İTO, Yapay Zeka Dönüşümüne Dikkat Çekti
Yapay zeka dönüşümü için İTO, sanayiye hız çağrısı yaptı; Türkiye’de kullanım oranı %7,5, 2026’da 800 bin üyede yaygınlaşma hedefi var.
Cuneyd Erdogan ·

İstanbul Ticaret Odası (İTO), Türkiye’de sanayi şirketlerinin yapay zeka entegrasyonunu hızlandırması gerektiğini açıkladı. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, 26 Mart’ta yaptığı değerlendirmede, yapay zekaya uyum sağlayamayan firmaların küresel teknoloji şirketlerinin baskısı altında kalabileceğini ve bunun özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki üreticiler için kurumsal risk doğurduğunu söyledi.
Avdagiç, İTO’nun “Dijitalleşme ve Yapay Zeka: Veriden Değer Üretmek” başlıklı etkinliğinde, Türkiye’de yapay zeka kullanımının yaygınlık düzeyine dair güncel bir fotoğraf paylaştı. TÜİK verilerine göre işletmelerde yapay zeka kullanım oranı %7,5 seviyesinde. Büyük ölçekli üretim firmalarında ise oran %20’nin üzerine çıkıyor. Bu tablo, teknolojiye erişim ve uygulama kapasitesinin şirket ölçeğine göre ayrıştığını ve tedarik zincirlerinde verimlilik farklarının büyüyebileceğini gösteriyor.
İTO’nun mesajı, küresel yatırım ve büyüme beklentileriyle birlikte okunuyor. Avdagiç’in aktardığı beklentiye göre yapay zeka 2030’a kadar küresel ekonomiye 15,7 trilyon dolarlık katkı sağlayabilir. ABD’li teknoloji şirketleri de 2025’te veri merkezleri ve altyapı için 400 milyar doların üzerinde yatırım planlıyor.
Bu tür yatırımlar, yapay zeka kapasitesinin büyük ölçüde bulut altyapısı, veri merkezi erişimi ve yüksek işlem gücü etrafında yoğunlaştığını; dolayısıyla rekabetin sadece yazılım değil, altyapı ve veri sahipliği üzerinden de şekillendiğini ortaya koyuyor.
İstihdam ve ücret dinamikleri de dönüşümün kritik başlıkları arasında yer alıyor. Avdagiç, yapay zekayı yoğun kullanan sektörlerde çalışan başına gelirin üç kat daha yüksek olduğunu, bu alanda yetkinliği olan çalışanların ücretlerinin ortalama %56 daha fazla seyrettiğini belirtti. Bu çerçevede şirketler için risk alanları; istihdam kaybı olasılığı, rekabet gücü erozyonu, teknolojiye erişimde eşitsizlik, siber güvenlik tehditleri ve regülasyon belirsizlikleri olarak sıralandı.
İTO, dönüşümü tabana yaymak için kurumsal bir hedef de açıkladı. Oda, 2026’ya kadar 800 bin üyesinde yapay zeka kullanımını yaygınlaştırmayı hedefliyor. Bu hedef, sanayide verimlilik artışı, kalite kontrol, bakım-onarım optimizasyonu, tedarik planlama ve müşteri talep tahmini gibi alanlarda yapay zekanın daha geniş ölçekte devreye girmesiyle ilişkilendiriliyor.
Politika ve piyasa tarafında ise gündem, yapay zekanın üretkenlik artışı kadar yönetişim ve güvenlik boyutuna da odaklanıyor. Şirketler açısından veri yönetişimi, fikri mülkiyet, tedarikçi bağımlılığı ve siber dayanıklılık, yatırım kararlarının ayrılmaz parçası haline geliyor.
İTO’nun çağrısı, Türkiye’de KOBİ’lerin dijital olgunluk farkını kapatması ve büyük firmalarla aynı tedarik zincirinde rekabet edebilmesi için yapay zekanın bir teknoloji projesi değil, iş modeli ve risk yönetimi konusu olarak ele alınması gerektiğine işaret ediyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: İTO’nun hedefi, Türkiye’de dijitalleşme gündemini sanayi verimliliği ve rekabetçilik eksenine daha fazla taşıyabilir. Yapay zeka kullanımındaki ölçek farkı, eğitim, veri altyapısı ve siber güvenlik düzenlemelerine yönelik talebi artırabilir.
Sektör Etkisi: Sanayide yapay zeka entegrasyonu, tedarik zinciri yönetimi, kalite kontrol ve kestirimci bakım gibi alanlarda süreç tasarımını değiştirebilir. KOBİ’lerde teknolojiye erişim ve yetenek açığı, büyük firmalarla aradaki operasyonel farkı büyütebilecek bir kanal olarak öne çıkabilir.
Piyasa Etkisi: Veri merkezi ve altyapı yatırımlarının hızlanması, bulut hizmetleri, siber güvenlik ve kurumsal yazılım harcamaları üzerinden sermaye harcamalarını etkileyebilir. Ücret primleri ve yetenek talebi, işgücü maliyetleri ve marjlar üzerinde sektörler arası farklılaşma yaratabilir.