmesi amaçlanıyor.

Afganistan Enerji ve Su Bakanlığı Sözcüsü Matiullah Abid, yönetimin baraj ve kuyularla yeraltı rezervlerini beslemeyi, ticari amaçlı su çekimini denetlemeyi hedeflediğini söylüyor. 2024’te bitirilen Şah ve Arus Barajı için açıklanan hedef ise 20 bin haneye su sağlamak; bu hedef, belirtilen hanelerin tamamına su ulaştığını göstermiyor.

Birleşmiş Milletler yetkilileri, azalan dış yardımın, Taliban yönetiminin tanınmamasının ve kadınlarla kız çocuklarına uygulanan hak kısıtlamalarının gerekli finansmana erişimi zorlaştırdığını belirtiyor. Uluslararası kaynak bulma sorunu, kentteki mühendislik ihtiyacına eklenen ayrı bir engel olarak duruyor.

Planlanan kaynaklar arıtma ve dağıtım altyapısıyla birlikte devreye girerse, hanelerin ortak pompalara ve tanker alımlarına bağımlılığı azalabilir. Projeler gecikirse kuyu derinleştirme ve su satın alma ihtiyacı sürebilir; açıklığa kavuşması gereken nokta, vaat edilen suyun hangi takvimle evlere ulaşacağı.

More stories

Son haberler