Hürmüz Boğazı'nda ticaret aksadı.
Jet yakıtı fiyatları yüzde 110 arttı.
Avrupa'da uçuş kısıtlamaları başladı.

Atlas AI
Avrupa havalimanları, Hürmüz Boğazı’ndaki ticaret akışının kısa sürede normale dönmemesi halinde jet yakıtında arz sıkışması ve operasyonel kısıtlarla karşı karşıya kalabilir. Avrupa Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI Europe), 10 Nisan 2026’da Avrupa Birliği Komisyonu’na gönderdiği mektupta, akışın üç hafta içinde toparlanmaması durumunda Avrupa’daki havalimanlarında jet yakıtı kıtlığı riski doğacağını bildirdi.
Uyarı, tedarik zincirindeki kesintinin artık sahaya yansıdığı ve bazı ülkelerde tüketim kısıtlarının başladığı bir döneme denk geliyor.
Riskin kaynağı, ABD/İsrail-İran savaşının 28 Şubat’ta başlamasıyla Hürmüz Boğazı çevresinde ticaretin aksaması. Hürmüz, Orta Doğu kaynaklı enerji ürünlerinin küresel pazarlara çıkışında kritik bir geçiş noktası olduğu için, buradaki aksama rafineri beslemesinden ürün sevkiyatına kadar zincirin birçok halkasını etkiliyor. Jet yakıtı, ham petrol ve rafineri kapasitesi kadar lojistik, sigorta ve navlun maliyetlerine de duyarlı olduğu için, boğaz çevresindeki güvenlik riski fiyatlara hızlı yansıyor.
Fiyat tarafında tablo sertleşti. IATA verilerine göre küresel jet yakıtı endeksinde varil fiyatı 99,4 dolardan 3 Nisan itibarıyla yüzde 110 artışla 209 dolara çıktı. Kuzeybatı Avrupa’da maliyet, sigorta ve navlun dahil fiyat 216,9 dolara ulaştı. Bu artış, havayollarının yakıt riskini hedge etme kapasitesi, bilet fiyatlaması ve nakit akışı üzerinde doğrudan baskı kurabilecek bir seviyeye işaret ediyor.
Avrupa’nın Orta Doğu tedarikine bağımlılığı da kırılganlığı artırıyor. Orta Doğu’dan Kuzeybatı Avrupa’ya günlük 177 bin varil jet yakıtı sevk edilmesi, arzın önemli bir bölümünün tek bir jeopolitik koridora bağlı olduğunu gösteriyor. Sevkiyatın yavaşlaması veya rotaların uzaması, Avrupa’daki depolama seviyeleri yeterli olsa bile yeniden ikmal hızını düşürebilir ve havalimanlarında “ikmal önceliği” tartışmalarını gündeme getirebilir.
Operasyonel etkiler şimdiden görülmeye başladı. İtalya’daki bazı havalimanları jet yakıtı kullanımına kısıtlamalar getirdi. Havayolu şirketleri, savaşın uzaması halinde yaz sezonu uçuş planlarında aksamalar yaşanabileceği uyarısını yapıyor; bu da slot yönetimi, uçak rotasyonu ve yedek yakıt planlaması gibi alanlarda ek maliyet ve karmaşıklık anlamına geliyor.
AB kurumları açısından konu, enerji güvenliği ile ulaştırma altyapısının sürekliliğini aynı anda ilgilendiriyor. Kısa vadede tedarik rotalarının çeşitlenmesi, stok yönetimi ve rafineri ürün dengesinin izlenmesi öne çıkarken, orta vadede sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) hedefleri ve yerli üretim kapasitesi tartışmaları hız kazanabilir.
Ancak mevcut şok, esas olarak arzın fiziksel akışı ve sigorta/navlun kanalı üzerinden ilerlediği için, piyasa normalleşmesi büyük ölçüde Hürmüz çevresindeki ticaret güvenliğine bağlı kalıyor.
Ülke Etkisi: Gelişme, AB’de enerji arz güvenliği tartışmalarını ulaştırma sürekliliği başlığıyla birleştirebilir. Jet yakıtı arzı sıkışırsa, bazı ülkelerde havalimanı operasyonları ve turizm gelirleri üzerinden ekonomik aktivite etkilenebilir.
Sektör Etkisi: Havayolları ve havalimanları, yakıt tedarik sözleşmeleri, stok yönetimi ve uçuş planlamasında daha sıkı kısıtlarla karşılaşabilir. Rafineriler ve yakıt lojistiği şirketleri, ürün yönlendirme ve sigorta/navlun maliyetleri nedeniyle marj ve kapasite planlarını yeniden ayarlayabilir.
Piyasa Etkisi: Jet yakıtı fiyatlarındaki artış, havayolu hisseleri ve kredi risk primleri üzerinde maliyet kanalıyla etkili olabilir. Enerji ürünleri vadeli piyasalarında volatilite, sigorta ve navlun maliyetleriyle birlikte rafineri marjları ve enflasyon beklentileri üzerinden fiyatlamalara yansıyabilir.
İlgili Haberler

İran, ABD Yanıtını Değerlendiriyor ve Hürmüz Kurallarını Sıkılaştırıyor
21 May, 08:00·1 dakika önce
Kanada'da Plazma Bağışı Ölümü İçin Yeniden Soruşturma Talebi
21 May, 06:02·yaklaşık 2 saat önce